Sosyal Medya

Ekonomi

Cari denge, Haziran’da 548 milyon dolar açık; 12 ayda 538 milyon dolar fazla verdi

Ödemeler dengesi detayları içinde dikkat çekici olan, Türkiye'nin dış finansman kaynaklarındaki kurumanın, ekonomik büyümeyi sert bir daralmaya çevirmiş oluşu.  Son 12 ayda 57 milyar dolarlık açık yarım milyar dolar fazlaya dönmüş durumda ki bu da Türkiye ekonomisi için ekonomik kriz şokunun ne kadar ağır olduğunu yansıtan en önemli verilerden bir tanesi.

Cari denge, Haziran’da 548 milyon dolar açık; 12 ayda 538 milyon dolar fazla verdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Haziran 2019 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileri açıklandı.  2018’in haziran ayında 2 milyar 471 milyon dolar düzeyinde gerçekleşen Türkiye’nin cari işlemler açığı haziranda 548 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, 12 aylık cari işlemler hesabı 538 milyon dolar fazla verdi. geçen sene haziran ayında 12 aylık cari işlemler açığı 57.143 milyon dolardı.  Öte yandan, mayıs ayı cari fazla verisi 151 milyon dolardan 317 milyon dolara revize edildi.

Güçlü turizm geliri+daralan iç talep= Cari Fazla

Söz konusu gelişmede, haziranda geçen yılın aynı ayına göre ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 1 milyar 823 milyon dolar azalarak 2 milyar 601 milyon dolara gerilemesi ve hizmetler dengesi kaynaklı girişlerin 754 milyon dolar artarak 3 milyar 166 milyon dolara yükselmesi etkili oldu.

Altın ve enerji hariç cari işlemler fazlası, haziranda geçen yılın aynı ayına göre 1 milyar 693 milyon dolar artarak 2 milyar 284 milyon dolar oldu.

Bu dönemde, hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, 646 milyon dolar artarak 2 milyar 527 milyon dolara ulaştı. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 102 milyon dolar artarak 1 milyar 64 milyon dolar oldu. İkincil Gelir Dengesi kalemi kaynaklı girişler ise 33 milyon dolar artarak 78 milyon dolara çıktı.

Finans tarafı can sıkıcı

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, bir önceki yılın aynı ayına göre 471 milyon dolar azalarak 581 milyon dolar oldu. Portföy yatırımları 2.098 milyon dolar tutarında net çıkış kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında sırasıyla 192 milyon dolar ve 130 milyon dolar net alım yaptığı görülmekte.

Yurtiçi yerleşikler yurtdışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 1.322 milyon dolar ve 1.249 milyon dolar net geri ödeme izlenmekte.

Diğer yatırımlarda 2.368 milyon dolar tutarında net giriş gerçekleşti.

Diğer yatırımlar altında, yurtiçi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1.564 milyon dolar net azalış, yurtdışı bankaların yurtiçindeki mevduatları ise 270 milyon dolar net artış kaydetti.

Yurtdışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1.043 milyon dolar, 173 milyon dolar ve 1.188 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi.

Resmi rezervlerde bu ayda 2.476 milyon dolar rezerv azalışı gözlendi.  Net hata ve noksan kaleminde rezervdeki değişime çok yakın şekilde gerçekleşen 2.778 milyon dolar çıkış ise dikkat çekiciydi.

Yeniden dengelenme değil; çakılma

Ödemeler dengesi detayları içinde dikkat çekici olan, Türkiye’nin dış finansman kaynaklarındaki kurumanın, ekonomik büyümeyi sert bir daralmaya çevirmiş oluşu.  Son 12 ayda 57 milyar dolarlık açık yarım milyar dolar fazlaya dönmüş durumda ki bu da Türkiye ekonomisi için ekonomik kriz şokunun ne kadar ağır olduğunu yansıtan en önemli verilerden bir tanesi.  Diğer yandan da yüksek faizin yarattığı ekonomik daralma ortamında azalan dış açık Türk lirası’nın sene başından bu yana gözlenen istikrarının da temel nedeni.

Haziran ayı itibarıyla devam eden bu durumun ardından Temmuz ayında Erdoğan’ın merkez bankası başkanı operasyonu ve faiz indirimlerinin amacı özellikle konut sektörü tarafında iç talep yaratmaktı.  Ancak görünen, yüklü faiz indiriminin iç talebi canlandırma etkisi sınırlı kalırken, Türk lirasının değerindeki oynaklığın özellikle kış ayları eşliğinde artabileceği.

Ödemeler dengesi detayları Türkiye ekonomisinde olanların “yeniden dengelenme” değil, “şok daralma” olduğunu bir kez daha anlatırken, önümüzdeki yıl %2,5-3 aralığında kalacak büyümenin de cari açık GSMH oranını %3 civarında tutması beklenebilir.

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler