Sosyal Medya
**8*

Dr. Baki Demirel Yazdı: Türkiye’de Enflasyon Dinamikleri; Pratik ve Literatür Bize Ne Söylüyor

6 Kasım 2019

Türkiye ekonomisinin enflasyonla ilgili gündemi her zaman canlılığını korumuştur. Enflasyonun nedenlerine yönelik tartışmalar ülke ekonomisinin kendine özgü koşulları içinde ya da göz ardı edilerek devam etmektedir. TCMB kredibilitesine bağlı olarak dirençli, yapışkan bir enflasyona sahip olduğumuz ise çok eski bir gerçektir. Nitekim Mishkin (2004) çalışmasında enflasyon hedeflemesi uygulamasının başarılı olabilmesi için MB kredibilitesinin yüksek olmasından söz edilmektedir.

Buna karşın Türkiye’nin enflasyonla mücadelesi yapışkanlığı oluşturan nedenleri ortadan kaldırmaktan çok bu nedenlerin sonuçlarını baskılamak biçiminde devam etmiştir.

Enflasyonun bilinen en temel nedenleri, aşırı kredi genişlemesi, bütçe açıkları, verimlilik üzerinde gerçekleşen ücret artışları ve ülkenin dışa açıklık derecesine bağlı olarak küresel fiyat değişimleridir diyebiliriz. Bu koşullar her zaman ve her durumda geçerlidir gibi Monetarist bir iddiaya sahip değilim ancak ülke ekonomisinin potansiyelinin üzerinde büyümesine neden olabilecek aşırı kredi genişlemesi ve kamu harcamalarının oluşturduğu geniş bütçe açıkları yüksek enflasyona neden olabilecek koşulları oluştururlar. 2017 Türkiye ekonomisi bu duruma çok iyi bir örnektir diye düşünüyorum.

Diğer yandan Dünya Bankasının aşağıda linkini verdiğim Türkiye raporunda da belirtildiği gibi dış borç stoku yüksek ekonomiler ülke para birimlerinin yabancı para birimleri karşısındaki yüksek değer kayıplarına karşı dirençsizdirler. Finansal olmayan özel sektörün FX (yabancı para) borçlarının yüksek olması kur şoklarının bilançolarda erozyona ve üretim kayıplarına neden olmaktadır. Özellikle üretim için ithal girdiği bağımlılığı yüksek sektörlerde kur şokları maliyet artışlarına neden olarak enflasyon üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Aşağıda @vermetrik twitter hesabından aldığım iki grafik yukarıda söylediklerime görsellik kazandırmaktadır. İlk grafik finansal olmayan özel sektör borçlarının geldiği noktayı ikinci grafik ise Yİ-ÜFE (üretici fiyatları) değişmelerini göstermektedir. İkinci grafikte üretici maliyetlerinin kur şoku ile birlikte hızla yükseldiğini ve daha sonra düştüğünü görmekteyiz.  İlk durumun nedeni aşağıda ele alacağım döviz kuru değişmelerin enflasyona etkisi kaynaklıdır. Düşmesinin nedeni ise TÜİK’ ten ele aldığım tablodan da görülebileceği gibi ara malı ithalatının azalması (üretim kaybı sonucu olarak) ve enerji fiyatlarındaki düşmedir. Enerji maliyetlerindeki azalmayı küresel petrol fiyatlarının olumlu katkısı veya enflasyonun küresel boyutu olarak tarif edebiliriz.

Grafik 1. Finansal Olmayan Özel Sektör Dış Borç Stoku

Kaynak: @verimetrik 4 Kasım 2019

Grafik 2. Yİ-ÜFE : 2014-2019 Aylık

Kaynak: @verimetrik 4 Kasım 2019

Tablo 1. Ana Sanayi Gruplarına Göre Üretici Fiyat Değişmeleri

Kaynak: TÜİK Bülten

Döviz şokları ya da kurdaki değişmelerin etkisi sadece maliyetler üzerine değil enflasyon sepetindeki ithal malları nedeniyle TÜFE üzerinde de görülmektedir. Aşağıda yine @verimetrik kaynaklı grafik 3 de görüleceği gibi kur şoku TÜFE üzerinde sert bir yükselişe neden olmuştur. Kur şokunun etkisi zayıfladığında enflasyon ya da genel fiyat artış hızında belirgin bir yavaşlama ortaya çıkmıştır. Elbette enflasyonun düşmesinde (fiyat artış hızının yavaşlamasında) baz etkisini ve mevsimsel etkileri ihmal etmiş değilim. Kur hareketlerinin önemli bir neden olduğunu söylemeye çalışıyorum.

Grafik 3. TÜFE : 2014-2019 Aylık

Kaynak: @verimetrik 4 Kasım 2019

Çok uzun bir giriş olan bu yazıda asıl işlemek istediğim konu ise döviz kuru enflasyon ilişkisi ve yine enflasyonun küresel boyutunu akademinin içinden tartışmalarla irdelemektir.

Geçiş etkisi yani kur değişmelerinin enflasyon üzerindeki etkisi literatürde kendine geniş yer bulmuş bir alandır. Kur şoku yaşayan gelişen piyasa ekonomileri (GPE) literatürün araştırma alanlarının başında gelmektedirler. Bu konuda yapılmış çalışmalar yüksek kur oynaklığının olduğu durumlarda geçiş etkisinin asimetrik olduğu yönünde görüş bildirmektedirler. Burada bu asimetrik ilişkilerin nasıl tanımlandığını açıklamaya çalışacağım.

Asimetrik ilişkinin ilk boyutu Forbes vd (2018) çalışmasında açıklandığı gibidir. Çalışma döviz kuru volatilitesine etki eden şokları, toplam arz toplam talep şokları, parasal şoklar olarak ayırt ederek kurdaki değişmenin üretici ve tüketici fiyatlarına etki derececisini şokun kaynağına bağlı olarak açıklamıştır. Sonuç olarak parasal şoklar kaynaklı kur değişmelerinin üretici ve tüketici fiyatlarına etkisinin diğer şok türlerine göre daha yüksek olduğunu tahmin etmiştir. Yani kur değişimlerinin hepsi enflasyonu aynı biçimde etkilememektedir diyebiliriz. Çalışmanın diğer önemli bulgusu geçiş etkisinin üretici fiyatlarında tüketici fiyatlarına göre daha yüksek ve daha kısa sürede gerçekleştiği biçimindedir. 2018 Kur krizinden sonra yukarıda ifade ettiğim biçimde Yİ-ÜFE hızlı artış bu duruma bir örnek olarak gösterilebilir.

Asimetrik etkinin ikinci boyutu yurt içi fiyat katılıkları ile ilgilidir.  Eckstein ve Soffer (2008), ve Tovonony (2017) bu yönde görüş bildiren çalışmalardır. Bu çalışmalara göre geçiş etkisi, döviz kuru arttığında fiyatların artması yönünde güçlü, döviz kurunun değer kaybettiğinde fiyatları azalması yönünde zayıf olmaktadır. Bu durumun nedeni ise, zayıf yurt içi talebe bağlı oluşan fiyat katılıkları yani pazar payını kaybetme endişesi olarak gösterilmiştir.

Söz konusu literatürün Türkiye’yi ilgilendiren bir diğer boyutu ise enflasyon hedeflemesi uygulaması ve geçiş etkisi arasındaki ilişkidir. Taylor (2000) çalışması bu konuda temel referanstır diyebilirim. Taylor (2000) ve takip eden literatüre göre yüksek enflasyonlu ülkelerde geçiş etkisinin süresi ve etkisinin daha güçlü olduğu yönünde bulgular elde etmişlerdir. Bu literatürde enflasyon hedeflemesi uygulaması geçiş etkisinin azaltılmasında önemli bir seçenek olarak gösterilmektedir.

Bu noktada bir diğer çarpıcı bulgu Kabundi ve Has (2018) çalışmasına aittir. Çalışmaya göre kur volatilitesinin azalmasının enflasyon volatilitesini de azalttığı böylece enflasyon beklentilerinin politika hedef aralığında dalgalanmasına neden olduğu yönündeki bulgudur. Söz konusu bulgunun Türkiye’deki enflasyon, kur ve faiz tartışmaları içinde referans olabileceğini düşünüyorum.

Enflasyonun küresel boyutu özellikle ekonominin ticari açıklık derecesi ve küresel emtia fiyatlarındaki değişmelerle paralel olup geçiş etkisinden bağımsız değildir. Ha, Köse vd.(2019), Bems, Caselli vd.(2018) çalışmaları ve benzer çalışmalar küreselleşmenin gelişen piyasa ekonomilerinde enflasyon üzerindeki etkili olup olmadığını tartışmışlardır. Bu literatür gelişen piyasa ekonomilerinin ithal mallarına bağımlılığının artması ve yurt dışı mal fiyatlarındaki değişmeler gibi faktörlerin gelişen piyasa ekonomilerinde enflasyonu etkileyebileceği görüşünü savunmaktadırlar.

Yazı çok uzun oldu burada kesiyorum. Geçiş etkisinin asimetrisi ve enflasyonun küresel boyutuyla ilgili iki önemli çalışmayı sevgili Dr. Nazlı Karaoğlu ve Dr. Selin Karatepe hocalarımla tamamladık. İkisi de çok başarılı ve değerli akademisyenler. Çalışmalar yayınlandığında bulgularımızı burada tartışmaya açmak isterim.

Blok yazılarında biraz acemilik çektiğim bir gerçek olsa da bu yazının ne tam bir akademik ne de tam bir köşe yazısı olmasını istedim. İzin verildiği ölçüde Para Analiz de akademik çalışmalarımın özetini paylaşmaya çalışacağım. En azından daha fazla kişiye ulaşabilmiş olurum diye düşünüyorum.

Dr. Baki Demirel

@drbakidemirel

 

Yazının Kaynakçası:

Bems, Rudolf, Francesca Caselli, Francesco Grigoli, Bertrand Gruss, Weicheng Lian (2018). Is Inflation Domestic or Global? Evidence from Emerging Markets. IMF Working Paper. No: 18/241.

Eckstein Zvi and Soffer Yoav (2008). Exchange rate pass-through implications for monetary policy: the Israeli case. BIS Papers No 35.

Forbes Kristin Ida Hjortsoe, Tsvetelina Nenova (2018). The shocks matter: Improving our estimates of exchange rate pass-through Journal of International Economics 114 (2018) 255–275 http://dx.doi.org/10.17632/

Ha, Jongrim, M. Ayhan Kose, Franziska Ohnsorge, and Hakan Yılmazköy (2019). Sources of Inflation: Global and Domestic Drivers. in: Inflation in Emerging and Developing Economies: Evolution, Drivers, and Policies. The World Bank

Kabundı Alaın and Ası Mbelu Has (2018). The Exchange Rate Pass-Through Changed In South Afrıca? South African Journal of Economics Vol. 86:3 September 2018

Mishkin, S. Frederic (2004). Can Inflation Targeting Work in Emerging Market Countries. İn: Money, crises, and transition : essays in honor of Guillermo A. Calvo / edited by Carmen M. Reinhart, Carlos A. Ve´gh, Andre´s Velasco. pp. 1-34. April 15-16,2004.

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları