Sosyal Medya

FÖŞ yazdı: İklim, ekonomi ve erken seçim

25 Kasım 2019

 

Şimdi havuzdan gelip buz gibi bir duş alıp klimayı açtım. Buzlu votkayı doldurup cıbıl-üryan klavyenin başına geçtim. Kedilerim ayaklarıma sürünüyor, “Tüylerin traş zamanı geldi, Baba, uyuma” diye. Günlerden 24 Kasım, hava 24 Ağustos. Demin arka bahçemden penguenler güneye göçediyordu.

İklim değişikliğinin en kötü vuracağı ülkelerden biri  Türkiye. Sizi biraz uyandırmak için en kötü sonucu nakledeyim:  Orta Doğu’da su ve zaten  kıt olan münbit toprak bitince milyonlarca Arap kardeşim buraya yığılacak.

İklim değişikliği aynı zamanda hükümetin raf ömrünü de bir-iki ay daha uzatıyor. Çünkü,  ekonomik verilerde tezahür eden iyileşmenin de 2 nedeninden biri, öteki de 1.000 puan TCMB faiz indiriminden sonra “İmam suşhi yerse, biz de hibaçi yaparız” diyen bankaların herkese tüketici kredisi dağıtması. Hava sıcak ve kuru olunca, fakir-fukara hafta sonunda ailesiyle piknik yapıyor,  AVM’lerde bir nezkafe ya da yeni ismiyle late içiyor. Yazlık yerler kapanmadı, binlerce garson, komi vs işini kaybetmedi. Bizde gıda fiyatını kabzımallar yağışa göre belirler. Onlar da bir türlü zam yapamıyor, çünkü bahane yok.

Çok sevgili hükümetim bu Pastırma Yazını köklü bir ekonomik dönüşümle karıştırdığı için, şimdi iyice gaza basacak. Reuters’e göre şimdiden TCMB’den Hazine’ye el altından para aktarılıyor, TCMB 250 baz puan faiz indirimine hazırlanıyor. Kur patlamazsa, ABD ve Almanya ile deve güreşi  yapılarak milliyetçi-muhafazakar heyecan ve hezeyanlar zirvede tutulacak.

Tabii bunlar ham hayaller. Bu sene kış soğuk ve kuru geçecekmiş. Odun, kömür, tezek (kalmadı ya, üretecek inek stoğunu kesip yedik) ve doğalgaz faturaları gelince, vatandaş ekmek alacak parayı zor bulacak. Okuyun muhalif gazeteleri, tüm kurtarma çabalarına rağmen konkordato ve iflaslar tam gaz. Bunlara kış işsizliği de eklenince, yine resesyona gireceğiz. Hükümet faizleri indirince, vatandaş önce dövize kaçacak, sonra da yastık altına.

Barış Pınarı ise ekonomik bir felakate dönüşecek. Benim naçiz tahminim Güvenli Bölge’yi korumak ve oradaki sivil ve askeri beslemenin yıllık maliyeti $5 milyardan az değil.  Bir vergi paketi daha çıkacak, lağım kullanım vergisi ihdas edilecek.

İşte bu yüzden erken seçim geyiği başladı. Daha da yayılacaktı, ama basın Beştepe’ye çıkan CHP’li hokkabazlığı ile rakıya fazla su karıştırdı. Ama erken seçim tartışması devam edecek, çünkü AKP kongre öncesi yine örgütü yeniliyor, yani herkesi temizliyor. Ve Ocak’ta Babacan-Davutoğlu partileri kurulduğunda, parti merkezlerinin önünde kuyruk olacak.

KARAR’dan akademisyen ve AKP’ye oldukça sempatiyle bakan bir düşünür olan Fuat Keyman’ın niye erken seçim gerektiği hakkında mülahazalarını paylaşmak isterim.

“Siyasal alanın iç siyaset ve rekabet temelinde canlanmasının nedenleri ve de erken seçim olasılığı sadece muhalefetin güçlenmesiyle ilişkili değil.

Çok daha önemlisi, muhalefet partilerinden bağımsız olarak iktidarın toplumla da müzakere etmeden tek başına aldığı yönetim kararlarının sonucunda gelişen (en azından) dört sürecin giderek ülkenin temel ve çözümü zor yapısal sorunları haline gelmesi.

Bu dört sorunu, aslında sorun alanı demek daha doğru sıralayalım:

1) İşsizliğin, özellikle “Genç İşsizlik” sorununun ciddi boyutlara ulaşması;

2) Sadece “misafirperverlik ilkesi” içinde tartışılan ama bir türlü “iyi ve etkili yönetişim alanı” içinde ilgilenilmeyen “Suriyeli Mülteciler” sorununun artık taşınamaz hale gelmesi;

3) Yargıdan Emeklilik (EYT) tartışmalarına kadar uzanan geniş bir alanda yaşanılan “Adalet ve Adillik” sorunu; ve,

4) “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin işleyişi, toplum yönetimindeki başarısı, ve siyaset ve toplumla ilişkilerinde çıkan sorunlar ve “Reform” edilme gereksinimi”.

Ne kadar nazik yazılmış değil mi?  Ban yaza deseler, Ankara’ya bir çuval inciri berbat ettiniz derim. Acı kış gelip döviz fırtınası da üstüne eklenince, AKP mitinglerine parayla dahi katılımcı gelmeyecek.  Ama yine de erken seçim tek çare değil, hatta bence iyi bir çare de değil. Ben Sevgili Başkanım Erdoğan’ın pragmatik yüzünü gösterip, Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’i partiye geri çağırması, ve/veya İYİP ve CHP’yle, hatta PKK’yı açıkça reddetmiş bir HDP’yle geniş tabanlı fakat gevşek bir ittifaka girerek sorunlara çare aramasını dilerim.

Tabii, IMF çağrılacak, o kaçınılmaz. Çünkü bankalara böyle yüklenmeye devam edersek, seneye Batı sermayeli bankalar anahtarı BDDK gişesine bırakıp, vitesi ikileyecekler. Hazine de artık zekat sertifikası ihraç ederek borçlanır.

Ama Saray inatla halihazırda sürdürülen  Şark Kurnazlıklarını politika sanıp, itiraz edeni “FETÖCÜ” diye susturma yolunda azimle yürürse, o zaman parti Saray’ı terkedecek. Şimdi sizi duyar gibi oluyorum: “Alternatif var mı?” Demokrasilerde çare tükenmez. Alternatif 15 yıldır vardı, ama siz, CHP seçmeni doğuştan elitist, mazoşist ve kendi gölgenizle kavga etmeyi sevdiğiniz için göremediniz. Şimdi de “Beştepe’ye kim çıktı?” hokkabazlığını kendiniz uydurup, kendiniz inanıyorsunuz.

Başkanlık seçimlerine adaylığımı koyacağım ve tüm CHP seçmenlerini fişleyeceğim. Yerlerine sadık, azimli ve dava uğruna kan tükürüp “kızılcık şerbeti içtim” diyen cefakar AKP seçmenlerini partiye alacağım.

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları