Suriye’de 40 Ton Işid Altını Çalındı İddiası

Suriye’nin devlete bağlı Milli Suriye Haber Ajansı Şubat’ın 26’sında bir haber yayımladı. Haber git gide dünyada da yayılmaya başladı. Haberde ortalığı dünya çapında karıştıracak bir iddia yer aldı: ABD Işid’la anlaşıp 40 ton Işid altınını ABD’ye sevk etti. Altının bir kısmının ise YPG-PYD güçlerinin eline geçtiği ise bir diğer önemli iddia.
13:469 Mart 2019
Suriye’de 40 Ton Işid Altını Çalındı İddiası
Suriye’nin devlete bağlı Milli Suriye Haber Ajansı Şubat’ın 26’sında bir haber yayımladı. Haber git gide dünyada da yayılmaya başladı. Haberde ortalığı dünya çapında karıştıracak bir iddia yer aldı: ABD Işid’la anlaşıp 40 ton Işid altınını ABD’ye sevk etti. Altının bir kısmının ise YPG-PYD güçlerinin eline geçtiği ise bir diğer önemli iddia.

Haber “ABD ile Işid Arasındaki Altın Anlaşması” adını taşıyor. İddia şu: Şubatın 24’ünde pazar gecesi gecenin karanlığında Işid’den alınan altın külçelerini ABD’ye transfer amacıyla helikopterlere yüklendi.

İddia, altınların Suriye’nin Deir Ez Zor bölgesinde Işid’in son elde tuttuğu nokta olan Al-Baghouz bölgesinde gerçekleştiği yönünde.

ABD Başkanı Donald Trump geçenlerde yaptığı açıklamada Işid’in elindeki son bölgelerin de tamamiyle Işid’den temizlendiğini açıklamıştı. Suriye ajansı ise bu temizlemeyle ilgili iddialarını şöyle ayrıntılandırdı: ABD Işid militanlarının kaçması karşılığında bir koridor açtı ve Işidliler de bunun karşılığında ellerinde tuttukları altınları ABD’ye teslim ettiler.

Batı medyasında Zerohedge.com’da The Strategic Culture Foundation vasıtasıyla Eric Zuesse’nin yaptığı haberde yer alan İddiaya bakılırsa Işid bu son kalesinde 50 ton kadar altın tutuyordu. Işid “emirliği” savaşı bu altınlar vasıtasıyla sürdürüyordu. Peki altınları nasıl elde ediyordu? Suriye devletine göre Suriye’nin petrol sahası olan Deir Ez Zor’da çıkardığı petrolü altın karşılığı satarak… Geçmişte Suriye rejiminin ve Rusya’nın bu petrolün kimlere satıldığı konusunda Katar, Türkiye, Kürdistan Özerk Bölgesi ve İsrail’i de içine alan iddiaları olduğu biliniyor. Öyle veya böyle Işid’ın bu petrolü çıkarıp sonunda uluslararası piyasalara ulaştırdığı zaten bilinen bir konuydu. Işid’in bunu altın karşılığı yapmayı tercih ettiği veya buna mecbur olduğu da kolaylıkla tahmin edilebilir. O zaman Trump’ın açıklamasına göre Suriye’de Işid’in elindeki bu son toprak parçası da geri alındığına göre, “Işid’in elindeki 50 ton kadar olduğu tahmin edilen altın ne oldu?” sorusu haklılık kazanıyor?

Suriye ajansının iddiası bunun 40 ton kadarının ABD’ye nakledildiği yönünde. Bir kısım altının da YDG-PYD’nin etkin olduğu SDF yönetimine kaldığı söyleniyor.  Suriye yönetimi bu yapılanın Suriye’nin kaynaklarının çalınması olarak yorumluyor.

Türkiye açısından bir başka soru da şimdi artık PYD-YPG’nin sadece ABD silahlarıyla değil artık bir kısım IŞİD altınlarıyla da donanıp donanmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Tabii cevaplanmamış çok önemli bir başka soru da altın karşılığı geçip gitmelerine izin verildiği iddia edilen bu Işid militanlarının nereye gittiği…

Henüz 1 hafta önce AA’nın yaptığı bir haberde SDF’nin elinde tuttuğu 300 civarındaki Işid esirini yukarıda bahsedilen Al-Baghouz bölgesine naklederek serbest bıraktığını belirtmişti. Suriye ajansı ve Zerohedge’deki haberde altın karşılığı koridor açıp diğer Işid militanlarının kaçmasına göz yumulduğu iddia edilen yer de işte bu Al-Baghouz! Eğer bu haberler doğruysa SDF’nin elindeki esirler de serbest kaldıktan sonra oradaki son Işidlilerle birlikte açılan koridordan kaçmış olabilir. Aynı soru yeniden gündemde: Nereye gittiler?

Batı ülkeleri bırakınız kendi ülkelerinden Suriye’ye gelen normal Işid militanlarını, onların kendi vatandaşları olan eş ve çocuklarını bile geri almıyor. Bu sorun ABD ve Avrupa ülkeleri arasında ABD’nin elindeki Avrupalı Işid militanları nedeniyle git gide büyüyen bir sorun halini aldı.

AA’nın ilgili haberine dönecek olursak militanların Türkiye’ye kaçma endişesinin haberde apaçık yer aldığı görülüyor. AA ajansı haberinde konu özetle şöyle yer almıştı:

“AA’nın YPG/PKK’nın işgalindeki Bagoz, Şeddadi ve Hol’deki güvenilir kaynaklardan aldığı bilgiye göre, terör örgütü, DEAŞ’la yaptığı anlaşma çerçevesince önceki gün 300’e yakın örgüt mensubunu salıverdi. YPG/PKK’nın serbest bıraktığı DEAŞ’lılar, Bagoz, Şeddadi ve Hol’e götürüldü. Ancak daha sonrasında nereye gittikleri konusunda net bilgi bulunmuyor.

AA’ya göre 1 Mart’ta yaptığı haberde YPG/PKK, isteyen teröristlere kendi kontrolünde olmayan yerlere çıkış güvencesi vererek, Türkiye güzergahını açmış olduğunu yazmıştı.

İki terör örgütünün anlaşması, DEAŞ’lıların Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatı bölgelerine ve oradan Türkiye topraklarına sızma tehlikesini ortaya çıkarmıştı.”

Bütün bu konular, başlıca konunun güvenli bölge olan Türkiye-ABD görüşmelerinin bir başka ve çok önemli konusunu teşkil ediyor. Bilindiği gibi ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ve heyeti geçen hafta bu konuları görüşmek üzere Ankara’daydı. Jeffrey’in bu ziyareti 1 ay içinde Türkiye’ye yaptığı ikinci ziyaret. Son görüşmede bir anlaşmaya erişilip erişilmediği, erişildiyse ne tür bir anlaşmaya varıldığı ise henüz bilinmiyor.

Yorumlar

Son güncelleme: 13:469 Mart 2019
Paylaş Tweet