Sosyal Medya

Güncel

Fehmi Koru:  2 yeni parti kurulur; Gül, Babacan’ın yanında yer alır

  Gazeteci Fehmi Koru, TV 5’de yayınlanan “Kulis Ankara” programında gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sorularını cevapladı.   Fehmi Koru’nun 4 Mayıs…

 

Gazeteci Fehmi Koru, TV 5’de yayınlanan “Kulis Ankara” programında gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sorularını cevapladı.

 

Fehmi Koru’nun 4 Mayıs blogundan alıntılar da görüşlerine ışık tutuyor:

Madem yeni parti yazısı isteniyor: Davutoğlu da kursun, kendisini temsil edilmiyor görenleri temsil edeceklerine inanan başkaları da…

 

Ahmet Davutoğlu’nun yayınladığı bir ‘manifesto’ ile yaptığı çıkışa, AK Parti çevrelerinden ve iktidarın itibar ettiği kalemler ile yorumculardan gelen tepkileri izliyor musunuz?

 

Çok öfkeliler.

 

– Reklam –

 

 

Bir yandan, çıkış partileşmeyle sonuçlanırsa kendisini büyük bir başarısızlığın beklediğini anlatırken, bir yandan da durumunu ‘ihanet’ sözcüğü ile karşılama yarışına giriyorlar…

 

Oysa durum tam tersidir: Siyasi hayatın içerisinde yer alan insanlar eğer bağlılık duydukları parti ile aralarında görüş farklılıkları belirmiş ve bu artık dayanılamayacak bir hal almışsa, hala orada kalmaya devam etmeleri ‘ihanet’ sözcüğünü kullanmayı gerektirir.

 

Kendi çizgisine ihanet demektir bu çünkü.

 

Hepimizin yıllar içerisinde oluşmuş ve kimliğimizi teşkil eden bir çizgimiz vardır ve siyasi eğilimlerimizi, parti aidiyetlerimizi de belirleyen aslında o çizgimizdir.

 

Çizgimizi temsil eden partiye oy veririz, siyasete içinde yer almayı düşünecek kadar önem veriyorsak, çizgimizi temsil ettiğini düşündüğümüz partide yer alırız.

 

Günümüzde temsil boşluğu var

 

Bugünün sorusu şu: Ya kişinin akılcı bir değerlendirme sonucu irtibatlandığı parti çizgi kırılmasına uğramış veya aynı kişi kendisi fikren bir dönüşüme uğradığı için partisi çizgisinin artık kendisini temsil etmekten uzaklaştığını düşünmeye başlamış ise?

 

Davutoğlu’nun çıkışı onun böyle bir noktada bulunduğunun işaretlerini veriyor.

 

Manifestosunda AK Parti’den ‘partim’ diye söz etse bile, ona yönelttiği eleştiriler, bir çizgi sapması ile karşı karşıya bulunduğuna inandığını belli eder düzeyde.

 

Parti içerisinde kalıp kavga vermek iki taraflı tercih edilmiyor ülkemizde; o durumda da partisi veya kendisi değişmiş siyasi kimliklilerin önünde fazla bir seçenek bulunmuyor.

 

Böyle birinin, siyasi hayat içerisinde kalacaksa ve meydanda kendisini daha iyi temsil ettiğine inandığı bir parti varsa ona geçmesinin, yoksa ve kendinde o gücü görüyorsa yeni bir parti kurma yoluna girmesinin doğal karşılanması gerekir.

 

Kurarsa kurduğu partinin başarısız kalması beklentisine ne diyeceğiz?

 

Daha önce benzer yol izlemiş kişiler geniş ve güçlü bir kadroyla kamuoyu önüne çıktıklarında başarılı olabildiler. Bunun en son örneği bizzat AK Parti’nin kendisidir. Refah/Fazilet Partisi içerisinde yer almış bir kadro, parti içinde ‘yenilikçi hareket’ olarak verdikleri mücadeleden sonuç alamayınca kendi partilerini kurdular ve ilk seçimde iktidara ulaşmayı başardılar….

 

 

 

Buna karşılık, tek kişilik veya güçsüz bir kadroyla yola çıkanların aynı başarıyı gösteremedikleri de ortada. AK Parti’nin kurucu çekirdek kadrosu içerisinde yer almış Abdüllatif Şener yeni partisiyle hayal kırıklığı yaşamış, sonunda geleceğini CHP’de aramıştı.

 

Davutoğlu’nun önünde bu iki örnek var.

 

 

Blogun devamı için linki tıklayın

 

Tüm FÖŞ, Cüneyt Akman ve ParaAnaliz videolarını izlemek için tıklayın

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler