Sosyal Medya
**8*

Tüfe – Üfe – Faiz Üçgeni

11 Haziran 2019

Ekim 2018’de tepe noktasını yıllık %25,2’lik artış ile gördüğümüz enflasyon Mayıs ayında yıllık %18,7 artarak endeks bazında 413,52’ye ulaştı. Görünen o ki baz etkisinin hissedilmeye başlanması ile enflasyonda düşüşün de devam etmesi olası gibi… Baz etkisini, endekste yeni seviye olarak nitelemek mümkündür. Yani endekste gördüğümüz ani sıçramanın yerini stabil bir görünüme bırakması bazımızın artık yeni seviyelerde oluştuğunu simgeliyor. Bu yorumu aklımızın bir köşesinde tutarak şimdi tüketici fiyat endeksi (TÜFE), yurtiçi üretici fiyat endeksi (ÜFE), C Grubu Çekirdek TÜFE (Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) ve döviz sepetini (Döviz Sepeti = (USD (alış, satış) + EUR (alış, satış))/2) inceleyelim.

Kurdaki seyrin nereden nereye geldiğini ve hangi olayların kuru nasıl tetiklediğini geçmiş yazılarımdan birinde detaylandırmaya çalışmıştım. Şimdi de TCMB’den aldığım aylık USD ve EUR kurlarının (alış ve satış) ortalamasını kullanarak oluşturduğum döviz sepetiyle TÜFE ve ÜFE arasındaki yakın ilişkiyi vurgulamaya çalışacağım. Eylül ve Ekim 2018’de kur sepetinin geldiği seviyenin TÜFE ve ÜFE üzerindeki etkisini yukarıdaki grafikte görmekteyiz. Bu etki sonrası TÜFE Ekim’de 401,3, ÜFE ise 443,8 olarak gerçekleşmişti. Yani endeks bazında yeni bazımızın temelleri bu dönemde atıldı. Bu tarihten sonra kurlarda görülen gevşeme ile endekslerde de aşağı yönlü bir hareket yaşanmış olsa da yıllık artışlar TÜFE’de %18,7-%21,6, ÜFE’de ise %28,7-%38,5 bandında gerçekleşti. Enflasyonun tek haneye indiğini görmemiz için zaman olsa da Eylül-Ekim ayları bunun için muhtemel hedef olarak belirtilebilir.

Peki, burada değinilmesi gereken konu nedir sizce? Diyelim ki Eylül ayında enflasyon %9 seviyesine geriledi, bu durumda Eylül 2019’da TÜFE endeksi 426 seviyesine geldi. Sizce endeks değeri olarak baktığınızda bu oran gözünüze nasıl görünür? Bunu daha iyi detaylandırmak adına şu örneği vereceğim: TÜİK’in veri setine baz oluşturan sene olan 2003’te 12 aylık TÜFE’nin ortalaması 100’dü. Bu ortalama yıllar bazında artış gösterdi ve 2005’te 117,5, 2008’de 154,7, 2011’de 190, 2014’te 242, 2017’de 312 ve 2018’de 363 olarak gerçekleşti. Bunun anlamı: TÜİK’in TÜFE ve ÜFE hesaplamasında kullandığı mal sepetindeki ürünlerin (ağırlık değişimi, sepetteki ürünlerin değişimi gibi konuları denkleme katmadan) 2003-2019 yıllarında gerçekleşen 12 aylık endeks ortalamalarına göre artışları sırasıyla %9,2 ve %9,8 olmuştur. Yani tüketici harcanabilir gelirinde aynı dönemde yıllık minimum %9,2 artış sağladığında, üretici ise sattığı malın fiyatını yıllık %9,8 yükseltebildiğinde enflasyona yenilmemiş sayılmaktadır.

Geçmişte için yapmış olduğum bir çalışmada PMI, KKO ve Sanayi üretimi verilerinin birbirleri için anlamlılık (tanımlayıcılık) derecesini incelemiştim. Sizce aynı çalışmayı kur sepeti ve ÜFE – TÜFE verileri arasında yaptığımda korelasyon kaç çıkmış olabilir… 2014-2019 dönemi için TÜFE – kur sepeti ilişkisi %97,9, ÜFE – kur sepeti ise %98,7 anlamlı çıkıyor.

Kurların cebimizden çıkan paraya etkisine bu kadar değindikten sonra TCMB’ye bakalım. Kendilerinin politika faizi olarak nitelendirdiği 1 haftalık repo oranına, enflasyon raporunda belirtildiği üzere takip edilen C Grubu Çekirdek TÜFE’nin yıllık değişimine ve aylık kur sepetine… Eylül ayında görülen kur atağından sonra politika faiz oranını %24 seviyesine yükseltmek durumunda kalan TCMB’nin kurlarda olası bir sıçramanın (sıcak paranın ülkeden çıkması sonrası) yaşanmaması için temkinli duruşunu o zamandan beri sürdürdüğünü görmekteyiz. Üstteki grafikten de görebileceğiniz gibi kur sepeti bir daha 6,9020’yi görmedi. Yine de istikrar ortamı olarak nitelendirebileceğimiz koşulların tam olarak sağlandığı kanısına varmadan TCMB’nin politika faizinde sert bir indirime gitmesi kısa vadede zor görünüyor. Dünyanın ticaret savaşından etkilendiği üretimin sekteye uğradığı bir dönemde aksini yapmasını beklemek yanlış olur herhalde. Enflasyonu aşağı çekmede faizin rolünü de unutmayalım (yumurta – tavuk ilişkisini) ve yakın takibe devam edelim.

Alp Nâsır

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları