Sosyal Medya

Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’da tespit edilenler şaibe getiriyor, bu iptale götürür!

"İşte bunlar, ciddi manada, seçime ciddi manada bir şaibenin karıştığının ispatları. Ve bunu da tevsik ediyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’da tespit edilenler şaibe getiriyor, bu iptale götürür!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya dönüşü uçakta kendisine eşlik eden gazete çalışanlarının sorularını yanıtladı.

S-400 konusunda Erdoğan, bunun sadece Türkiye’nin değil, tüm Türkiye’nin gündeminde olan bir konu olduğunu söyledi. Erdoğan, S-400’lerin tesliminin Temmuz’dan da öne çekilebileceğini belirtti:

“Nereye gidersek gidelim herkes S-400’ü soruyor. Dışişleri Bakanımıza, diğer bakanlarımıza her yerde S-400 soruluyor; ‘alıyor musunuz almıyor musunuz, niye almıyorsunuz, vazgeçin, bırakın falan.’ Bizler de ‘bu bizim bitmiş bir işimiz, her şeyimiz tamam’ diyerek cevap veriyoruz. S-400 füze savunma sisteminin Temmuz’da teslimi söz konusu idi, belki öne de çekilebilir.”

S-400 konusunun Rusya’ya yaptıkları böyle bir seyahatte gündeme gelmemesinin mümkün olmadığını dile getiren Erdoğan, Rusya seyahatinin planlanmış bir seyahat olmadığını ifade etti.

F-35’ler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, uçakların üç tanesini önceden, dördüncüsünün de sonradan verildiğini söyledi. Erdoğan, şu an itibarıyla F-35’lerle ilgili olumsuz herhangi bir beyanın, açıklamanın söz konusu olmadığını söyledi.

Kısa süre içinde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın gerekli görüşmeleri yaptığını belirten Erdoğan, “Bunlarla ilgili olumsuz bir açıklama yok. S-400’lerle ilgili ne derlerse diyorlar. Bizim de bu konuyla ilgili tavrımız net. Kim bu konuyu açarsa onlara söylediğimiz şey bu: S-400 ile ilgili anlaşma bitmiştir, biz artık işin teslim sadedindeyiz, teslimatlar da ilan edildiği gibi, şu anda takvim çalışıyor, ve bu takvim çerçevesinde gelecek.” İfadelerini kullandı.

“13-14 bin oyla seçim mi kazanılır” şeklindeki açıklamasına değinen Erdoğan, “Burada itirazlar üzerinde bir şey konuşuluyor. İtirazlar üzerinde konuşulurken, İstanbul gibi bir şehirde, 11 milyona yakın seçmenin söz konusu olduğu bir şehirde, 30 binle başlayacak, süratle iş 13 bine kadar düşecek. Neyle? Yapılan itirazlarla. Ne yapalım biz bunun peşini mi bırakalım? İtirazlar devam edecek. Nihai karar mercii YSK. YSK verir kararı, isterse 1 oy olsun. Orası bu kararı verdiği zaman, ‘eyvallah o zaman başım gözüm üstüne’ dersin. Ama nihai merci neresi, orası.” dedi.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Biliyorsunuz geçmişte benim bir milletvekili adaylığım söz konusu olmuştu. İstanbul’da İl Seçim Kurulu bana mazbatamı verdi, ben milletvekili mazbatasını aldım, tercihli seçim sisteminin olduğu dönemde. O zaman bir arkadaşımız kalktı, ki benim altımda, ben il başkanıyım o ilçe başkanı, onu getirdik aday yaptık, listeye de koyduk. Sonra Ankara’dan YSK’ya başvurdular. YSK’ya başvurmak suretiyle benim milletvekilliğimi elimden aldılar. Tamam dedik kabul ettik.”

Milletvekilliğini elinden aldıklarında mazbatasını aldığını, elinde olduğunu ifade eden Erdoğan, “Mazbatayı iptal ettiler. Şimdi burada İstanbul gibi bir şehirde benim vatandaşım, halkım, ‘benim kalbimin mutmain olması lazım, nereye itiraz yapılacaksa yapılsın’ diyor. 13-14 bin oy fark olduğu zaman seçilmez gibi bir ifade söz konusu değil. Gelin tam manasıyla itirazları ortadan kaldıralım, şaibe şu bu kalmasın, YSK da noktayı koysun, biz de öper başımıza koyarız. Ama şu anda bunlar bunu hazmedemiyor. İtirazları hazmedemiyor. ‘Neye itiraz ediyorsun?’ Niye itiraz etmeyelim ki? Sonuna kadar işin takipçisi oluruz. YSK kararını verdikten sonra da iş biter.” dedi.

Dünyada ve Türkiye’de bunun örnekleri olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Yalova seçimleri oldu, CHP. Aynı şekilde Ağrı seçimleri oldu, malum. ABD’de bakıyorsun iş öyle bir şey ki, itiraza bile bırakmıyor. Öyle eyaletler var ki yüzde 1 fark varsa tekrar sayılıyor. Bazı eyaletler var yüzde 2. orada da tekrar sayılıyor. Bunlar yapılıyor. Bizimkiler hazmedemiyor. Aynı şey Avusturya’da oldu.” ifadelerini kullandı.

Teşkilatların içerisinde, sandıklarda tam manasıyla hakimiyette, eksiklikler kusurlar olmuş olabileceğini söyleyen Erdoğan, bu konuda çok iddialı konuşamayacağını belirterek, “Ama şunu bilmemiz lazım, son bir yasal düzenlemeyle, bir defa sandık kurulları, sandık başkanları kamu görevlilerinden oluşur. Burada, öyle şeyler olur ki, birinci derecede İstanbul’da, bakıyorsunuz, belediyenin personeli, işçi sandık kurulu başkanı olmuş. Bazı yerlerde asker üye. TSK’da görevli, sivil personel de olsa, orada sandık kurulu başkanı olamaz. Bunları tespit etmiş durumda arkadaşlarımız. Tabi bunlar, işe usulsüzlük noktasında şaibe getiriyor. Tabi, aslında samimi bir davranış olsa, bu iptale götürür.” şeklinde konuştu.

Büyükçekmece’de adaylarının Mevlüt Uysal’ın aynı zamanda hukukçu olduğunu belirten Erdoğan, “Şimdi, Mevlüt Bey bana öyle şeyler söylüyor ki ben tabi şaşırdım. Ben Mevlüt’e kendime inandığım kadar inanırım. Diyor ki mesela boş arazide, apartman var, orada seçmen başka yerden taşıma sistemiyle getirilmiş, adres orası gösteriliyor. Onu geç, iki katlı bir bina. Bina dört kat gösterilmiş, dört kat gösterilen binada seçmenler…

Erdoğan şöyle devam etti:

“Şimdi bu tevsik edildikten sonra… Orada bir defa, birinci derecede, İlçe Seçim Kurulu, seçimin yenilenmesini getiriyor. İki, aynı zamanda Büyükşehir’i getiriyor. Büyükşehir’de fark daha büyük. Benzer şeylerin Maltepe’de olduğu da söyleniyor. Şimdi, geçersiz oylar noktasındaki çalışmalarda da buna benzer birçok şeyler vardır, bilemiyorum. Şimdi mesela, bugün açıklama yapıyor muhalefetin başındaki zat…

Benim için, İçişleri Bakanıyla, Adalet Bakanıyla ne görüştün diyor… Ya ben bu ülkenin Cumhurbaşkanıyım. Ve şu anda devletin başıyım. İçişleri Bakanı da, Adalet Bakanı da benim kabinemin üyeleri. Ben onlarla her zaman her yerde her şeyi görüşebilirim ya. Ne görüştüğümü ben sana mı anlatacağım? Kaldı ki ben aynı zamanda bu partinin genel başkanıyım. Öyle de bir özelliğim var.

Böyle cahilane, hiç düşünmeden, böyle kendine göre bir algı operasyonu yapmak suretiyle güya bu işi lehine çevirecek. Böyle bir saçmalık olur mu ya? Geçenlerde bir açıklaması var, o da enteresan. ‘O benim cumhurbaşkanım değil’ diyor. Şimdi ben cumhurun başkanıyım. Ve cumhurun başkanı olmam da yeni anayasa değişikliğiyle tevsik edilmiş.

Ne diyor bu? Yeni Anayasa değişikliğiyle hem partisinin hem cumhurun başı olur, faaliyetlerini beraber yürütür diyor. Şimdi herhalde bu, bir defa anayasa değişikliğinden bile herhalde haberi yok ki, bunu kalkıp bu şekilde söyleyebiliyor.”
“Önümüzdeki terör sorunundan tavizimiz zaten olmayacak”

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler