Sosyal Medya

Finans

ANALİZ:  Konkordato furyası bitmiyor, iflaslar mı başlıyor?

  Türkiye’nin içinde çıkılmaz bir borç sarmalına sürüklendiğini bu satırlarda defalarca ifade ettim.  Maalesef, şirket haberleri,  bankacılık verileri ve makro-ekonomik…

ANALİZ:  Konkordato furyası bitmiyor, iflaslar mı başlıyor?

 

Türkiye’nin içinde çıkılmaz bir borç sarmalına sürüklendiğini bu satırlarda defalarca ifade ettim.  Maalesef, şirket haberleri,  bankacılık verileri ve makro-ekonomik verileri kullanarak yaptığım bu analiz ne toplum, ne de hükümet tarafından ciddiye alınmıyor.  Şirketlerin kamu eliyle bankalara devredilen ödenmesi güç borçları çözülmeden, resesyonun bitmesi çok zor.

Aksine, “dengelenme” adı verilen, aslında iç talebin çökmesine eşdeğerde süreç şirketlerin borç sorunu üstüne bir de nakit akımı sıkıntısı ekleyerek, bankalara devredilen borçların geri ödenmesini zorlaştırıyor. Tedbir alınmayan hergün taksimetre çalışıyor, fatura büyüyor.

 

Erdal Sağlam:  Ocak’ta 278 konkordato daha

Hürriyet köşe yazarı Erdal Sağlam’ın  araştırması şu sonuçları ortaya koydu:

Geçen yıl kasım ayında 507, aralıkta 453 konkordato ile en yüksek aylara şahit olmuşken, bu yıl ocak ayında konkordato sayısının 278 olduğu belirlendi. Geçen yıl mayıs ayından itibaren artmaya başlayan konkordato sayısı kur şokunun ardından ekimde patlamış ve 2018 yıl sonunda toplam bin 549’a ulaşmıştı. Bunun üzerine konkordato ilanı ve uzatımını zorlaştıran mevzuat değişiklikleri gündeme gelmişti. Bundan sonra çok azalması beklenen konkordato sayısının yeni yılın ilk ayında 278’i bulması sürpriz oldu diyebiliriz.

 

Şubat ayından sonra konkordatoların ne kadar hız keseceği, mevzuat değişikliğinin ne kadar etkili olacağını göreceğiz. Ancak ekonomideki sıkıntıların devam ettiği görülüyor ve konkordato sayısı azalsa bile, iflastan önceki bu son yolun kapanması nedeniyle, bu kez iflasların artabileceği konuşuluyor.

 

Geçen yılın bin 549 rakamına bu yıl ocak ayındaki 278 rakamı eklendiğinde, geçen yıldan bu yana, bir başka deyişle 13 ay içinde toplam konkordato sayısı bin 827’ye ulaştı. Geçen yılın ocak ayında sadece 1, şubatında 3 ilan olduğu, mart ayında hiç konkordato ilanı olmadığını göz önünde tutarsak, son 10 aydaki konkordato sayısının bu rakamın sadece 4 eksiği, yani bin 823 olduğu da söylenebilir.

 

İçinde bulunduğumuz şubat ayı içinde izlenen konkordatolar ile toplam bin 900 rakamının aşılacağı, şubat sonu toplam sayının 2 bine yaklaşacağı tahmin ediliyor.

 

Sezai Bayar:  İflaslar dönemi mi?

Eski Hürriyet yazarı Sezai Bayar Erdal Sağlam’a katılarak konkordatoların yerini iflasların alabileceği endişesini dile getirdi:

 

Bahis konusu reel sektör.

Yani Türkiye’de üretim yapan şirketler.

Türkiye genelinde 2 binden fazla şirket sırat köprüsünde…

Şaka filan değil. Gerçekleri yazamayan, yazmaya kalksa da, bu konudaki haberleri  ufacık gösteren, hatta satır aralarına sıkıştıran Saray yanlısı gazetelerde gördüm, 150-200 kişi arasında istihdam kapasiteli 2 bin şirket düşünün.

Bu şirketlerin 1500’ü iflasın pençesindeymiş.

 

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçevan’ın belirttiğine göre de, iflasın eşiğine gelen ancak önce konkordato yolunu tercih eden şirketlerin zorlu bir süreçten geçtiklerini söylüyor.

Hatta böylesine kötü durumda olan şirketlerin konkordatoyu ilaç gibi gördüklerini vurguluyor.

Yani, boğazına kadar borçlu ve bu  borçlarını ödeyemez, çarkları döndüremez durumda kalan bu şirketlerin tamamı konkordato kapısında bekleyip, yeniden yapılanmayı gerçekleştirmek istediklerinde, yargının “iflastan başka çareniz yok” nasihatı ile karşılaşıyorlarmış.

Yani “ölümden önceki son çırpınış” para etmiyorlar.

Bahçevan, Nisan ayı sonrasında özel sektörde güç duruma giren şirketler için “ Reel sektörde bir seleksiyon olacak” diyor.

Yani kaçınılmaz son.

Konkordato kapısından ters yüz edilenlerin gidecekleri yollar belli.

İflas bayrağını çekmek.

Ya da Bankaların kucağına düşmek.

“Banka kucağı” demek yüzde 22-25 faizle borçlanmak demek.

Bu zaten iflastan beter hale gelmek demek.

Bugüne kadar konkordato isteyen şirketlerin yüzde 90’ı reddedilmiş.

Yani en az 1500 kadar şirketin iflası kesin gibi.

 

Tabii başka bir çare üretilemezse veya geriye dönük olarak başvurular tekrar incelenmezse.

Özetle ve sonuç olarak bu şirketler iflas ederse buralarda çalışan 150-200 kadar çalışanın kapı önüne konması kaçınılmaz olacak.

 

Şubat’ta manşete çıkan konkordatolar

 

50 Yıllık İnşaat Şirket Barış İnşaat İflas Etti!:   Üçüncü kuşak aile bireyleri tarafından yönetilen ve 50 yıldır inşaat sektöründe hizmet veren Barış İnşaat ne yazık ki iflas ettiğini duyurdu.

Bugüne dek yüzlerce toplu konut, site, villa ile spor kompleksi, iş merkezi, hastane, gençlik merkezi projesi tamamlayan inşaat firması ne yazık ki sektörün içerisinden geçtiği darboğazı aşamayarak iflas etti.

Şirketin devam eden gayrimenkul projeleri arasında İncek BellaPais Konutları, Azelia Suists Kıbrıs, Girne Shine Vilları yer alırken devam eden projelerin akıbetleri de merak konusu oldu.

 

Konkordato HGS’ye sıçradı:  Köprü ve otoyol gişelerinde otomatik ücret tahsil eden Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) ile akıllı kart, yolcu bilgilendirme ve ulaşım yönetim sistemini (AKYOLBİL) geliştiren  Vendeka Bilgi Teknolojileri Tic A.Ş konkordato ilan etti.

Vendeka isimli şirket, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurarak konkordato talebinde bulundu. Mahkeme şirkete ilk olarak 3 ay geçici mühlet verdi daha sonra ise 3 aylık geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına karar verdi.

 

Praktiker de konkordato istedi: Bugün yapılan başvuru sonucunda mahkeme, şirket için iki ay süreyle geçici mühlet kararı verdi.

 

“Organize perakende ev geliştirme” alanında faaliyet gösteren Praktiker, 1979 yılında Almanya’da 4 mağaza ile faaliyete başlamıştı. Türkiye’de 1997’den bu yana bulunan şirketin hisseleri 2014 yılında Uygulama Yapı Marketleri AŞ’ye devredilmişti. Praktiker’in Türkiye  genelinde 16 adet mağazası bulunuyor.

 

Sorun bankalara sıçrıyor

Fazla söze gerek yok, bankaların takipteki alacakları bir yılda %56 arttı, yani toplam kredi artışından 4 misli daha hızlı! Nereye kadar?

 

 

FÖŞ anlattı: Bankalar niye kredi vermiyor?

Uğur Gürses: Bankalara kredi kotası

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler