Sosyal Medya

Finans

Faizler düştü, krediler artmadı

TCMB faiz indirimi ardından ilk kredi ve mevduat verilerini aldık. Aşağıda grafikle göstereceğimiz gibi, hem TL mevduat hem de kredi…

Faizler düştü, krediler artmadı

TCMB faiz indirimi ardından ilk kredi ve mevduat verilerini aldık. Aşağıda grafikle göstereceğimiz gibi, hem TL mevduat hem de kredi faizlerinde oldukça belirgin gerilemeler gözleniyor. Öte yanda, kredi ivmesi hızlansa da, son veri haftasında krediler %0.8 düzeyinde gerileme gösterdi.  Gerileyen faizlerin hemen kredi hacmine yansıması beklenemez. Ayrıca, önümüzdeki iki hafta  Kurban Bayramı’nın ürettiği mevsimselliğin verileri bulandırdığını gözleyeceğiz.  Ancak, aksine kanıt olmadıkça, bankaların fazla kredi verecek iştahı olmadığını, kurum ve bireylerin de harcamalarda tasarrufa devam edeceğini varsayacağız.

Yukardaki tablodan görüleceği üzere, bankalar hem kurumsal hem de tüketici kredisi faizlerinde  300-500 baz puan arası indirime gittiler.  Fakat bu indirimlerin kalıcı olması zor, çünkü küçük miktarlarda da olsa tasarruf sahipleri dövize dönmeye devam ediyor.  Temmuz’da yıllık enflasyonun yükselmesi de 1 aylık TL mevduatı cazip olmaktan çıkardı.

Bankalar ellerinde biriken döviz tevdiat hesabı fazlasını Londra’dan swapla TL temin etmekte kullandıkları için 2Ç mali tablolarında yüksek masraf yazdılar. TCMB’nin 1 ve 3 aylık swap ihaleleri başlatması bu masrafları azaltmak için bir çare, ama henüz ne denli etkin olacağını kestiremeyiz. Bankalar ucuz TL fonlama bulamadıkları takdirde, kredi faizlerini de uzun süre düşük tutamazlar.

 

Yukardaki tablo 2 Ağustos tarihinde toplam kredi hacminin %0.8 daraldığını gösteriyor. Ekonomide ciddi bir tüketim sıkıntısı yaşandığını düşündüğümüz için, tüketici kredilerini yakından takip ediyoruz. Bu kalemde Bayram öncesi kayda değer bir yükseliş var. Vatandaşların Kurban ve tatil ihtiyaçları için kredi aldıklarını, Bayram ertesinde yeniden tasarrufa geçeceklerini varsayıyoruz.

 

Kurumsal kredi hacmi de daralıyor, fakat henüz bu daralmanın bir trend oluşturduğunu söyleyemeyiz. Özel sektör her fırsatta düşük faizli kredi istediğini açıklamıştı, yakında yeniden kredi alıcısı olabilir.

 

Bankaların kredi iştahını kısan bir ikinci gelişme ise takipteki alacaklar ya da batık kredilerde yükseliş. Bunlar yıllık bazda %56 yükselerek TL120 milyarı buldu.

 

Bu meblağ dahi faiz veya vadesi gelen ana para ödemesini yapamayan şirketlerin durumunu  tam yansıtmıyor olabilir.  S&P küresel bankacılık raporundan bir alıntı ile ispat edelim:

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, Türkiye için yayınladığı “Bankacılık Sektörü Ülke Riski Değerlendirmesi- BICRA”raporunda, Türkiye’nin ekonomik risklerinin esas olarak Ülke’nin ekonomik resesyonun belirsiz uzunluğu ve etkilerinden kaynaklı olarak negatif bir trendde olduğu görüşüne sahip olduklarını duyurdu. S&P, Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin hali hazırda yüzde 10 civarında olan oranının 2020’de yüzde 20 civarına yükselmesi potansiyeli gördüklerini de belirtti.

Türkiye yeniden kredi destekli bir büyüme yakalayabilir mi?  Henüz bunun hiç bir işareti yok, ama Bayram’dan 2 hafta sonra son sözü söyleyeceğiz.

 

ParaAnaliz’in özgün, tarafsız ve sizin gündeminizi aydınlatan haber ve yorumlarına eksiksiz erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

 

FÖŞ anlattı:  Kredi yoksa, harcama da yok

FÖŞ:  Fırat’ın Doğu’su, Enflasyonun Kuzeyi

 

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler