Sosyal Medya

Döviz

ANALİZ: Faiz takıntısı hep kur şokuna yol açar, hatırlatalım

Hazine ve Maliye Bakanı  Berat Albayrak da Cumhurbaşkanlığı Makamı’nın temel felsefesi olan düşük faiz takıntısını benimsedi. Hemen her gün “düşük…

ANALİZ: Faiz takıntısı hep kur şokuna yol açar, hatırlatalım

Hazine ve Maliye Bakanı  Berat Albayrak da Cumhurbaşkanlığı Makamı’nın temel felsefesi olan düşük faiz takıntısını benimsedi. Hemen her gün “düşük faiz” mesajları ve alınan idari tedbirlerle uyanıyoruz.  Geçmişte TCMB’ye yapılan baskı, bu kez değişik ve informal kanallardan bankalar ve kurumsal yatırımcılara uygulanıyor. Sonuç olarak, enflasyondan daha düşük faize zorlanan yerleşikler de dövize kaçıyor.

Son tedbirle  yatırım fonları ellerindeki paranın en az yüzde 50’sini mevduat/katılma hesaplarında değerlendirme mecburiyetinde olacak. Bu kararın niye getirildiği ise çoktan tartışılmaya başlandı. En mantıklı gelen açıklama paranın mevduattan fonlara kaçışına tedbir olarak alındığı iddiası. Ama tam tersi olacak.

 

Faiz inadı hep devaluasyon getirdi

 

Başkan Erdoğan’ın Bloomberg TV’de yüksek faizi tüm kötülüklerin anası ve babası ilan etmesi, 2018 Mayıs’da ilk kur şokunu tetikledi.  Seçimden sonra TCMB’nin faiz artırımına karşı çıkmak da Rahip Brunson kriziyle birlikte TL’nin kızgın güneşte kar tanesi gibi erimesinin önemli nedenlerinden biriydi.

 

Daha geriye baktığımızda, Erdem Başçı’nın TCMB Başkanlığı görevini devraldığı günden bu yana çeşitli bahanelerle  faiz düşürme gayretleri sonucu, TL Gelişmekte Olan Ülkeler  F/X içinde dolara karşı en fazla değer yitiren para birimleri liginde tepelerde kaldı ve Türkiye’yi de %20 enflasyona mahkum etti.

 

Faiz inadı şekil değiştirdi

 

Aşağıdaki grafikten göreceğimiz gibi, şimdi de bankalar sürekli mevduat faizini indiriyor. Artık yerleşikler için 1 ve 3 vadede TL mevduat yapmanın hiç bir REEL getirisi kalmadı. Doğal olarak yıl başından bu yana TL mevduat %3 gerilerken, döviz mevduat %6.3 yükseldi. Yerleşiklerin döviz mevduatı rekora giderken, bankalarda kredi talebini fonlayacak pasif de azalıyor.

Bankaların gönüllü olarak mevduat faizini indirdiğini düşünmek güç, bankacılarla temaslarımızda kamudan çok yoğun baskı geldiğini duyuyoruz.

 

Geçen hafta ise kamu mevduatına faiz tavanı getirilerek, serbest piyasa mekanizmasına sert bir darbe daha indi, ve vergi mükellifinin parası çar-çur edildi.

 

Dün de SPK açıkladığı ilke kararıyla para piyasası fonlarına, fonun en az yüzde 50’sini mevduat/katılma hesaplarında değerlendirme kuralı getirdi.  Böylece meduata görece daha yüksek getiri sunan bu enstrümanın cazibesi yok edildi.

 

Medyada bu kararın niye alındığı tartışılmaya başlandı.  Bu kararı yorumlayan Bloomberg Türkçe Servisi Editörü  Uğur Yılmaz’ın tvitinde ve benzerlerinde kararın sebebi mevduat faizlerinin hükümet baskısıyla düşük tutulması nedeniyle paranın yatırım fonlarına kaymasını etkisiz kılmak olduğu şeklinde yorumlanıyor.

 

Vatandaş basit aritmatik yapamayacak kadar cahil değil, bu karardan sonra TL mevduata gitmeyecek tabii, dövize kaçacak. Eskiden emlak alırdık, ama artık alanın eline yapışıyor.

 

TL niye değer kaybetmiyor?

 

Sene başından bu yana Hazine, Koç Holding, bazı büyük bankalar ve Eximbank çok yüksek montanlarla dış borçlanma yaparken,  cari açık da bir yıl içinde %50 daraldı. Ayrıca, yine kamunun döviz yükseldiğinden yalnız bizim piyasada değil, Londra üzerinden de satış yönünde müdahelede bulunduğu iddiaları çeşitli kaynaklar tarafından bize duyuruldu, ama ispat edemeyiz.

 

TL’de istikrar sürer mi?

 

TL’de bu suni istikrar bile sürmez.    Cari açığı düşük tutmanın tek yolu ekonomiyi ebedi bir resesyona mahkum etmek. Ama, hükümet veya vatandaşın böyle bir kadere tahammülü yok. Türkiye’nin de dışardan borçlanma potansiyeli sınırlı. Sürekli küçülen bir ekonomiye kreditörler ne  kadar borç verir?

 

TL’nin kaderini seçimden sonra alınacak kararlar belirleyecek. Ya çok sıkı bir kemer sıkma programı izlenecek ki, AKP’nin oy oranını iyice düşürür, ya da yeniden ekonomiyi büyütme yoluna dönülecek.  Bu senaryoda, canlanan iç talebin enflasyon üzerinde baskısı ve artan ithalat, TL’ye çifte darbe vuracak.

 

Soru TL değer kaybeder mi değil, NE ZAMAN ve NE KADAR kaybeder?

 

 

FÖŞ

 

Yorumlar

Banner

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler