Sosyal Medya

Finans

 Türkiye’de hakim düzenin adı:  Ekonomik dirijizm

Açık Radyo sunucusu Ail Bilge ekonomide yeni rejim ve uygulamalarının adını koydu: Dirigism

 Türkiye’de hakim düzenin adı:  Ekonomik dirijizm

Ülkenin içinde bulunduğu otoriter rejim  ekonomi  ile demokrasi arasındaki  var olan ilişkiyi koparttı. İlişkinin kopması sonucudur ki, iktisadi kararlar otoriterliğe uygun keyfiyete göre alınıyor. Rejimin sahibi olan kişinin tercihlerine göre işle(me)yen bir sisteme sahibiz.

Var olan ekonomik kurumlar otoriter rejime uygun hale getirildi. İktisadi kurumlar aşırı yıpranmış, aşınmış vaziyettedir, kurumsal özellikleri,  kişilikleri bozulmuş durumdadır.  Ekonomide devletin karar alma mekanizması felç vaziyettedir.

Ülkede yurttaşların,  sermaye ve emek kesiminin sahip olduğu haklar ve hukuk hiçe sayılmaktadır. Demokrasinin ve hukukun işlemediği, rekabet esaslarının çalışmadığı durumlarda,  kişilere, kurumlara ve politikalara güven ve istikrar yok olur.

Kuvvetler ayrımının ortadan kalktığı, tek adama dayalı otoriter rejimlerde merkez bankası, bankacılık ve kambiyo sistemi rejimin karakterine göre çalışmaktadır, kurumsal bağımsızlık söz konusu değildir. Sektörleri düzenleyen, denetleyen bağımsız idari kurumlarda,   tek adamın direktifine göre hareket eden yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Merkez Bankası dahil tüm bağımsız olması gereken kurumlar tek adamın  emrine göre, (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) CHS‘ye göre çalışmaktadır.

Ülkede,  özel sektör ve piyasalar da aşırı baskı ve denetim altında bulunmaktadır. Yasaların belirlediği kuralların hâkimiyetinin olmadığı ve işlemediği yerde, ekonomik bilgi ve veri güvenliği de sorunludur.  Böyle bir sistemde uluslararası iktisadi ve hukuki kaidelerin teminat altına alınması da söz konusu değildir. Uluslararası sisteme açık olabilmek için gerekli olan teminatların ve alanların daralması, yok sayılması,  ülkenin yalnızlaşmasına, dünyaya kapanmasına yol açmaktadır.

EKONOMİK DİRİJİZM NE DEMEKTİR?

Yasama, yürütme ve yargı gücünü elinde bulunduran otoriter, diktatöryal rejimlerin en belirgin özelliği ekonomik dirijizmdir.  Ekonomik dirijizim, devleti eline geçirenlerin ekonomiyi yönetmesi ve güdümlemesidir. Türkiye’de hakim düzen ekonomik dirijizmdir. CHS ve havuz sistemi bu esasa göre çalışan bir yapıdır.

Bu tür ülkelerde , devleti yöneten grubun;   piyasa, para, kredi, finans , fiyatlama , üretim ve tüketim  sistemleri üstünde baskı oluşturma,  sermaye sahipliği üzerine tercihlerde bulunma, itaate göre himayecilik ve müdahaleciliğine dayalı bir rejim  yürümektedir.

Ekonomik dirijizm ;  müdahaleciliği esas alan, rekabet ve piyasa esaslarını, hak ve hukuku hiçe sayan, tek adamın emrinde hareket eden kamu ve özel sektör kuruluşlarına dayanan bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir düzende,  piyasalar , iş ve emek dünyası kendini özgürce ifade edemez. Kamu Kurumları ve şirketler, liderin ve parti devlet bürokrasisinin tanımladığı çıkarlara hizmet etmek durumundadır.

Ekonomik dirijizm;  devleti ele geçiren grubun egemenliği ve girişimciliği üzerine bina edilen, özel sektörün ve  muhalefetin  baskı altına alınmasıyla birleştiren bir sistemdir. Ekonomik dirijizm;   yüksek askeri ve ekonomik başarıların gerçekleşmesinde ‘ anahtar ‘ olarak görülmektedir!

HANGİ KAYNAKLARLA ?

Erdoğan ve AKP,  17 yıldır sürdürdüğü iktisadi politikanın  sonuna geldi. Yüksek borçlara dayalı iktisadi büyüme modeli tıkandı. İktidar süresince dünyanın içinde bulunduğu finansal-iktisadi kriz ,  ülkenin  rahat dış borçlanması için elverişli  olanaklar  sağladı, büyüme motivasyonu bu şekilde gerçekleşti.  Ancak, son yıllarda  söz konusu  imkanlar  azaldı , tükendi , kısa dönemli kaynak girişleri ile durumu kurtarmak  olanaksız hale geldi..

Dışardan kayıt içi ve kayıt dışı, yüksek maliyetlerle sağlanan kaynaklarla şaibeli16 Nisan 2017 referandumu geçildi.  2019 yapılması gereken genel seçimlerinin ekonomik krize girmeden aşılma ihtimalinin olamayacağı görülünce,  baskın seçim kararı ile genel seçimler ve CHS erkene alındı. 2018 genel seçimleri de,  KGF, kamu kaynaklarının aşırı kullanımı ve yavaşlayan dış kaynak desteği ile aşıldı. 2018 seçimleri ile anayasal rejim değişti, ülke otoriter rejime geçti. Otoriter tek adama göre  oluşan  rejimle ülke kaotik bir yapıya büründü, eski ve yeni çatışmaya başladı, saray  sistemine  uygun ekonomik politikalar, yapılanmalar,   kurumlar oluşmaya başladı.

Türkiye ekonomisinde  var olan bozukluların, yetersizliklerin  boy atmaya başlamasıyla , 2019  yerel seçimler gündeme geldi,  Erdoğan ve ittifakı 2019 Mart ve Haziran’ında  yapılan  yerel seçimlerde ciddi yenilgiye uğradı. Yerel seçimlerde yaşanan yenilgi,  mali kaynakların  azalması, iktisadi krizin yeni bir platoya ulaşması sonucunda  Erdoğan rejimi hem sertleşiyor, hem de  panikliyor.

Partisinin dağılmasına, gücünün azalmasına, kurduğu rejimin sonlanmasına doğru yolculuğun  ufukta görülmesi ,  ‘yeniden ve her ne şekilde  nasıl olursa büyüme olsun ‘diyen Erdoğan’ın, merkez bankası kaynaklarını kullanmaktan, para basmaktan başka çaresi  yok, son olarak  bunu deneyecek .!

Felaket balonundayız ..

 

Ali Bilge, Açık Radyo sunucusu ve ekonomist

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler