Sosyal Medya

Döviz

Stratejist Murat Berk uyardı:  Yuan’a dikkat

  Belirsizlikten duyduğumuz rahatsızlık ve geleceği öngörebilme isteği nedeniyle tarih boyunca insan değişik arayışlar içine girmiş. Tarihin ileriye sıçrama anlarının…

Stratejist Murat Berk uyardı:  Yuan’a dikkat

 

Belirsizlikten duyduğumuz rahatsızlık ve geleceği öngörebilme isteği nedeniyle tarih boyunca insan değişik arayışlar içine girmiş. Tarihin ileriye sıçrama anlarının ise genellikle mümkün olduğunca çok bilgi kaynağı kullanan ve bu bilgilerin hepsini sorgulayan ve hayal gücünü de kullanarak çıkarımlarda bulunanlar tarafından gerçekleştirildiğini biliyoruz. Leonardo da Vinci ve Einstein daha çok bilinen örnekler. Daha az bilineni ise şu an neredeyse tüm modern bilgisayarların temelini oluşturan ikili aritmetiği öngören Gottfried Leibniz isimli Alman bilim adamı. Leibniz, Nostradamus’un neredeyse gerçek hayat versiyonudur. 1670’te Christiaan Huygens’e yazdığı bir mektupta Leibniz, yeni ikili aritmetiğini kullanan makinelerle “İnsanoğlunun zihnin gücünü optik lenslerden daha fazla arttıracak yeni bir tür enstrümana sahip olacağını” öngördü.

 

Vizyonun gerçekleşmesi için ise aradan yaklaşık 300 yıl geçmesi gerekti. Burada özellikle etkileyici bulduğumuz konu, Leibniz’in bilgisayar ve bunların altında yatan kod fikri için Çin’in kehanet sistemi diyebileceğimiz I-ching’den etkilenmiş olması. Çağlar değişse ve tenknolojide ilerleme ile birlikte bilgi kaynakları artmış olsa da piyasalarda da doğru bilgi ve analiz başarı için en önemli konular olmaya devam ediyor.

 

Birkaç haftadır öne sürdüğümüz gibi Çin-ABD ticaret konuşmalarındaki görüş ayrılıklarının ne kadar derin olduğunun yavaş yavaş anlaşılmaya başlandığını düşünüyoruz fakat bu henüz piyasalarda tam anlamıyla fiyatlanmıyor bizce. Bu sonuca özellikle Çin medyasının İngilizce yayın yapan bölümlerini inceledikten sonra ulaştık. Bununla birlikte ABD’nin İran’a karşı tutumunda şahinleşme emareleri artıyor ki petrol fiyatları bunu henüz kısmen yansıtmaya başladı. Diğer varlıkları sınıfları ise henüz neredeyse hiç yansıtmıyor bizce.

Piyasa ortamı bazı açılardan geçen seneyi andırsa da şu an ekonomilerin bulunduğu konjonktürün daha kırılgan olduğunu ve ABD-Çin gerginliğinin yan etkilerinin küresel ekonomiyi adım adım resesyona yaklaştırdığını düşünüyoruz. Bu gerginliğin doruğa çıkmadan önceki aylara ait verilerde dahi özellikle Çin ve Avrupa’da, tekrar yavaşlama emareleri artmaya başlamıştı. Hem Çin hem de gelişmekte olan ülkeler Citi ekonomik sürprizler endekslerinin de geçen hafta ciddi gerilediğini, JP Morgan dünya aktivite sürpriz endeksinin 15 Mayıs haftasında -6.8’e düştüğünü görüyoruz. Bizce daha da düşündürücü olan ise daha önce de bahsettiğimiz küresel ticarete ilişkin verilerdeki zayıflama.

 

Piyasalarda ABD-Çin görüşmelerini izlerken gözden kaçırılan önemli yan etkilerden biri de Çin’in para birimi olan CNH (Yuan) değer kaybı… USD/CHN çaprazı 7’ye yaklaştı ve gelişmekte olan piyasa para birimlerini özellikle de Asya’dakileri daha da baskı altında bırakmaya aday. Bilindiği gibi hisse senedi piyasalarından farklı olarak döviz piyasalarının reel ekonomiler üzerinde etkileri daha doğrudan ve kısa zamanda yaşanıyor. Bu bağlamda her ne kadar piyasalar şu an için çok umursamıyor gözükse de Yuan’daki değer kaybının dolaylı etkilerinin diğer piyasalar için izlenmesi gereken bir risk haline geldiğini düşünüyoruz.

Daha önce ikili boğa piyasası diye nitelediğimiz dolar ile eşzamanlı riskli varlıkların değer kazanması durumunun sürdürülebilir olması bizce zor. Çin’de devlet kontrolündeki medyanın milliyetçi ve ABD karşıtı yayınları artırdığına dair haberleri de takip ediyoruz. Haziran sonunda yaklaşık 300 milyar dolar değerindeki Çin ihracatı için yeni verginin son tarihi. Bu tarihten hemen önce anlaşma mümkün ama son güne kadar iki taraf arasındaki gerginliğin artması, Çin’in Yuan’ın değer kaybına daha fazla izin vermesi ve bunların piyasaları daha fazla olumsuz etkilemeye başlaması bizce olası. Şu an çok konuşulmayan ve yeterince fiyatlanmayan risk bizce bu… Bunun üzerine bir de İran gerginliği eklenirse piyasalarda riskler yüksek seviyelere ulaşabilir.

Piyasaları tutan ve destekleyen konulardan biri olan Amerika Merkez Bankası’nın (FED) proaktif faiz indirimlerine ise önce FED Başkanı Powell’in sonra da Clarida gibi önemli FED yetkililerinin kapıyı kapattığını gördük. Dolayısıyla çıta oldukça yüksek ve FED faiz indirimi için bizce büyük bir satış baskısı yaşanması gerekir.

Murat Berk, Yapı Kredi Baş Stratejisti

 

 

 

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler