Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

Koç Holding değerleme raporu:  Risklere dayanıklı portföy yapısı öne çıkıyor

Bu raporda öneri yok, fakat çok detaylı bir şirket araştırması var.

Koç Holding değerleme raporu:  Risklere dayanıklı portföy yapısı öne çıkıyor

Dünya’nın en büyük 500 şirketi arasında yer alan tek türk şirketi olan Koç Holding, 2018 yılında yurtiçi finansal piyasalardaki dalgalanma, tüketim ve yatırım talebindeki negatif görünüm ile ekonomik büyümedeki yavaşlamaya rağmen konsolide net karını artırmıştır. Holding’in en önemli ihraç pazarı olan Avrupa’daki büyüme ve TL’deki değer kaybı ihracatı artırırken, başarılı ihracat performansı ile yurtdışı gelirleri, özellikle otomotiv ve dayanıklı tüketim şirketleri ile USD bazda %11 artış göstermiştir.

Yurtdışı gelirlerinin büyük bir kısmını Avrupa pazarından sağlayan Holding’in yurtdışı gelirlerine başlıca katkıda bulunan şirketleri, Ford Otosan, Tofaş ve Arçelik’tir. Coğrafi çeşitlilik ile döviz cinsinden veya dövize endeksli gelir yapısı Koç Holding’in ülke risklerine karşı dayanıklı kılmaktadır.

 

 

Koç Holding Bünyesinde Borsada İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değeri ile Karşılaştırılması

Koç Holding’in ve iştirak şirketlerinin 2009/Temmuz döneminden itibaren piyasa değerini incelediğimiz zaman dolar bazında Koç Holding’in yaklaşık 8 milyar US$’lık bir piyasa değeri bulunmaktadır. Tüpraş’ın yaklaşık 2 milyar US$, Ford Otosan’ın 1,4 milyar US$, Yapı Kredi’nin 1,3 miyar US$, Arçelik’in 1 milyar US$, Otokar’ın 221 milyon US$, Aygaz’ın 194 milyon US$ ve Türk Traktör’ün 194 milyon US$’lık piyasa değeri Holding bünyesinde bulunmaktadır. Halka açık şirketlerin toplam piyasa değeri, şirketin yaklaşık %80’ini oluşturmakta olup, geri kalan kısmına halka açık olmayan şirketler eklendiğinde (özellikle OPET’in piyasa değeri) şirketin iskonto/prim rasyosu yaklaşık 0’a yakın bir seyir izlemektedir. Ancak halka açık olmayan şirketleri rasyo hesabı dışında tuttuğumuzda Koç Holding, 2009’dan 2014’e kadar iskontolu bir seyir izlemiştir.

Şirketin iştiraklerinin yüksek bir oranının halka açık olması, şeffaflık ve kurumsallık açısından iskontosunuda ciddi az marjlaişlem görmesini desteklemektedir. Sadece halka açık şirketleri ile karşılaştırırsak şirket 2014’ten günümüze kadar primli seyrini çoğunlukla korumuştur. Holding şu anki piyasa değeri, iştiraki halka açık şirketlere oranla makul değerinde seyretmektedir.

 

Portföy Bazında Koç Holding

Ekonomide faizlerin düşüş trendine girdiği dönemler, bankacılık sektörü için pozitif olması portföyde bulunan Yapı Kredi için pozitif, bununla birlikte ekonomik büyüme ile gelen tüketim artışı, bünyesinde bulunan otomativ ve dayanıklı tüketim malzeme üretici iştirakler için pozitif olmaktadır. Tam tersi durumda kur artışı gibi ekonomiyi olumsuz etkileyen dönemlerde ise Ford, Tofaş ve Arçelik gibi yüksek cirolu şirketlerin yüksek oranda ihracat yapması, şirketleri kur riskine karşı korumaktadır.

Holding’e ise portföyünde bulunan şirketler bazında doğal koruma sağlamaktadır. Bu şekilde şirketin kura hassasiyeti daha düşük seyretmektedir. Bu sebeple endekse nazaran son 10 yılda pozitif performans sergilemiştir.

 

SONUÇ

Holding’in son 10 yıllık BIST100’e karşı relatif getirisini dolar bazında incelediğimizde daha iyi performans sergilediği grafik 5 üzerinden gözlemlenebilir. Bu performanstaki en önemli faktör, şirketin doğal koruma yapısında şirketleri barındırması. Halka açık bazda yaklaşık 1/3 enerji, 1/3 sanayi ve 1/3 finans iştiraklerinin, şirketin cirosunun %80’ini oluşturmaktadır. Koç Holding’in geniş yelpazede çeşitli sektörlerde büyük şirketleri içermesi, portföy yatırımı açısından iyi bir alternatif sağlamaktadır. Geçmiş relatif performansları incelediğimizde aynı iştirak yapısı ile büyüyen ekonomide beklentimizin paralel olması.

Bu iştiraklerin istikrarli kar artışı seyretmesi ve temettü dağıtım politikaları. Kurumsal açıdan %80 iştiraklerinin halka açık olması ile gelen şeffaflık. Özellikle Tüpraşın olumsuz ekonomik koşullarda defansif bir sektör ve şirket olması şirkete pozitif katkı sağlayan bir faktördür. Korelasyon matris tablosuna göre son 10 yılda Koç Holding hisse senedinin performansı ile Türkiye büyümesi arasında güçlü pozitif(statik – korelasyon) bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca Dolar/TL kuruna göre hafif pozitif bir ilişki bulunmaktadır ki kurun yükseldiği dönemlerde ihracat ağırlıklı şirketlerinin pozitif olması kendi açısından doğal bir hedge görevini görmektedir. Kurda stabilitenin sağlanması ile enflasyondaki düşüş eğilimi gelecekte faizlerde düşüş ve büyümede tekrar yükselme beklentisini arttırmıştır.

Bunun ile birlikte bünyesinde kur ve faiz riskine karşı doğal koruma sağlayacak iştirak yapısı ve endekse göre relatif daha düşük volatilite ile daha yüksek gelir elde etme imkanı sağlaması olarak özetleyebiliriz. Ayrıca tek yönlü risk almak istemeyen yatırımcı için ikili işlem bazında Koç Holding uzun, Endeks kısa pozisyon olacak şekilde fırsat sağlamaktadır.

 

 

Alan Yatırım şirket raporundan alıntıdır

 

 

Yorumlar

Benzer Haberler