Sosyal Medya

Finans

Kerim Rota: “Türkiye ekonomide bir mucize yaratmadı”

Bankacılığın duayen ismi Kerim Rota Mesele Ekonomi YouTube kanalına konuk olup ekonomide yaşanan süreçleri değerlendirdi

 

&t=100s

Mesele Ekonomi:  Akbank eski Genel Müdür Yardımcısı Kerim Rota, Türkiye’nin artan bütçe açığını, Merkez Bankası’ndaki başkan değişikliğini, Perşembe günü açıklanacak faiz kararını ve ekonomideki bozulmanın nedenlerini anlattı.

 

Bütçedeki bozulmanın nedenleri nelerdir?

 

Merkez Bankası Perşembe günü ne kadar faiz indirir?

 

Ekonomi neden toparlanamıyor?

 

Ekonominin bugünkü durumunu  bir “güven krizi”nin mi yoksa Türkiye’nin uyguladığı ekonomik modelin mi bir sonucu?

 

Türkiye’de “batık kredi” sorunun boyutları nedir?

 

Finansal piyasalara baktığımızda ekonomide en kötüsü geride kaldı diyebilir miyiz?

 

Akbank eski Genel Müdür Yardımcısı Kerim Rota, Türkiye’nin artan bütçe açığını, Merkez Bankası’ndaki başkan değişikliğini, Perşembe günü açıklanacak faiz kararını ve ekonomideki bozulmanın nedenlerini Mesele Ekonomi YouTube kanalında anlattı. Bütçedeki bozulmanın nedenleri nelerdir? Merkez Bankası Perşembe günü ne kadar faiz indirir? Ekonomi neden toparlanamıyor?

 

Soru: Türkiye ekonomisinin güçlü yönlerinden bir tanesi bütçe disipliniydi ama son dönemde hızla bozuldu. Temmuz 2019 itibarıyla merkezi yönetim bütçesi ne durumda?

 

Kerim Rota: Bütçe artık alarm sinyalleri veriyor. İlk altı ayda bütçe açığı 78 milyar dolar düzeyine ulaştı. Ki bunun içerisinde Merkez Bankası’nın karını erken, Ocak ayı , bir şekilde alınmasını da koyarsak (33 milyar TL) bütçe açığının büyüklüğünü daha net görebiliriz. Burada yerel seçimler ve tekrarlanan İstanbul seçimlerinin bütçenin toparlanamaması üzerinde önemli bir etkisi var. Bütçede önemli bir katılık da var. İlk altı ayda bütçe giderlerine baktığınızda yaklaşık yüzde 45’i cari transferler diye adlandırdığımız, sosyal güvenlik ve sağllık harcamaları gibi kalemlere gidiyor. Yüzde 25’i ise personel harcamaları kaleminde. Yüzde 10 da faiz harcamalarına gidiyor ve bunun önümüzdeki dönemde bir miktar daha artması olası görünüyor. Bunları değerlendirdiğimizde bütçe giderlerinin %80’inin değişmeyeceği anlamına geliyor. Bu da önemli bir katılığı gösteriyor. Bu durumda bütçeyi toparlayabilmek için gelirler tarafına odaklanmak lazım. Maalesef gelirlerde ekonomik yavaşlamadan kaynaklı sorunlar var. Özellikle son bir senede bu yavaşlık çok belirgin. 2018’in son çeyreğinde ve 2019’un ilk çeyreğinde ekonomide küçülme olması vergi gelirlerinde olumsuz bir etki yarattı. Sonuç olarak bütçenin toparlanması açısından sinyaller hiç iyi değil.

 

Bütçedeki bozulma nasıl düzeltilebilir?

 

Rota: Bunu düzeltmek için önce bulunduğumuz duruma bir tanım koymamız gerekir. Baki Demirel hoca bu durumu bir “güven krizi” olarak adlandırıyor. Ben de buna katılanlardanım. Son bir senede ciddi bir güven krizi olduğunu düşünüyorum. Ekonomik aktivitenin yavaşlamasında ortaya çıkıyor. Dolarizasyon güven krizinin bir sonucu. Son bir senede yabancı para mevduatılarının toplam mevduat içindeki payı yüzde 54’ü buldu. Tarihsel olarak Türkiye bunu yüzde 30’lara kadar indirebilmişti. Bu kadar güven sorunun olduğu bir ekonomide bütçenin toparlanabilmesi için güven krizinin iyi tanımlanması ve buna yönelik önlemlerin alınması gerekir.

 

“Türkiye ekonomide bir mucize yaratmadı”

 

Ekonominin bugünkü durumunu  bir “güven krizi”nin mi yoksa Türkiye’nin uyguladığı ekonomik modelin mi bir sonucu?

 

Rota: Büyüme modelinin sorunluğu olduğu açık ama tamamen buradan yola çıkarak bugün yaşadığımız sorunların sadece büyüme modelinden kaynaklandığını söylemek adil olmaz. 2002 dünya açısından bir milat. Çünkü 11 Eylül 2001’den sonra FED’in para basma dönemi, sonrasında 2008 Lehman krizi ile tekrar bir parasal genişleme ve ardından Avrupa’da da uygulanan parasal genişleme.. Paranın aktığı ve yön değiştirdiği çok önemli bir 15 yıl geçirdik. AKP, 2002 sonunda iktidara geldi ve bu bizim için çok iyi bir referans süreci. Baktığımızda Türkiye, 2002’den bu yana kişi başına düşen milli gelirini yaklaşık 2.5 kat arttırdı. Ama bize benzer ülkeler ile kıyasladığımızda Türkiye’nin düşük performans gösterdiğini görüyoruz. Örneğin, Brezilya 3 kat, Kolombiya 2.8, Rusya 4.5 ve Güney Afrika’da 2.5 kat artırmış. Türkiye aslında burada bir ekonomik mucize gerçekleştirmedi ama büyüme modeli de tamamen yanlıştı diyemeyiz. Herhalde adil olan şu: Türkiye dünyadaki gelişen ekonomilerde olduğu gibi payına düşeni aldı ama 2012-2013 yılından sonra yaptığı yanlışlardan dolayı bu trendin gerisinde kaldı. Ekonomik model tabii ki eleştiriye açık ama doğru yapılanlar da vardı. Örneğin bireylerin döviz borçlanması 2007-2008’de yasaklanması çok doğru karardı.

 

Türkiye’de “batık kredi” sorunun boyutları nedir?

 

Rota: Türkiye’nin büyüme modeli borçlanmaya dayanan bir büyüme modeliydi. Bundan kalan alışkanlık ile şöyle bir varsayım var: Banka kredi verirse Türkiye büyür. Bu 3-4 sene öncesine kadar doğru bir varsayımdı. Çünkü 2007-2008 krizine kadar bankaların kredi mevduat oranları yüzde 70’di. Her topladıkları 100 lira mevduat için 70 lira kredi veriyorlardı. Dünya ekonomisinde sıkışmaların olduğu dönemlerde Türk bankaları kredi vererek, hazine bonosundan çıkıp krediye geçerek büyümeyi desteklemişlerdi. Hazine bonolarından çıkmayı sağlayan da bütçenin iyi olması ve devletin borçlanma ihtiyacının daha az olmasıydı.

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler