Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

2019 faiz beklentileri: Önemli Merkez Bankaları “duraklat” düğmesine basıyor

Dünyanın önde gelen Merkez Bankaları bu yıl faizler konusunda ne yapacak? Amerika, AB, İngiltere, Çin, Japonya ve Hindistan'a ek olarak Türkiye Merkez Bankası'na dair beklentiler nasıl şekilleniyor?

2019 faiz beklentileri: Önemli Merkez Bankaları “duraklat” düğmesine basıyor

Yavaşlayan küresel büyüme ve enflasyon karşısında politika yapıcılar an itibariyle kenara çekiliyorlar, hatta kimileri bununla da yetinmeyip güvercin bir tutum takınmaya başlıyor. Fed, önümüzdeki dönemde sabırlı davranıp faiz oranlarının artmayacağının sinyallerini veriyor. Avrupa Merkez Bankası, taze banka kredisi formunda yeni teşvikler düzenliyor.

Bloomberg tarafından hazırlanan “Merkez Bankaları Görünümü” raporu önemli merkez bankalarının bu yıl duraklat düğmesine basacağı öngörüsünü yansıtıyor.

Aşağıda büyük merkez bankalarının 2019 sonuna kadar para politikasını nasıl değiştireceği konusunda tahmin ve beklentileri bulabilirsiniz. Tüm faiz oranı ve tahmin verileri 3 Nisan 2019 itibariyle düzenlenmiştir.

Her ne kadar küresel ekonomi en nihayetinde toparlanabilecek ve yetkilileri yeniden sıkı para politikalarına yönlendirebilecek potansiyele sahip olsa da, en azından yakın bir gelecek için faizlerin zirve noktalarında bulunduğunu söylemek mümkün. Faiz piyasaları da zaten bu güvercin yaklaşımlara kredi verip, faiz indirimlerini fiyatlandırmaya başladılar bile.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşlerine gelince…

Tom Orlik “İlk çeyrekte küresel büyümede beklenenden daha yavaş bir seyir ve aşağı yönlü riskler, merkez bankalarının bekle ve gör moduna geçmesi anlamını taşıyordu. İleriye baktığımızda, büyümenin biraz ivme kazanmasını bekliyoruz. Para politikası belirleyicileri için bir sonraki zorluk, piyasaları aşırı güvercin beklentilerinden uzaklaştırmak olacaktır.” diyor.

Bloomberg tarafından hazırlanan raporda 23 Merkez Bankası’na yer verilmiştir. Biz sizler için

Amerikan Merkez Bankası (FED)

Mevcut politika faizi: %2,50

2019 Sonu Beklentisi: %2,50

Fed, 2019 yılının başında, bu yıl faiz oranı artışı beklentilerini ortadan kaldıran şaşırtıcı bir U dönüşü gerçekleştirdi ve ardından Mart ayında yapılan toplantısında 4 Trilyon Dolar’lık bilançosunu küçültme planları önce yavaşlatma daha sonra da yılın ikinci yarısında durdurma kararı alarak takındığı güvercin tutumu pekiştirdi. Şimdi, küresel büyüme de sıkıntılı bir görünüm aldığı için, yatırımcılar bir sonraki faiz hareketinin artırım değil indirim olacağı görüşüne sahipler. Son zamanlarda, Başkan Jerome Powell üzerindeki politik baskı da bir hayli artmış durumda. Başkan Donald Trump ve ekonomi danışmanları, halka açık bir şekilde Fed’in Aralık ayındaki faiz artırımının bir hata olduğunu ve şu anda yüzde 2,25 ila yüzde 2,5 arasında olan federal fon oranında 50 baz puanlık bir düşüşün gerekli olduğunu yüksek sesle dile getiriyorlar.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri – Carl Riccadonna: “Fed’den beklentimizi 2019 (Aralık) ve 2020’de birer faiz artışı olarak değiştirdik. Powell’ın duraklamasının ve bir miktar zayıf ekonomik verinin ardından getiri eğrisinin aşırı düzleşmesi, Fed’in tekrar sıkılaştırma yoluna girmesini geciktirecektir. Bununla birlikte, 1Ç’de yumuşak verilerin belki de ilk yarının tamamına yayılma ihtimali olsa da, akabinde büyümenin ortalama trendinin üzerine çıkmasını bunun da işsizliği düşürmesini ve maaş enflasyonunu artırmasını bekliyoruz. Tüketici enflasyonu bunun sonucunda hızlanacaktır. Bu sonuçta politika yapıcıları, reel faizleri sıfıra yakın tutmak için harekete geçmek zorunda kalacaklardır. Powell duraklamasının altında yatan karamsarlık, sonuçta abartıldığını kanıtlayacak.”

Avrupa Merkez Bankası (ECB)

Mevcut politika faizi: %-0,40

2019 Sonu Beklentisi: %-0,40

Mart ayında, AMB euro bölgesindeki yavaşlamayı kabul ve teyit etti ve bankalar için yeni bir ucuz kredi düzeneği açıklamanın yanı sıra faizleri daha da uzun süre düşük tutacağının sözünü verdi.

Başkan Mario Draghi daha sonra merkez bankasının negatif faiz oranı politikasının bankaların bilançoları üzerindeki etkisini yumuşatması gerekebileceğini açıkladı. Bu, İsviçre veya Japonya’daki meslektaşları tarafından kullanılan katmanlı bir sistem biçimini alabilir, ancak yetkililerin bu tür bir önlem üzerinde bir fikir birliği oluşturması zaman alacak gibi gözüküyor.

Faiz oranlarının bu yıl artmayacağı konusundaki verilen söz, Draghi’nin Kasım ayının başında sona erecek olan görev süresinde faiz artışı yapmayacağı anlamına geliyor. Draghi’nin yerini almak için bir yarış olsa da burada son karar politikacılar da olacak, ve onların da kararlarını Mayıs sonundaki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce vermeleri beklenmiyor.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri – David Powell: “Avro bölgesindeki yavaşlama, AMB’nin Mart ayında ileriye dönük rehberliğini değiştirmesine neden oldu ve faiz oranlarının artık yaz boyunca yerine yıl sonuna kadar aynı kalacağını teyit etti. GSYİH büyümesinin yavaşlamasının geçici olmasını ve genişlemenin hızının yılın ikinci yarısında trend ortalamasına dönmesini bekliyoruz. Enflasyonun da yavaş yavaş yükselmesiyle yeni yönetim kurulunun Mart 2020’de mevduat oranını 15 baz puan yükseltmesi muhtemel.”

Japon Merkez Bankası (BoJ)

Mevcut politika faizi: %-0,10

2019 Sonu Beklentisi: %-0,10

Japonya Merkez Bankası, Avrupa’daki “Japonyalaşma” konusundaki endişelerin arasında ve de parasal genişlemeye dönülmesi konusunda benzerlerinde kesinlikle daha az garip görünüyor. Ancak bu, Başkan Haruhiko Kuroda’nın karşılaştığı zorlukları azaltmıyor, bu zorluklar sadece artıyor. Fiyatlara etki eden sekiz etkene dayana Bloomberg Enflasyon Barometresi, önümüzdeki aylarda bir yavaşlamaya ve de bunun yaz aylarında deflasyona dönüşebileceğine işaret ediyor. JMB gözlemcilerinin üçte birinden fazlası Kuroda’nın bir sonraki politika hamlesinin normalleşmeye doğru bir adım atmak yerine daha da gevşetmeye yönelik olacağını düşünüyor.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri – Yuki Masujima: “Artan dış riskler ve de Ekim ayındaki kdv artışları düşünüldüğünde , JMB politikalarını 2020 ortalarına kadar değiştirmemelidir. Enflasyonun mevcut ortamda hızla% 2’ye yükseltilmesi için JMB’nın finansal açığı genişletmek için parasal cephede çok daha fazla zorlamasını gerektirecektir. Ancak bu, ekonomiyi herhangi bir kriz döneminde daha savunmasız hale getirecek olan daha büyük finansal dengesizliklerin maliyetine katlanmakla mümkün olacaktır.”

Çin Merkez Bankası (PBOC)

Mevcut politika faizi: %4,35

2019 Sonu Beklentisi: %4,35%

Ekonominin bazı iyileşme işaretleri göstermesi ve ABD ile ticaret görüşmelerinde ilerleme gösterilmesi nedeniyle parasal gevşeme beklentileri bir miktar zayıfladı. Düşük munzam karşılık oranları ile likidite enjeksiyonları devam edecek olsa da geçen yıla göre bunların da hızında bir düşüş olması söz konusu.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri – Chang Shu: “Ocak ayındaki 100 baz puanlık indirimlerin üzerine yılın geri kalanında da munzam karşılık oranlarında indirim beklemeye devam ediyoruz. Banka kredileri için desteğin sürdürülmesi ihtiyacı göz önüne alındığında, bir sonraki indirim yılın ikinci çeyrekte gelebilir. Bu politika desteklerinin bir yönü de küçük özel şirketlere fon sağlamak için tıkalı borç verme kanallarını açmaktır. Bunu başarmak için, ÇMB’nın munzamlarda hedefli indirim, hedefli orta-vadeli borç verme fasiliteleri, iskonto kredileri ve de küçük şirketlere kredi destekleri gibi hedefli önlemleri kullanmaya devam etmesi beklenmektedir.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)

Mevcut politika faizi: %24,00

2019 Sonu Beklentisi: %20,00

Türkiye enflasyonu resmi hedefin dört katı seviyesinde seyrederken, Başkan Murat Çetinkaya faiz indirimleri için enflasyonda kalıcı düşüş sinyalleri görmek istediklerini söylemişti . Ancak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ekonomiyi durgunluktan kurtarmaya çalışırken dikkatini tekrar faiz oranlarını düşürme konusuna vermesi durumunda Çetinkaya’nın işi biraz daha karmaşık hale getirebilir.

Yatırımcılar, merkez bankasının enflasyon görünümünün öngördüğünden daha erken bir gevşeme döngüsünü başlatacağından endişe ediyorlar. Ancak, büyümeyle ilgili endişelenmek için de nedenler var: sanayi üretimi, 2018’i dokuz yıldan daha uzun bir süredir en büyük düşüşüyle kapattı ve ekonomik güven, 2009 küresel krizinden bu yana en düşük seviyeye geriledi. Ekonomistlerin çoğu, merkez bankasının gelecek çeyreğe kadar gevşemeye başlayacağını tahmin ediyor ve ortalama olarak, yıl sonuna kadar 350 baz puandan fazla indirime gidileceğini bekliyorlar. Bazı yatırımcılar ise ilk faiz indirimi için en azından yılın ikinci yarısının beklenmesi gerektiği görüşündeler.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri -Ziad Daoud: “Merkez bankası için yaşam basitti. Ekonomik durgunluk ve enflasyonun düşmesiyle birlikte, 2Ç’den başlamak üzere agresif bir faiz indirim dönemine girilecekti. TL’deki son yalpalama tüm bunları değiştirdi. Gevşetmek yerine, merkez bankası 22 Mart’ta haftalık repo ihalelerini iptal etmek suretiyle faiz oranlarını üstü örtülü bir şekilde artırdı. Bunu, Nisan ayında yapılacak bir sonraki toplantısında repo oranındaki 150 baz puanlık bir artışla resmileştirebilir. Bu yüzden muhtemeldir ki parasal gevşeme yılın ikinci yarısına kadar beklemek zorunda kalacak.”

Hindistan Merkez Bankası (RBI)

Mevcut politika faizi: 6%

2019 Sonu Beklentisi: 6%

RBI bu yıl major merkez bankaları içerisinde en agresif biçimde faiz indirimi gerçekleştiren banka durumunda. 2018 yılında gerçekleştirilen 50 baz puan tutarındaki faiz artışlarını bu yılki iki indirimle geri almaya çalışıyor.

Enflasyon Merkez Bankası’nın orta vadeli %4 hedefinin oldukça altında seyrediyor. Bu durumda Merkez Bankası Başkanı Shaktikanta’ya geçtiğimiz Aralık ayında sona eren çeyrekte kaydedilen son 6 çeyreğin en düşük seviyesinde gerçekleşen büyümeyi desteklemesi için alan yaratıyor.

Global yavaşlamanın yanı sıra Nisan ayında başlayıp Mayıs’a kadar devam edecek seçim sürecinin getirdiği belirsizlikler görünümün bulutlu olmasında etkili oluyor.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri:  “Büyümenin toparlanması için çok daha düşük faiz oranlarına ihtiyaç var. Hedefin altındaki enflasyon RBI’a para politikasında daha fazla gevşeme için alan tanıyor. Baz senaryomuz Haziran veya Ağustos ayında bir 25 baz puanlık daha faiz indirimi gerçekleşmesi yönünde. Ayrıca muson yapmurlarının normal gerçekleşmesi ve petrol fiyatlarının iyi huylu kalması halinde ek faiz kesintileri için daha da fazla yer açılabilir.”  Abhishek Gupta

İngiltere Merkez Bankası (BoE)

Mevcut politika faizi: 0.75%

2019 Sonu Beklentisi: 1%

Brexit BoE üzerinde büyük ve karanlık bir bulut. BoE Başkanı Mark Carney İngiltere’nin Birlik’ten ayrılma sürecini görmek adına iki kez ayrılık sürecini erteledi. Ancak ayrılık tarihi ötelenince Carney Ocak ayında gerçekten görevden ayrılacağı konusunda ısrarcı.

Bu da bir sonraki faiz oranlarında değişiklik yapacak olanın kendisinden sonra gelecek isim olabileceğini gündeme getiriyor. Her ne kadar ekonomistler bu yıl bir sıkılaştırma olma olasılığını hala görseler de piyasalardaki beklenti geçtiğimiz Ağustos’taki faiz artışının ardından 2020’ye kadar bir artış görülmeyeceği yönünde yoğunlaşıyor.

Belirsizlikler nedeniyle yatırımlarını daraltan pek çok İngiliz firması gibi, BoE’nin de herhangi bir büyü adım atmadan once Brexit’I beklediği görülüyor.

Bloomberg’in Ekonomistlerinin görüşleri: “Yatırımcılar BoE’nin bu yıl faiz artışı gerçekleştirebilecek yetisi olduğuna dair inançlarını kaybettiler. Biz daha umutluyuz. Eğer global büyüme stabilize olursa ve İngiltere anlaşmasız bir Brexit’ten kaçınabilirse, ki beklentimiz bu yönde, Merkez Bankası istihdam piyasasındaki ateşi söndürmek için bir fırsat arayışına girebilir. Yaz aylarında gelebilecek bir hamleyi işaretliyoruz.” Dan Hanson

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler