Sosyal Medya

Döviz

Türkiye’nin döviz açığı niye daralıyor? 

Ödemeler dengesi verilerine göre, hem Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu (genelde negatiftir), hem de özel sektör döviz açığı daralma eğiliminde.…

Türkiye’nin döviz açığı niye daralıyor? 

Ödemeler dengesi verilerine göre, hem Türkiye’nin net uluslararası yatırım pozisyonu (genelde negatiftir), hem de özel sektör döviz açığı daralma eğiliminde. QNB Finansbank Araştırma Ekibi verilerin ardında yatan gerçekleri inceledi. Döviz pozisyonumuzun düzelmesinin birincil nedeni daha fazla döviz biriktirmemiz değil, Türkiye’ye yatırım yapanların varlıklarının döviz cinsinden değerin erimesi:

 

 Uluslararası yatırım pozisyonunda dengelenme

 

TCMB’nin yayınladığı uluslararası yatırım pozisyonu verileri,  yabancı yatırımcıların Türkiye’deki portföy, kredi ve doğrudan  yatırımları ile yurtiçi yerleşiklerin yurtdışındaki yatırımlarının  stok olarak denge değerini yansıtmaktadır. Burada, döviz ve TL cinsi  yatırımların sahipliği konusu bir arada incelenmektedir.

 

2000-2002 yılları arasında net uluslararası yatırım pozisyonu 100  milyar dolar civarında açık seviyesindeyken, yabancı yatırımcıların

Türkiye’deki yatırımlarını artırmaya başlaması ile yükselişe geçmiş,  2017 yılında da 462 milyar dolar ile rekor yüksek seviyeye çıkmıştır.

Bu tarih itibarıyla doğrudan yatırımlar 196 milyar dolar, portföy  yatırımları 173 milyar dolar, ağırlıklı olarak kredilerden oluşan  diğer yatırımlar da 326 milyar dolar seviyesine ulaşırken, yurtiçi  yerleşiklerin yurtdışı yatırım stoku da 233 milyar dolar olmuştur.

Sonrasında ise 2018 yılı ile birlikte, net yatırım açığı  gerilemeye başlamış ve Kasım 2018 itibarıyla 357 milyar dolar düzeyine  gelmiştir.

Toplam 105 milyar dolarlık bu düşüşün 66 milyar dolarlık  kısmı doğrudan yatırım stokundan, 29 milyar doları portföy  yatırımlarından kaynaklanmıştır. Bu dengelenmenin, yatırımları satıp  çıkma gibi bir karardan çok, TL’nin ve finansal varlıkların değer  kaybından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda portföy  yatırımlarındaki azalmanın 21 milyar dolarlık kısmı hisse  senetlerinden, 12 milyar dolarlık kısmının da TL cinsi devlet  tahvillerinden kaynaklanmaktadır.

Her ne kadar kurlar ve hisse değerlemeleri ile ilgili etki  sonucunda olsa da, Türkiye’nin uluslararası yatırım açığı Kasım 2018  itibarıyla, 2011 yılından beri en düşük seviyesine gerilemiştir. Ancak 357 milyar dolarlık yatırım açığı seviyesi halen yüksek bir seviyede  bulunmaktadır.

 

Döviz açığındaki iyileşme daha sınırlı

 

TCMB bu verinin yanında, şirketlerin net döviz  varlık ve  yükümlülükleri ile net döviz açıklarını yayınlamaktadır. Yurtdışı  likidite şartlarının olumlu seyretmesi ile şirketler son yıllarda  yüksek miktarda döviz cinsinden borçlanmıştır. Bu doğrultuda  şirketlerin net döviz açığı 2002 yılında 6.5 milyar dolar seviyesinden  2006 yılında 29 milyar dolar seviyesine gelmiş, ancak sonraki dönemde  daha belirgin bir yükseliş eğilimi ile 2018’in ilk çeyreğinde 223  milyar dolar ile rekor yüksek seviyeye çıkmıştır. Sonrasında ise  ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve dış finansman koşullarının olumsuz  seyretmesi ile eğilim hafif tersine dönmüş ve şirketlerin net döviz  pozisyon açığı Kasım 2018 itibarıyla 203 milyar dolara gerilemiştir.

Biz bu verilere, bireysel yatırımcıların ve bankaların net döviz  pozisyonlarını ekleyerek, yurtiçi özel sektörün net döviz açık  pozisyonunu hesaplıyoruz. Bireysel yatırımcıların döviz  mevduatları son yıllarda kademeli bir artış eğiliminde olmuş ve geçen  senenin ilk çeyreğinde 117 milyar dolar ile rekor yüksek seviyeye  çıkmıştır. Sonrasında yaşanan kur şoku sırasında döviz mevduat 110  milyar dolar seviyelerine kadar gerilese de, sonrasında belirgin bir  yükseliş eğilimi gözlenmiştir. Genelde döviz riski taşımamayı tercih  eden bankalar da son aylarda döviz pozisyon fazlası taşımaya  başlamışlardır. 2017 sonunda sadece 0.6 milyar dolar olan döviz  fazlası, Kasım 2018’de 4.8 milyar dolara kadar çıkmıştır. Hem yurtiçi  yerleşiklerin ve bankaların net döviz alımları, hem şirketlerin net  döviz pozisyonlarını azaltmaları sonucunda, 2018 yılının ilk  çeyreğinde 104 milyar dolar ile 2016 yılından sonra tarihteki en  yüksek seviyeye çıkan özel sektörün net döviz açığı, yılın geri  kalanında gerileyerek Kasım 2018 itibarıyla 84 milyar dolar olmuştur.

Bu seviye halen oldukça yüksek olmakla birlikte, 2015 yılından beri  kaydedilen en düşük net döviz açığına işaret etmektedir.

 

Yeniden dengelenme yetersiz

 

Sonuç olarak, hem uluslararası yatırım pozisyonu verisi, hem de  yurtiçi yatırımcıların net döviz pozisyonları üzerinden yaptığımız  analiz, dış açığın son dönemde bir miktar iyileştiğine işaret  etmektedir. Ancak her iki analiz de stok değeri olarak halen dış  açığın yüksek olduğunu ve daha fazla dengelenmeye ihtiyaç olduğunu  göstermektedir.

 

ParaAnaliz’in eşsiz piyasa, strateji ve şirket haber ve analizlerine anında erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

  • Tüketici güveni Nisan’da arttı ama kötümserlik sürüyor

    Tüketici güven endeksi bir önceki aya ve yılın başına göre artış göstermiş olmasına rağmen kötümserliğin korunduğunu görüyoruz. Mevsim etkilerinden arındırılmış…

  • Beklemedeyiz; ABD Türkiye’yi üzecek bir karar alabilir

    ABD’nin İran yaptırımlarına dair muafiyet tanıdığı bazı ülkelere dair bu muafiyetlerin kaldırılabileceği konusundaki beklentiler Türkiye’yi üzecek yönde artıyor. ABD’in Türkiye…

  • Piyasalar İçin Kritik Saat: 14.00. YSK Bugün toplanıyor!

    Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin iptali ve yenilenmesi istemiyle yaptığı olağanüstü itirazını bugün gündemine alarak görüşmeye başlaması bekleniyor. Piyasalar için en önemli gündem maddesi de bu. Ekonomistler olası bir seçim iptal ve yenilenmesinin seçim ekonomisinin yeniden başlamasına ve acil ekonomik önlemlerin ertelenmesine sebep olacağından endişe ediyor.

Benzer Haberler