Sosyal Medya

Finans

TL tahvil faizleri yeniden yükseliş trendine girdi

Dikkat: DİBS getirilerinde yükseliş trendine girmek üzereyiz

TL tahvil faizleri yeniden yükseliş trendine girdi

Yaz aylarında enflasyonun gerilemesi, TCMB’nin 425 baz puan faiz indirimi ve yüksek verimli TL DİBS’e yabancı ilgisi sayesinde yaz başından bu yana coşkulu bir ralli yaşayan devlet tahvillerinde rüzgar döndü.  Hazine ihalelerde ancak vade kısaltarak satış yapabiliyor, yabancıların gözdesi olan 10 yıllık DİBS uzun süredir ihaleye çıkmadı.  TÜFE’ye ve kısa vadeli tahvillere endeksli kağıtlarda ise talep mülayim, satışlar düşük.

 

BloombergHT ekranında henüz bugün için tahvil kotasyonu yok. BloombergHT 20 Ağustos tarihli haberinde son getiri düzeyini şöyle haberleştirdi:

Uzun vadeli tahvillerin faizleri getiri eğrisinin kısa tarafının 16 baz puan üzerinde işlem görüyor. 2 yıl vadelilerin faizi 14:20’de yüzde 16.20, 5 yıllıkların faizi yüzde 16.35 ve 10 yıllıkların faiziyse yüzde 16.36 seviyesine geldi.

 

Tüm dünyada ise küresel büyüme endişelerini kuvvetleniyor. ABD’de 10 yıllık tahvil faizinin geçen hafta 2007’den beri ilk kez 2 yıllıkların altına inmesiyle birlikte getiri eğrisi tersine dönmüş oldu. Önemli ekonomilerde hayal kırıklığına uğratan reel sektör verilerinin yanında, ABD getiri eğrisinin tersine dönmesi önemli bir resesyon göstergesi olarak görülüyor.

 

Yabancı ilgisi var, fakat zayıf

Ziraat Yaturım bültenine göre:

TCMB tarafından açıklanan haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, yurtdışı yerleşik kişiler 29 Temmuz – 02 Ağustos haftasında, hisse senetlerinde 135mn dolarlık net satış, DİBS’te de 58mn dolarlık net alış yaptılar. ÖST tarafında ise 13mn dolar net alış gerçekleştirdiler. Dolayısıyla, yabancıların 29 Temmuz – 02 Ağustos haftalık işlemleri 64mn dolar net satış olarak gerçekleşmiştir.

 

Yılbaşından beri ise 02.08.2019 tarihi ile biten hafta itibarıyla hisse senedinde 848mn dolarlık alış, DİBS’te ve ÖST’de ise sırasıyla 2.239mn dolar ve 147mn dolarlık net satış olmak üzere toplamda 1.538mn dolarlık çıkış yaşanmıştır.

 

Faizler yükselişini sürdürebilir

 

Temmuz ve Ağustos’da zayıf vergi hasılatını TCMB transferleri ile atlatan Hazine, Eylül’den itibaren ya harcamaları kapsamlı şekilde azaltacak, ya da daha fazla borçlanacak.  Harcamaların nerdeyse %75’i taahhüte bağlı, yani katılaşmış durumda. Ayrıca, kışa girerken harcamaları kesmek de resesyon getirir.  Yükselmesini beklediğimiz DİBS arzı getirilerin de yükseleceği yönünde kuvvetli bir işaret, çünkü bankalar artık DİBS tutarsa munzam karşılık yönünden cezalandırılıyor.

 

Enflasyon Ağustos-Ekim döneminde düşecek, fakat bu gerileme mevsimsel. Kasım’da başlaması beklenen orta vadeli TÜFE yükselişi de DİBS getirilerinin yükselmesi yönünde işaret verir.

 

En önemli etken ise dış talep.  Eğer Fed Eylül’den başlayıp 2020  sonuna kadar faizleri indirecekse, yabancı talebi gelerek getirileri düşük tutabilir.  Fakat, Fed FOMC üyeleri henüz bu mevzuda uzlaşamadı. Ek olarak, Türkiye’nin İdlib, güvenli bölge, S-400 gibi bir dizi siyasi şoktan olumsuz etkilenerek CDS primlerinin 450 baz puana kadar yükselmesi söz konusu olabilir.

 

Kısa vadede bir numaralı tehlike, TCMB’nin 12 Eylül’de abartılı bir faiz indirimi ile TL’den kaçış başlatmasıu olur.  Fakat, dövizde yukarı hareket TCMB’nin manevra alanını çok daralttı.   Akılcı olan ya bir ay beklemek, ya da 50-100 puan gibi sembolik bir faiz indirimiyle yetinmek.

Sonuçta, eğer kamu ve TCMB bir şekilde devreye girip DİBS getirilerini baskılamak için yeni yöntemler kullanmazsa, yön yukarı. Yıl sonuna doğru artık gösterge sayılması gereken 10 yıllık DİBS’de getirinin 300-400 baz puan yükselmesi şaşırtıcı olmaz.

 

ParaAnaliz’in özgün, tarafsız ve sizin gündeminizi aydınlatan haber ve yorumlarına eksiksiz erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

 

 

 

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler