Atilla Yeşilada

Popülizm zortladı

3 Mart 2019

Londra’ya iner inmez, Parlamento karşısında Brexit taraftarlarının ateşli gösterisine şahit oldum.  Devrimci karakterim yüzünden hızla aralarına karışıp “AYRIL, AYRIL demektir”, “Anlaşma istemiyoruz”, “Tüm yabancılar dışarı” diye sloganlar atmaya başlarken, bir yanda da sessize aldığım cep telefonumdan metropolitan polisini arayarak “Parlamentoyu işgal etmeye hazırlanan vatan hainleri ve vandallar yerleşik düzene başkaldırıyor. Vatanı kurtarın” diye mesaj attım..

Polis gelince, hemen Saintsbury’den aldığım litrelik limon suyunu başımdan aşağı boca edip, gaz maskemi taktım, ama ne joplama var, ne yerde yatanlara huharca tekme, ne gaz, ne de seken kurşunlar. Ulan, polis de mi işbirlikçi?  Meğer İngiltere’de barışçıl gösteri yapmak serbestmiş….Tüh, hepinizin yüzüne. İşte bu yüzden dekadent ve yozlaşmış Batı batıyor. Bizim demokrasi güneş  gibi parlıyor. Parlamento’nun önü Dingo’nun ahırı mı?  Sen kimsin de devletten izin almadan gösteri yaparsın?

 

Gayret, kardeşlerim,  biraz daha sebat edersek,  iğrenç Batı’nın düzenlediği algı operasyonlarını sonlandırıp hızla yeşil  filizler veren ekonomimizin mucizesiyle bütün esir milletlere örnek olacağız ve medeniyet Güneşi bir kez daha Anadolu’dan doğacak. Bakın, ne diyor, has adamım Berat Abim:

 

“Son 5 yıldır her yıl en az bir seçim yaşadık ama bu son seçim enteresan. 6 ay önce 5 yıl boyunca maruz kaldığımız saldırılardan bir tanesine daha maruz kaldık. Ekonomik bir saldırı ile dolar 6, 7, 8, 9, 10 lira olacak diye ülkemize yüklenenler… Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni sistemin etkinliğinde avuçlarını yalayacakları bir şekilde demir bir yumrukla doları 5 liraya indirdik”.

 

Londra’da o demir yumruğun nasıl vurulduğunu da öğrendim. 3 banker teyit etti, bir kamu bankası 24 saat vardiya usulü çalışıp, dolara alım yapanlara tanzim satış yapıyormuş. İki banker artık TL DİBS pazarında faaliyet göstermediklerini, çünkü getirilerin kamu kurumları tarafından manipüle edildiğini söylediler.

 

Yalan, değil mi?  Skor levhasına bakalım:   “Yılbaşından beri yurtdışı yerleşikler toplam 1.195,6 milyon dolar hisse senedi alımı yaparken, 655,6 milyon dolarlık DİBS satışı yapmışlardır. Yurtdışı yerleşikler böylelikle 2019 yılında toplam 540 milyon dolarlık menkul kıymet alımı gerçekleştirmiştir.

Son 1 yıllık süre zarfında yurtdışı yerleşikler 351,8 milyon dolarlık hisse senedi alımı ve 2.550,4 milyon dolarlık DİBS satışı gerçekleştirmişlerdir. Toplamda ise menkul kıymet piyasasından 2.198,6 milyon dolar yabancı çıkışı olmuştur”. (BMD bülteninden)

 

Afferin, demir yumrukla sıcak parayı kaçırıp piyasayı kurutmuşuz.  Olsun, yeşil filizler hızla büyüyor, cemre düştü…Evet, cemre şirketlere düştü. Ben Londra’dayken Praktiker ve milyonlarca vatandaşın her gün kullandığı, Hızlı Geçiş Sistemini (HGS) yapan firma; Vendeka Bilgi Teknolojileri Tic A.Ş konkordato ilan etti.

 

Yeşil filizlerin boy attığını görmemiz lazım; ne de olsa bütçeden 97 milyar TL harcamışız, kamu bankaları 24.5 milyar TL kredi dağıtmış, bir o kadarını da ötelemişler, tanzim satışlar gıda fiyatlarını düşürmüş. Sonuç?  Şubat Ekonomik Güven Endeksi A/A Sadece %1.2 yükselmiş!   Yüzde bir nokta iki.

 

Daha da iyi haberlerim var!   BloombergHT Şubat nihai tüketici güven endeksi de yükselmiş! Anketi düzenleyen kurum müjdeyi şöyle veriyor:

 

“Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1,35 artarak 67,84 değerini almıştır. Şubat ayı ön endeksinde gerileme gösteren tüketici güveninin, nihai endekste yükselişe geçtiğini izliyoruz.

 

Endeksin detaylarına bakıldığında, tüketicinin hem geleceğe ilişkin beklentilerinde hem de tüketim eğiliminde artış olduğunu izliyoruz. Bir önceki aya göre ekonominin gidişatına ilişkin beklentiler ise bir miktar gerileme gösteriyor. Yerel seçimler öncesi iç siyasi gündem gerilemenin bir nedeni olabilir görünüyor.

 

Veriler, geçtiğimiz Eylül-Ekim dönemine göre iç talepte bir miktar toparlanma olduğuna fakat genel anlamda zayıf seyrettiğine işaret ediyor”.

 

A-aaa! Olur mu ama. Tam yeşil filizleri hasat edecekken, niye iç talep hala zayıf seyrediyor?    İç talep terörist mi?

 

Neyse, üretimde gözle görülür bir toparlanma var!

 

PMI Şubat’ta son 6 ayın en yüksek düzeyi olan 46,4’e yükseldi

 

Breh, breh, altı aylık zirve!  İşte yeşil filiz abi, hatta fidan, belki genç ağaç. Eğer PMI’ın ne olduğunu, neyi ölçtüğünü bilmiyorsan, öyle. Ama raporu okuyunca, aslında  imalat sanayinde sadece daralmanın hafiflediğini görüyorsun:

 

“Ancak faaliyet koşullarındaki yavaşlama eğilimi on birinci ayı geride bıraktı.

Manşet endeksteki eğilime paralel olarak  üretim de Ocak ayına kıyasla daha düşük oranda geriledi. Yeni siparişlerdeki yavaşlama üst üste beşinci ay olacak şekilde hız kesti. Yeni ihracat siparişlerinin büyüme bölgesine geçmesi, toplam yeni iş akışını destekledi.

Yeni siparişlerin yavaş seyri firmaların Şubat ayında da istihdam azaltmasına neden oldu. Yine de, yedi aydır devam eden bu süreçte en sınırlı istihdam azalışı Şubat’ta gerçekleşti”.

 

Yani, daha az öldük!

 

Hep vurguluyorum, MÜSİAD himayesinde derlenen, SAMEKS bileşik PMI ekonominin nabzını tutmakta PMI’a göre daha yararlı. Bakalım bu kıymetli ve kadim anket neler söylüyor  bize:

 

“Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, şubatta bir önceki aya göre 2,2 puan artarak 44,7 değerine çıktı.

 

Aynı dönemde Hizmet Endeksi 2,1 puan artarak 45,0 seviyesine, Sanayi Endeksi de 2,9 puan yükselerek 45,1 seviyesine ulaştı.

Önceki döneme göre gözlenen toparlanma ve 2,2 puanlık artışa karşın; 50 referans değerinin altındaki seyrini sürdüren SAMEKS Bileşik Endeksi, reel sektörde gözlenen durgunluğun şubat ayında da devam ettiğine işaret etti”.

 

Özetle, açmışız bütçe ve kamu bankalarının musluklarını sonuna kadar, ama eğer çok çok iyimser olmak gerekirse, elde edilen şu:  Durgunluk bir nebze yavaşlamış.  Daha da kötüsü, bunca cömertliğe karşın, anketler zırnık düzelmemiş—-AKP açısından. Reuters şunları kaydediyor:

“Yerel seçimlere yaklaşık bir aylık zaman kalırken zor ekonomik şartlar AKP’nin oy oranlarını olumsuz etkiliyor; anketlerde Millet İttifakı’nın İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun yükselişi Binali Yıldırım ile aradaki farkı 1.5 puana indirirken, Ankara’da ise yine Mansur Yavaş’ın oy oranı Mehmet Özhaseki’nin üç puan önünde.

 

“Artan işsizlik, enflasyon, iflas eden şirketler, kurdaki yükseliş korkusu ve bunlarla ilgili haberler olumsuz etkiliyor. Bazı rakamlar geleceğe yönelik beklentilerin karamsarlığını ortaya koyuyor. Tanzim satış noktaları aslında, 16 yıllık ilerlemeden sonra sanki geri gidiş gibi bir görüntü ortaya koydu. Bir de diğer şehirlerde bunların olmaması eleştirileri var.”

 

AKP’ye yakın kaynak, büyükşehirlere yönelik halen endişe duyan partililer olduğunu kaydederek, “İstanbul’daki gelişme biraz sürpriz oldu, çünkü Yıldırım oyları hızla yükseltir diyorduk ama İmamoğlu’nun daha çok destek bulduğu görülüyor. Ankara’da parti tarafından yaptırılan anketlerin neredeyse tamamında Yavaş önde. Bu iki ile bakanlar ve Erdoğan daha fazla ağırlık vererek, şu anki görünümü değiştirmeye çalışacak” dedi.

Aynı kaynak, İstanbul ve Ankara için geçerli olan “endişe verici” durumun Antalya ve Bursa gibi bazı iller için de söz konusu olduğunu vurguladı”.

 

Bas bas paraları seçmene, gitsin oy versin vatan hainlerine!

 

 

Şahsi websitemdeki yenilemelere dikkatinizi çekerim

 

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları