Sosyal Medya

Ekonomi

Alaattin Aktaş: TCMB’nin Net Rezervleri Eksiye Düştü!

Dünya gazetesi köşe yazarı Alaattin Aktaş bugünkü köşe yazısında önemli bir iddiayı dillendirdi: TCMB’nin net rezervleri artık sıfırın altında… Başta TCMB buna itiraz edenler de var. Sonuçta döviz kuru net rezerv rakamlarından ciddi olarak etkileniyor. elbette eksiye düşmesi de ciddi bir endişe kaynağı... Peki gerçek ne?

Alaattin Aktaş: TCMB’nin Net Rezervleri Eksiye Düştü!

Alaattin Aktaş bu iddiasını bugün köşesine taşımadan önce bir tablo ile beraber dün Twitter’da paylaşmıştı. Aktaş’ın tweet’i şöyleydi:

Aslında yazının özeti bu tweet’te mevcut. İşin evveliyatı ise daha önce Bloomberg ve Financial Times yazılarında ortaya atılmıştı. O gazeteler TCMB’nin bankalarla yaptığı döviz swaplarının rezerv içinde sayılamayacağını iddia etmişti. Aynı zamanda kamu bankalarının dövizi düşürmek için boyuna uluslararası ve ulusal piyasalarda döviz sattığını bunun da döviz rezervini hızla düşürdüğünü yazmışlardı. Yani kamu bankalarının bu sattıkları dövizlerin aslında TCMB’nin olduğu, TCMB dövize müdahale etmiyor gibi yaparken gizlice ve dolaylı olarak müdahale ettiği öne sürülmüştü. Aynı zamanda swap’ların TCMB tarafından muhasebeleştirilmesine ilişkin de sorular ortaya atılmıştı.

Bütün bu sorular TCMB Başkanı Çetinkaya’nın yaptığı yılın 2. Enflasyon Raporu sunumunda da kendisine yöneltilmiş ancak piyasayı tatmin eden bir cevap alınamamıştı.

Büytün bu tartışmalar sürüp giderken TCMB resmi rezervleri azalmaya devam ediyordu. bugün açıklanan ödemeler dengesi rakamlarında da mart ayında TCMB resmi rezervlerinin 5,7 milyar dolar azaldığı ortaya çıkmıştı. Fakat TCMB’nin haftalık bilançolarında durum daha güncel ve daha endişe verici bir görünüm sergiliyordu. Aktaş’ın yukarıdaki tablosunda altın hariç ve kamu hariç  rezerv miktarı 10,5 milyar dolara kadar inmiş görünüyordu. Üstelik bu miktara o meşhur swaplar da dahildi.  13 milyar dolarlık swapı da hariç tutarsanız durum bir kaç milyar dolar eksi anlamına geliyordu.

Alaattin aktaş bu durumu bugün köşesine “Dövizde Tehlikeli Operasyonlar” başlığıyla taşıdı.

Aktaş’ın yazısı şöyle:

“Merkez Bankası’nın altın ve kamu mevduatı hariç net döviz rezervi 9 Mayıs’ta 10,5 milyar dolara indi. Yalnızca bir günde 1,5 milyar dolarlık azalma oldu. 8 Mayıs’ta 12 milyar dolar olan net döviz rezervinin bir gün sonra 9 Mayıs’ta 10,5 milyar dolara inmesine ne yol açtı?
Reuters ‘Merkez Bankası kamu bankaları eliyle döviz satıyor’ diye günlerdir yazıyor, kimsenin yalanladığını da görmedik. Satılan dövizin ilk gün 1 milyar dolar olduğu, daha sonra tutarın haftalık bazda 4,5 milyar doları bulduğu yazıldı.

‘DÖVİZ SATMAK HEM DE DÖVİZ YOKKEN!’

Elinizde ‘sahibi olduğunuz’ on milyarlarca dolarlık ‘net rezerv’ olur satarsınız. Ya da çok eskide kalan Merkez Bankası’nın döviz müdahaleleri gibi bir operasyon yaparsınız. Hatırlayın Merkez Bankası bankalararası piyasaya satıcı olarak girdi mi, döviz talebi bir anda kırılırdı. Ama artık işleyiş bambaşka. Şimdi bir kere, güya dövizi Merkez Bankası değil, bazı kamu bankaları satıyor. Arka kapıdan dolanıyoruz.

İkincisi daha da tehlikeli bir duruma işaret ediyor. Satılan bu döviz artık Merkez Bankası’nın dövizi değil. Çünkü Merkez Bankası dövizini sıfırladı.

‘SATILAN KİMİN DÖVİZİ?’

Nasıl olur, demeyin; oluyor işte… Merkez Bankası’nın net döviz rezervi ekside.
Merkez Bankası’nın 9 Mayısta 10,5 milyar dolar olan dövizindi swap yoluyla elde edilen dövizi düştüğünüzde rezerv eksiye iniyor.

Yani Merkez Bankası kur daha da artmasın diye piyasaya bir şekilde müdahale ederken kendisinde emaneten tutulan zorunlu karşılık dövizlerini ve swap yoluyla elde ettiği dövizleri kullanıyor.

Swap dövizinin tutarı olarak mart sonundaki resmi verileri biliyoruz. Bu yolla elde edilen dövizin toplamı 13,1 milyar dolar. Tutarı tam verelim; 13 milyar 55 milyon dolar. Bu tutarın 9 milyar 589 milyon doları bir aya kadar vadeli.

Bir de dört ay ile bir yıl arası vadeli olan 3 milyar 466 milyon dolarlık tutar var.

‘Yaklaşık 3,5 milyar dolarlık bu tutar acaba Katar’dan alınan dövizi mi gösteriyor?’
Katar döviziyse de hiç olmazsa 3.5 milyarın vadesi uzun sayılır. 9,6 milyarın vadesi çok kısa ve sonuçta Merkez Bankası bu tutarı en fazla bir ay içinde ödeyecek.

Bu arada 9,6 milyar dolar mart sonundaki durumu gösteriyor ama son dönemdeki tutarın daha da fazla olduğu tahmin ediliyor.

Mart sonundaki 13,1 milyar doları esas alsak bile Merkez Bankasının net döviz rezervi artık eksi.

Peki net rezerv sıfırlanmış ve eksiye geçilmişken Merkez Bankası teorik olarak kendisinin olmayan dövizlerle niye satış yapıyor?
Hani Merkez Bankası’nın bir kur hedefi olmazdı, ki olmaz, olmamalı, öyleyse bu satış kararını kim niye veriyor?

‘NEREYE KADAR’

Temel amacın kur artışını frenleyebilmek olduğunu herkes biliyor. Amaç, en azından 23 Haziran’a kadar kurda bir tırmanış yaşanmasını engelleyebilmek.

Bu operasyonlarla amaca ulaşmak mümkün. Şunun şurasında seçime altı haftalık bir süre kaldı çünkü.

Swap ile borç alınarak, yabancı para mevduatta zorunlu karşılık aldırılarak ya da benzeri yollarla döviz yaratılır, bu döviz piyasaya verilmek suretiyle kurun artmaması, hatta geçen hafta sonunda olduğu gibi gerilemesi bile sağlanır.

Ana nereye kadar? Bu tür operasyonları aylar boyunca sürdürmek mümkün mü?
Kur niye yükselme eğiliminde, temel soru budur.

Bu soruya yanıt vermek de yetmez tabii ki.

Yanıt bellidir zaten, önemli olan bunun gereğini yerine getirmektir.

Günü kurtarma amaçlı bu operasyonlar sorunu daha da büyütmekten başka işe yaramayacaktır.”

İLGİLİ HABERReuters: Geçen hafta kamu bankaları 4.5 milyar dolar sattıReuters: Geçen hafta kamu bankaları 4.5 milyar dolar sattı

İLGİLİ HABERMerkezin rezervleri üzerine sorular devam ediyor...Merkezin rezervleri üzerine sorular devam ediyor…

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler