Sosyal Medya
**8*

Türkiye niye kalkınamıyor?

3 Ağustos 2019

 

Ekonomide işlerin çok kötü gitmesi  FÖŞ ve ailesinin mali portesini de olumsuz etkilediği için, bu sene mütevazi bir tatili tercih ederek, St Moritz yerine Fiji Adaları’na gittik. Orada çektirdiğim fotoyu aşağıda bulacaksınız.

 

Fiji’de bir yandan çiğ balık-ejder meyvesi-korsan romu olayına ful time takılırken, öte yanda da bu acılı kalbim memleket meselelerine yanıyor ve çare için çırpınıyor.

Dördüncü kitabım olan “Türkiye niye kalkınamıyor’u?” sonunda yazıya dökmeye başladım. Zaten kitap kafamda yazılı, ama ellerimin klavyede beynimin hızına erişmesi bir kaç ay alır.  Kitabın içeriğiyle ilgili ile seminerimi 8  Ağustos’ta Çanakkale Kervansaray Otel’de vereceğim.  Katılmak isteyenler için duyuru aşağıda. Bu makale acaip görsel oluyor be Abiiii..

Önce kalkınma nedir sorusuna bir cevap vereyim, çünkü bu konuda kafalar oldukça karışık. Bir neslin yenilenebilir doğal kaynakları, beşeri ve fiziki sermayesi ve teknolojik birikimini artırarak bir sonrakine devretmesine kalkınma deriz. Kelle başı milli gelir kalkınmanın önemli bir alt-kalemidir, ama tamamını teşkil etmez, yoksa Katar dünyanın en kalkınmış ülkelerinden biri olurdu.

 

Türkiye’nin kalkınmadığı, daha doğrusu bu hızla kalkınmaya devam ederse asla dünya devler liginde yarışamayacağına dair sayısız araştırma ve endeks var. Mesela Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (BMKP) eşitliğe göre düzenlenmiş insanı kalkınma endeksinde 64cü sıradyız, bir yıl öncesine göre 4 sıra düşmüşüz. Nedense BMKP bu hızdan memnun ki bizi “yüksek beşeri kalkınma sağlayan ülkeler” ligine dahil etmiş. Önümüzdeki 63 ülke gökten zembille inen Melekler Federasyonu’na ait herhalde.  Bloomberg inovasyon indeksinde 33cü sıradayız, bir yılda yerimizde saymışız. Eğitimde 32ci sıradayız.   Statistics Times’ın sıralamasına göre, 2023 yılında satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir sıralamasında 60cı sıraya yükseleceğiz. Halen 86cıyız.  Bilmem daha sayayım mı?  Dünyaya örnek olan “milli ve yerli kalkınma modeli” ve Başkanlık Sistemi pek de fayda sağlamamış bize anlaşılan.

 

Niye kalkınamıyoruz?  Bir kıyaslama ile anlatmakta fayda var. 2 Dünya Savaşı sonrasında Türkiye, İtalya, İspanya, Portekiz, Güney Kore ve Tayvan az-çok eşit durumdaydı. Şimid hepsi fersah fersah bizi geçmiş durumda. Aradaki en önemli fark nedir sizce?  Çok basit, doğal kaynaklar, insan zekası vs değil, demokrasiye sahip çıkma. Bahsettiğim ülkelerin hepsi demokrasi liginde üstümüzdedir ve bizden daha hızla kalkınırlar.

Ne zaman “demokrasi olmadan kalkınma olmaz” desem, burnuma bir Çin örneği sokulur da, Çin’in tam tersine hem bireysel hem de eyalet ve federal düzeyde demokrasiyi doya doya yaşayıp akşama kadar tartışmayı marifet bilen Hindistan’ın halen Çin’den daha hızlı büyüdüğü akıllara gelmez.

Demokrasinin ne anlama geldiğini çözmeden kalkınma ile ilişkisini de anlayamayız. Demokrasi rakip siyasi fikirlerin eşit olarak yarıştığı, kararları halkın özgürce  verdiği, çoğunluğun azınlığa tahakkümü ve yürütme, yargı ve yasama arasındaki yarışın çeşitli kurallarla dengelendiği bir rejimdir. Bizde ise tüm kararları tek bir mercinin verdiği, çoğunluğun her istediğinin azınlığın canını yaksa da yerine getirildiği bir rejim hakim.

 

Böyle bir rejim kalkınamaz, çünkü

  • Baştaki zat yanlış karar verse, düzeltecek merci yoktur.
  • Özgür medya olmadığı için halkın zıt siyasi fikirler arasında seçim yapma şansı elinden alınmıştır.
  • Düşünce özgürlüğü sınırlandığı için, gençler değişik fikirlere erişemezler, “kutunun dışında” düşünmeyi ve yeni şeyler icat etmeyi öğrenemezler.
  • Ne yabancı ne de yerli yatırım yapmaz, çünkü mülkiyet hakları kanun ve kurallar değil, tepedeki kişi ve zümrenin isteklerine göre belirlenir.
  • Toplumun önemli bir kısmı hakim zümreden siyasi duruş, din ve etnisite açısından farklı olduğu için ekonomik fırsatlardan dışlanır.

 

Saray’ın böyle bir rejimi, hem de dah sıkı kurallarla uygulamak istediği kesin. Mesela, RTÜK’e Internet içeriğini sansürleme yetkisi verilmesinin tek amacı halkın AKP’nin hoşuna gitmeyen fikirleri duymasını engellemek. Yüksek faizin enflasyona yol açtığını savunan ve bu kurala göre para politikası uygulatan bir Başkanımız var. Gerçek demokrasi olmadığı için “Yanlışsın, Baba, tam tersi” diyecek Anayiğit, bunu savunacak medya, gençlere öğretecek üniversite, bu kötü gidişe dur diyecek bir parlamento da yok.

 

Örnekler saymakla bitmez, son olarak itaatkar ve İslami bir nesil yetiştirme uğruna zorunlu imam hatipleştirmenin gençleri nasıl din ve okuldan soğuttuğuna dair sayısız kanıt sunarım, ama gerek yok. Artık en sadık AKP seçmeni bile bunun böyle olduğunu biliyor.

 

Durun, hemen bileklerinizi kesmeyin. Kitabım bir umutsuzluk seremonisi ve toplu intihar orjisi değil. Aksine, hakim zümrenin tüm baskılarına rağmen artık Türkiye’nin çok daha hızlı bir kalkınma patikasına girdiğini savunuyorum.

 

Nedenlerini şöyle izah edebilirim:

  • Sonunda muhafazakar bir kentli burjuva oluştu: Bu kesim aşırılıklardan kaçan, Batı’yla iyi ilişkiler ve daha yüksek yönetim,  eğitim ve yargı kalitesi isteyen, çünkü kaybedecek çok şeyi olan bir zümre.
  • Gençler AKP’den koptu. İşsiz kalmaya mahkum edildiklerini, yandaş medya tarafından tufaya getirildiklerini anladılar. Artık oy vermezler.
  • AKP’nin medya tekeli de kırldı. Artık özellikle gençler bilgiyi sosyal medya ve Internet’ten alıyor. Zaten RTÜK’ün yeni sansür girişiminin arkasında bu gözlem yatıyor. Ama atı alan Üsküdar’ı geçti. Internet’te sansür nerdeyse imkansız.
  • Halkımız arasında “refah artsın, biz baskıcı bir rejime aldırmayız” diyen bir kesim vardı. Hala da vardır, ama AKP artık ekonomik refah da üretemiyor ve bundan sonra da üretemeyecek. Arayın, Türkiye’nin bu ekonomik politikalarla en iyi ihtimalde dahi %3’ten daha hızlı büyüyeceğine inanan tek bir ekonomist ya da düşünür bulamazsınız. %5-6’ya alışmış bir toplum da bu sade suya çorbayı içmez.

 

Türkiye uyanıyor, yeni fikirler ve çözümler arıyor. Hasta hastalığını kabul etti, artık çok daha çabuk iyileşecek. İşlerin ummadığınız bir hızla değişeceğini ve en fazla 2 yıl içinde bambaşka, daha modern bir Türkiye’nin ortaya çıkacağını göreceksiniz.

 

Websitemi ziyaret edin, tüm sapkın fikirlere beyninizi açın, nah işte linki

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları