Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Jeremy Corbyn*: Anlaşmasız Brexit’i durdurmak için…

Anlaşmasız Brexit'i durdurma savaşı, AB'den ayrılmak isteyenlerle üyeliğin devamlılığını isteyenler arasındaki bir kavga değil. Referandum sonucunu en tepedekilere daha da fazla güç ve zenginlik akıtmak için gasp eden birkaç kişiye karşı yığınların mücadelesi.

Jeremy Corbyn*: Anlaşmasız Brexit’i durdurmak için…

Bu sonbaharda ülkemiz, bizi anlaşmasızlık uçurumunun kenarına sürükleyen Boris Johnson’ın Muhafazakarlarıyla bir krize doğru ilerliyor. Anlaşmasızlık insanların ekmeğini yok etmekle kalmayacak, dükkanlardaki gıda fiyatlarını yükseltecek ve Ulusal Sağlık Sistemi’mizi (NHS) ABD’li özel şirketlerin kontrolüne açacak.

Bu hükümetin üzerinde hiçbir yetkisinin olmadığı, yıkıcı bir anlaşmasız Brexit’i durdurmak için gereken her şeyi yapacağız. İşte bu yüzden Salı günü Johnson’ın anlaşmasız Brexit’e doğru pervasız hücumunu nasıl durdurabileceğimizi tartışmak üzere muhalefet partilerinin katılacağı bir toplantı düzenledim. Kaybedilecek daha fazla şeyimiz olamazdı.

Uzun hafta sonu boyunca Muhafazakarların, ellerinde dilenci kaseleriyle milyarder risk portföyü yöneticilerine gidip sonbaharda yapılacak bir genel seçim için para topladığı yönünde haberler gelip durdu. Kimsenin bu süper zengin bağışçıların ne için para ödediği konusunda şüphesi olmasın: Anlaşmasız Brexit’in doğuracağı kaos ve belirsizlik, pound aleyhine bahse giren spekülatörler için bir altın madeni.

Fakat süper zenginlerin anlaşmasız ayrılığı destekleyen unsurları için kazanç, sadece bununla sınırlı kalmayacak. Eğer 31 Ekim’de bir anlaşma yapmadan AB’den ayrılırsak krizi, tıpkı 2010’dan beri yaptıkları gibi, sadece kendilerine yarayan ama başka herkese zarar veren politikaların yürürlüğe sokulması için kullanacaklar. Amaçları işçilerin güç kaybetmesi; tüketicileri koruyan düzenlemelerin zayıflatılması; bankaların, zenginlerin ve büyük şirketlerin vergi yükümlülüğünün ve bunun yanında onların gücü kötüye kullanmasını engellediği zannedilen yönetmeliklerin hafifletilmesi olacak.

Boris Johnson ilk ayını “ilk önce Trump” politikasını izleyerek geçirdi. Trump-Johnson bağı gezegenimiz için büyük tehlike. Amazon yangınlarının acı bir şekilde ortaya koyduğu üzere, iklim felaketini önlemek uğruna harekete geçmek için bu kadar az zamanımız varken, iklim tehlikesini ya tamamen reddeden ya da bu felaket karşısında burun kıvıran üç adam -Trump, Johnson ve Brezilya’nın Bolsonaro’su- arasında bir ittifak gelişiyor. Ve başbakanımız da Trump’a sırnaşıyor çünkü aslında anlaşmasız Brexit demek Trump’la anlaşmalı Brexit demek. Böyle bir Brexit egemenliğimizi yeniden tesis etmeyecek, aksine bizi dişlerini NHS’mize geçirmek, çelik sanayimizin sonunu getirmek ve gıda standartlarımızla hayvan hakları yasalarımızı aşındırmak için sabırsızlanan Trump ve büyük ABD şirketlerinin insafına bırakacak.

Ülkenin geri kalanının aksine, Trump’la anlaşma Johnson’ın bağışçılarının işine gelecek.

Sadece en zenginler için işleyen bir ekonominin onlarca yıl dışında bırakılmış insanlar; hayatları ve toplulukları üzerindeki kontrolü kendi eline almak için AB’den ayrılma yönünde oy kullanmıştı. Ne var ki planlanan şey, toplumumuzdaki devasa eşitsizliği ve güvensizliği sadece artırır, azaltmaz. Buna karşılık İşçi Partisi, Birleşik Krallık’ın her bölgesine ve devletine 250 milyar pound değerindeki bir altyapı programıyla yatırım yapacak ve her kasabaya iş ve refah getirmek için yeni bir bölgesel kalkınma bankası ağı oluşturacak.

Anlaşmasız bir bankacılar Brexit’iyse, ekonomik bakımdan en fazla zarar görmüş topluluklar için kötü olan durumu daha da beter hale getirecek. Johnson ve etrafındakiler felaket kapitalizminde fırsat görüyor. Bunun hakkında yazıp, konuşup durdular ve şimdi de bunu hepimize dayatabileceklerini düşünüyorlar. Son derece dolaysız bir biçimde süper zenginlerin çıkarlarını temsil ediyor ve işçi sınıfının çıkarlarını tehdit ediyorlar.

Anlaşmasız Brexit’i durdurma savaşı, AB’den ayrılmak isteyenlerle üyeliğin devamlılığını isteyenler arasındaki bir kavga değil. Referandum sonucunu en tepedekilere daha da fazla güç ve zenginlik akıtmak için gasp eden birkaç kişiye karşı yığınların mücadelesi.

İşte bu yüzden İşçi Partisi anlaşmasız bir bankacılar Brexit’ini durdurmak için gereken her şeyi yapacak. Halk ülkemizin geleceğine karar verebilsin diye bir doz demokrasi talep ediyoruz. Bu ya Johnson’ın anlaşmasızlık planını bir Son Söz referandumuyla test etme yürekliliğini göstermesiyle ya da genel seçimlere gidilmesiyle gerçekleşebilir. Böyle bir seçimde İşçi Partisi, güvenilir bir Ayrılma seçeceğiyle beraber Kalma seçeceğinin de olacağı bir referandum önerecektir. İşçi Partisi Brexit krizinin nasıl çözüleceği kararının meşru olabilmesi için tekrar halka sorulması gerektiğine inanıyor.

Ama bu anlaşmasızlık felaketini durdurabilecek diğer seçenekleri de, mesela yasa geçirmek gibi, göz ardı etmiyoruz. Tüm bu seçenekleri salı günü diğer muhalefet partilerinin liderleriyle tartıştım. Umarım iyi bir çalışma düzeninde anlaşabilir ve anlaşmasız bir ayrılığın tehlikelerini gören diğer parlamento üyelerini aramıza katabiliriz.

Boris Johnson’ın 100 binden az Muhafazakar Parti üyesinden aldığı yetki; ona bir bankacılar Brexit’i ile ülkenin en zengin kesimine daha fazla güç ve zenginlik verme hakkı tanımaz.

Johnson’ın gücü süper zengin bağışçılarından ve destekçilerinden geliyor ama ülkemizdeki gerçek güç halka ait. İşte bu yüzden inanıyorum ki tüm çeşitliliğimizle bir araya gelebilir, anlaşmasız Brexit’i yenebilir ve sonra siyasetimizi, ekonomimizi ve toplumumuzu tepedeki küçük bir elit tarafından değil de zenginliğin asıl üreticileri tarafından yönetilecek şekilde dönüştürebiliriz.

*Jeremy Corbyn Birleşik Krallık İşçi Partisi’nin lideri

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler