Sosyal Medya

Borsa şirketleri ve haberleri

İş Yatırım seçim sonrası olacakları inceledi

İş Yatırım “Ağustos 2018 dip seviyelerinden tepki kalıcı olacak mı?” başlıklı Haziran strateji raporunda seçimden sonrası için iyimser ve kötümser…

İş Yatırım seçim sonrası olacakları inceledi

İş Yatırım “Ağustos 2018 dip seviyelerinden tepki kalıcı olacak mı?” başlıklı Haziran strateji raporunda seçimden sonrası için iyimser ve kötümser olarak iki senaryo ortaya koydu. Uzmanlar geçen sene  Ağustos’ta yaşanan  Rahip Brunson kriziyle günümüz jeo-politik ortamını da karşılaştırarak, Borsa için çıkarımlar yaptı.

 

Bu haberde rapordan kritik başlıkları sunuyoruz:

 

Seçim Sonrası Senaryolar

Baz Senaryo: « Normale dönüş «

23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul seçimlerinin ardından ekonominin siyasetin önüne geçeceği yeni bir dönem öngörüyoruz.

İstanbul seçim sonuçlarını Cumhur ittifakı veya Millet İttifakı adayının kazanmasından bağımsız olarak 2023 yılı öncesinde erken bir genel seçim beklemiyoruz.

Normalleşme döneminde dış politikada ve ekonomi cephesinde atılabilecek adımlarla risk priminin düşürüleceğini öngörüyoruz.

Dış politika : Rus S400 savunma sitemi ile ilgili ekonomik ve siyasi yaptırımlara maruz kalmayacak şekilde ABD ve Rusya ile anlaşmaya varılması.

İç politika – ekonomi cephesi:  Bakanlar kurulunda kan değişimi ile iş dünyasının ve piyasaların güvenini tazelemek.

Mali disiplini güçlendirici adımlar : seçim sarmalının sona ermesi ile popülist harcamaların azaltılması, gelire göre artan oranda vergilendirme, kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürülmesi, istisna ve muafiyetlerin azaltılması, elektrik üreticileri için doğal gaz fiyat artışı.

Bankaların bilançolarının sorunlu alacaklardan temizlenmesi. Enerji ve gayrimenkul sektöründeki sorunlu kredilerin, banka bilançolarından, bankaların kontrolündeki özel fonlara aktarılması bekleniyor.

Kur ikamesini azaltmaya yönelik teşvikler: TL mevduatı döviz mevduata göre daha cazip kılacak vergi indirimleri.

 

Kötümser senaryo: « S400 alımı nedeniyle ABD yaptırımları «

S400 alımının gerçekleşmesi nedeniyle ABD’nin ağır yaptırımlar uygulaması, piyasa dışı yöntemlerle ekonominin yönetilmeye çalışılması. Bu senaryoda Türkiye varlıkları üzerindeki baskı ve kırılganlık artacaktır.

 

Ağustos 2018 ile kıyaslama – İleriye Dönük Beklentiler

 

Politik ve jeopolitik Durum

Geçen yıl Ağustos ayında risk primindeki artışı rahip Brunson konusundaki gerginlik nedeniyle ABD’nin yaptırım tehditleri tetiklemişti. Mevcut durumda Rusya’dan S400 savunma sisteminin alınması nedeniyle ABD’nin CATSA yaptırımları söz konusu. ABD’ye mal ve hizmet satışından, bankacılık işlemlerine ve portföy hareketlerine kadar yayılabilecek bir yaptırım riski ile karşı karşıyayız. Geçtiğimiz sene yaşanan gerginlik 12 Eylül tarihinde rahip Brunson’un serbest bırakılması ile aşılmıştı. Bu sefer Rusya’nın da denkleme dahil olması çözümü güçleştiriyor. ABD Başkanı Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telefon konuşması öncesinde savunma bakanı Akar’ın teslimatın gecikebileceği yönünde açıklamaları, çözüm umudunu arttırıyor. 28-29 Haziran tarihindeki G-20 toplantısında yapılması planlanan Erdoğan – Trump görüşmesi öncesinde konuyla ilgili somut gelişmeler görülebilir.

Yurtiçi ve Yurtdışı ekonomik konjonktür

Size bir iyi bir de kötü haberimiz var. İyi haber, 2019 yılında FED‘den 3-4 faiz artışı bekleyen piyasalar artık kaç faiz indirimi (1-2) yapılacağını tartışmaya başladı. Kötü haber, en büyük ihracat ortağımız Avrupa ekonomisinde sert iniş tehdidi artıyor. FED’in olası faiz indiriminin olumlu etkisinin, büyüme endişelerine karşı ağır basacağını düşünüyoruz.

Ekonomide dip noktasına yakın olmamız, ekonomik büyümeyi 6-9 ay önceden fiyatladığı düşünülen piyasalar için olumlu bir durum. Seçimlerden sonra baz senaryomuzun gerçekleşmesi (normale dönüş senaryosu) piyasalar için tetikleyici faktör olabilir.

Değerlemeler

İlk çeyrek sonu finansallarına göre özel bankalar geçen yıl Ağustos ayındaki F/DD oranlarının üzerinde işlem görüyor. (0.65x, 2018 Ağustos: 0.50x). Buna karşın, finans dışı şirketlerin FD/FAVÖK ve F/K oranları (12 aylık birikimli rakamlara göre) geçen yıl Ağustos ayındaki dip değerlerinin de altında işlem görüyor. İhracat pazarları ve yurtiçi pazarda büyüme beklentilerinin kötüleşmesi, finans dışı şirketlerdeki gerilemenin temel nedenleri. Öte yandan, bankacılık sektörünün görünümü geçen yıl Ağustos ayına göre özellikle varlık kalitesi ve kar momentumu açılarından daha olumlu. Beklentilerin üzerinde açıklanan provizyonlar öncesi 1Ç gelir kalemleri dikkat çekici. Hatırlamak gerekirse geçen yıl Ağustos ayında piyasalar bankaların kısa vadeli borçlarını geri döndürmeleri konusunda oldukça endişeliydi. Sonrasında, Eylül ayında sendikasyonların 100%’e yakın yenilenmesi ile endişeler azalmıştı.

Özetle özel bankaların getiri/risk oranları geçen yıla kıyasla daha cazip duruyor. Garanti Bankası ve Yapı Kredi Bankası, en çok önerdiğimiz banka hisseleri olup, finans dışı şirketler arasında tercihlerimiz, Tüpraş ve Türk Telekom.

 

Yorumlar

Benzer Haberler