Sosyal Medya

Genel

Türkiye’nin yolsuzluk karnesi: Durum daha da kötüleşebilir

Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı Oya Özarslan ile röportaj yapan Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç Türkiye’nin yolsuzluk karnesine ilişkin yorumları paylaştı. Özarslan Türkiye’nin…

Türkiye’nin yolsuzluk karnesi: Durum daha da kötüleşebilir

Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı Oya Özarslan ile röportaj yapan Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç Türkiye’nin yolsuzluk karnesine ilişkin yorumları paylaştı.

Özarslan Türkiye’nin artık yolsuzlukla mücadele etme gibi bir hedefinin olmadığını Yolsuzluk Algı Endeksi’nde daha da aşağılara ineceğini vurguladı.

Türkiye’de şeffaflığa dair Özarslan en büyük engelleri veriye ve doğru bilgiye ulaşmaktaki zorluk ve gizlilik kültürü olarak tanımlıyor.

“Şeffaflık, yolsuzluğun panzehiri için bildiğimiz en iyi yol, halkı hesap sormaya, yöneticileri de hesap vermeye itiyor. Türkiye’deki şeffaflığa dair en önemli engellerden biri veriye ve doğru bilgiye ulaşmaktaki zorluk. Geçen hafta Belediye başkanlarının belediyenin iştiraki olan şirketlerdeki görevleri ve aldıkları ek ücretlerle ilgili bir çalışma yapmaya başladık ancak yeterli bilgiye ulaşmak o kadar zor ki, bazen de imkansız. Bazı şirketlerin web sayfaları yok, bazı şirketlerle ilgili net bilgi yok, ticaret siciline baktığınızda da şirketlere atama kararı var ama huzur hakkı ya da ödenen diğer ücretlerle ilgili herhangi bir bilgi yok. Şirket müdürü olarak atanmış belediye başkanları varsa, bunların aldıkları maaş/ücretle ilgili kamuya açık yollardan bulabileceğiniz, şeffaf hiçbir bilgi kaynağı yok.

Şeffaflıkla ilgili bir başka zorluk ise içimize işlemiş olan gizlilik kültürü. Hesap vermekten kaçınan yöneticiler hep sırlar perdesi arkasına saklanıyor. Devlet sırrı, güvenlik bahaneleri ve ticari sır sıklıkla kullanılırdı, şimdi de kişisel verilerin bile bir kalkan olarak kullanılmak istendiğini görüyoruz. Halbuki önemli bir kamu görevi yapıyorsanız elbette ne kadar ücret aldığınız, malvarlığınızdaki değişimler, ne yaptığınız açık ve şeffaf olacak.” diyor.

Yolsuzlukla mücadele bir hedef olmaktan çıktı mı?

Yolsuzluk algı endeksindeki yerimizin ise 24 yıldır değişmediğini vurguluyor: “Yolsuzluk Algı Endeksi tüm dünyada 180 ülkeyi yolsuzluk derecesi açısından kirli yada temiz olarak değerlendiren, her yıl hükümetlerin ve ekonomi dünyasının heyecanla beklediği saygın bir çalışma. Türkiye 24 yıl önce başlayan bu endekste 41 puandaydı şu anda hala 41 puanda, yani en yüksek notu 100 olan endekste 50’nin altında ve yolsuzluğun yaygın olduğu bir ülke olarak görülüyoruz. Yıllar içinde 2001 finansal krizi ya da 17-25 gibi yolsuzluk skandallarına bağlı olarak notumuzda hızlı inişler oldu tabii ki. Göreceli olarak endekste yükselmeye başladığımız tek zaman ise Avrupa Birliğine adaylığımızın gündemde olduğu, bunun için uyum yasaları çıkardığımız ve reform yapmaya istekli göründüğümüz dönemlerdir. Türkiye’nin artık yolsuzlukla mücadele etme gibi bir hedefinin olduğunu düşünmüyorum, bu öncelik olmaktan çoktan çıktı. Bundan sonra endeksteki yerimiz ya aynı kötü durumunu koruyacak ya da düşecektir.”

Seçim dönemlerindeki şeffaflığa ilişkin ise müthiş bir başıboşluk olduğunu dile getiren Özarslan “Seçimlerin finansmanına dair yasal düzenleme olmadığı gibi, siyasetçilerimiz duyarsız, Yüksek Seçim Kurulu gibi yapılar etkisiz ve ilgisiz. Devlet medyası dahil kamunun tüm kaynakları, otobüsler, uçaklar seçimlerin finansmanı için kullanılıyor ve bu da adil ve şeffaf bir seçim yapılmasını engelliyor. Biz tüm seçimlerde bunları izleyip raporluyoruz, biz görüyoruz seçimleri denetlemekle görevli yüksek kurumlar görmüyor, dur diyebilen bir devlet kurumu da yok, müthiş bir başıboşluk var.”

Türk ekonomisinde yolsuzluğun etkilerini ise şöyle değerlendiriyor “Yolsuzluk ekonomisi hep vardı ama bu sistematik bir hale geldi ve ölçeği büyüdü. İhale kanunu son 15 yılda yüzlerce değişiklikle delik deşik edildi, açık ihale sistemi sürekli by-pass ediliyor, istisnalar ve acil durumlar için öngörülmüş olan doğrudan temin ve pazarlık gibi usuller genel kural haline geldi, ihalelerin yarısından çoğu (yüzde 53.2’si) kapalı sistemle veriliyor. Dünya Bankasının çalışmasına göre dünyada kamu kaynağının verildiği en büyük 5 şirket Türkiye’den ve bunlar iktidara yakınlığı ile bilinen, skandallara isimleri karışmış ve ihtilaflı mega projelerinin verildiği şirketler.”

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler