Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

25 yıl sonra yeniden Çin’e “manipülatör” damgası: Dengeler nasıl değişebilir?

Bill Clinton'un 1994'te Çin'i "kur manipülatörü" ilan etmesinden bu yana ABD hiçbir ülkeyi bu uygulamayla suçlanmamıştı, piyasaların verdiği hızlı tepkilere ek olarak önümüzdeki dönemde risk iştahındaki düşüşün sertleşebileceğinden endişe ediliyor

25 yıl sonra yeniden Çin’e “manipülatör” damgası: Dengeler nasıl değişebilir?

Çin yuanının dolar karşısındaki değer kaybını sürdürmesi ve 2008’den bu yana en düşük seviyesine gerilemesi sonrası ABD Hazine Bakanlığı Çin’i resmen “döviz manipülatörü” ilan etti.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton’un 1994’te Çin’i “kur manipülatörü” ilan etmesinden bu yana hiçbir ülke bu uygulamayla suçlanmamıştı.

ABD Hazine Bakanlığının Pekin yönetimini, “döviz manipülatörlüğü” yapmakla suçlaması piyasalarda ticaret savaşında yeni cephenin kur üzerinden açılması olarak yorumlanırken, buna bağlı olarak hisse senedi piyasalarında sert düşüşler görüldü.

ABD’nin Çin’i döviz manipülatörü ilan etmesinden kısa sonra atılan adımlar, Çin dışında işlem gören yuanın yükselmesinde etkili oldu.

Çin cephesi ise ABD’nin açıklamaları sonrasında boş durmadı. Çin Merkez Bankası (PBOC) günlük yuan referans kurunu analist beklentilerinden daha güçlü bir seviyede belirledi. Ayrıca banka, Hong Kong’da yuan cinsinden tahvil satışı planladığını açıkladı.

Analistler, ABD’nin Çin’i “döviz manipülatörü” olarak ilan etmesinin, yeni gümrük vergileri ve yaptırımlar gelebileceği endişelerini artırdığını belirterek, Çin’den beklenen misilleme adımlarının da bugün itibarıyla başladığına dikkati çekti.

Çin Ticaret Bakanlığı, tarafından yapılan açıklamada Çinli şirketlerin ABD’den tarım ürünleri alımının geçici olarak durdurulduğu bildirildi. Bu gelişmelerle yatırımcıların güvenli liman olarak görülen enstrümanlara yönelmeye devam ettiğini kaydeden analistler, gelişmiş ülke tahvil faizlerinin tarihi düşük seviyelere gerilediğini söyledi.

Uzmanlar ne diyor?

Alnus Yatırım paylaştığı günlük notunda gelişmeleri şöyle değerlendirdi: “Hani geçen yıl Trump’ın ilk 50 milyar dolarlık ürüne vergi koyması üzerine Çin de, ABD’den ithal edilen 50 milyar dolarlık 106 ürüne  % 25 gümrük tarifesi getirmişti.

Ama Trump önce 50, sonra 200 milyar dolarlık ürüne % 25 vergiyi koydu. ABD’nin Çin’e toplam ihracatı 120 milyar dolar! Çin hepsine vergi koysa ne yazar. Üstelik 2020’de Trump 300 milyar dolarlık üründe vergiyi % 25’e çıkaracak. Çin’in vergi gelmiş olan 250 milyarlık kısma ödenen vergi 62,5 milyar dolar. Gelen % 10 ile 30 milyar dolar daha yük bindi. 45 milyar daha yolda. Yani 92 milyarlık yük geldi + 45 gelecek. Ticaret savaşının boyutu kabaca böyle. Yan etkileri ile zarar daha da büyüyecek.”

Analizin devamında Amerikan piyasalarına dair endişelerden bahseden kurum şöyle devam etti “ABD’nin 2015 yılında aldığı karara göre, bir ülkenin “kur manipülatörü” olarak kabul edilebilmesi için GSYH’sinin en az % 2’sini 1 yıldır kur manipülasyonuna harcaması gerekiyor. Tabi Çin, bu tanıma uymuyor, fakat Trump’ın Çin’i “kur manipülatörü” sayma yetkisi bulunuyor. Başkan o kadar gaza gelmiş ki 1994 yılından beri ilk kez ABD Başkanı bir ülkeyi “kur manipülatörü” ilan etmiş oldu.

1986’dan beri ABD Çin’e ticaret açığı toplamı olarak 5 trilyon dolar para aktardı. Çin bu sayede ihya oldu. Paralarının çoğunu da ABD sermaye piyasalarına yatırdılar. Birkaç yıldır azaltsalar da ABD tahvillerinin 1.1 trilyon dolarlık kısmı Çin’de. Ve Çinli yatırımcılar sanki dün satışa geçti. Apple % 5 düşerken S&P500 % 3.0 düştü. Korkudan; ABD 10 yıllık faizi % 1.75’e indi altının ons fiyatı 1465’e çıktı. Bugün ve sonrasında ara ara tepki gelse de korku dağları sararsa risk artışına karşı tedbirli olunmalı.”

Kara Pazartesi

GCM Yatırım ekonomisti Enver Erkan da Amerikan piyasalarında yaşanan düşüşleri  kara pazartesiye benzetiyor ve şöyle yorumluyor “…Varlık fiyatlarında Fed ile başlayan tüm pozitif havayı tamamen tersine çevirerek varlık fiyatlarında bir nevi kara Pazartesi yaşanmasına neden olmuştur.

Riskten kaçış fiyatlamasında altın 6 yılın yüksek seviyelerine ulaşırken, ABD borsa endekslerinde sert düşüşler öne çıkmıştır. S&P500 endeksi 2800 seviyesinin altında 2770 seviyelerini test ederken düşüler 2019 yılının en kötüsü olarak yorumlanabilir.

ABD 10 yıllık tahvil faizi %1.6705 düşük seviyesine kadar geriledikten sonra toparlanarak %1,7648 seviyelerinde dengelenmektedir. Bu noktada Çin’in Yuan değerinde stabilizasyonu sağlayacağı açıklamaları risk algısında bir miktar toparlanmaya neden olmuştur.

Özetle riskten kaçış modunun ana belirleyici Trump ve Trump’a karşı kur hamlesi alan Çin olduğundan oynaklığın kısa sürede normalleşme ihtimali zayıf olabilir. Son sözü Trump söyleyeceğinden varlık fiyatlarında en kötüsünün geride kaldığını söylemek için erken olabilir.”

Borsalarda sert geri çekilmeler

Dün ABD’de açıklanan ISM imalat dışı endeksin beklentilerden düşük gelmesi ve kur savaşı tedirginlikleriyle satış baskısı altında kalan New York borsasında, Dow Jones endeksi yüzde 2,90, S&P 500 endeksi yüzde 2,98 ve Nasdaq endeksi yüzde 3,47 değer kaybetti.

Avrupa borsalarında da satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, Almanya 10 yıllık tahvil faizleri yüzde eksi 0,51 ile tüm zamanların en düşük seviyesine indi. Dün açıklanan hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi verilerindeki gerilemenin de etkisiyle Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,80, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 2,47 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,19 düşüş kaydetti.

Dün ABD ve Avrupa borsalarındaki negatif seyir Asya piyasalarıyla bugüne de taşındı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,4 değer kaybetti.

Yurt içinde, dün açıklanan enflasyon verisinin yıllık yüzde 16,65’e yükselmesine karşın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının rezerv artırıcı adımları ile döviz kurları sakin bir seyir izlerken, Borsa İstanbul’da küresel piyasalara paralel düşüş eğiliminin devam ettiği görüldü. BIST 100 endeksi günü yüzde 1,01 azalışla 98.673 puandan tamamlarken, dün 5,5715’ten kapanan dolar/TL bugün bankalararası piyasanın açılışında 5,5560 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru, yurt dışında ise ABD Merkez Bankası üyelerinin açıklamalarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 97.200 seviyesinin destek, 100.000 puanın direnç konumuna geldiğini ifade etti.

Sadece borsalar ve tahvillerde değil petrol fiyatlarında da gelişmelerin etkisi görülüyor.

İntegral Yatırım yorumlarında “ABD ile Çin arasında yükselen ticaret anlaşmazlığı petrol fiyatlarını aşağı çekiyor. Ticaret görüşmelerinde yaşanan tıkanıklık sonrası iki ülke arasındaki misillemeler global büyümeye zarar verecek düşüncesiyle petrol fiyatlarını baskılıyor. Bugün Amerikan tipi ham petrol 55.24$ ve Brent petrol 60.40$ seviyesinde bulunuyor. Bu konuda ABD ve Çin tarafından gelebilecek olası açıklamalar petrol fiyatlarında etkili olabilir. Bugün API tarafından özel petrol stoklarının açıklanması bekleniyor.” diyor ve ekliyor “Amerikan tipi ham petrol düşüş sonrası dengelenme eğilimi gösteriyor. Buna karşın WTI’da teknik göstergeler zayıf. WTI’da 53,50 dolar destek konumunda iken, bu seviyenin aşağı kırılması halinde satış baskısı artabilir. 56,10 dolar direnç konumunda.”

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler