Sosyal Medya
**8*

Yarını yitirmekle geleceği kaybetmek arasındaki fark

1 Ağustos 2018

Bu sabah uyandığımızda elektrik ve doğalgaza %9-14 zam geldiğini öğrenip homurdanacağız, ama yarın seçimlerde yine aynı partilere oy verip, hayretle sebebini soran anketörlere de “çünkü icraatlarını çok beğeniyorum” diyeceğiz.

TCMB’nin 2018 enflasyon tahminini 5 puan daha yukarı çekip, “hiç mi hiç merak etmeyin, gerekirse faiz bilem artırıtız” diye yüzümüze yalan söylemesine kanıp, uzun uzun TCMB “reaksiyon fonksiyonu” hakkında rapor yazacağız.  Bir inşaat şirketinin daha (Emya İnşaat)  “yeniden yapılandırma” istediğini, bankaların yeniden yapılandırmanın kolaylaştırılması için devlete ricacı olmaya hazırlandığını okuyacaksınız. Ama bir banka GM’yle konuştuğunuzda, “benim tuzum kurudan” başka bir kelam da işitemeyeceksiniz.  Bütün bunlar okuyacaksınız, ve sonra bana “arıtk dönüş yok, resesyona girdik, yarın kayıp” dediğim için küfredeceksiniz.

 

Edin, ben size daha da ktü haberi vermeye devam edeyim. Yarını kaybettik, hiç sorun değil.  Biz hakikaten büyük bir millet ve devletiz. Dün değerli ekonomist Mustafa Sönmez  Artı TV’de ekonomi söyleşisine davet etti, kendisine de söyledim. 24  Haziran seçimleri bir demokrasi zaferidir. 15 yıldır harcanan tüm çabalara rağmen, bir türlü demokrasiden vazgeçmeyen, sandığa sıkı sıkıya sarılan, çareyi onda arayan bir millletiz biz. Rusya, Venezuela  ve Afrika!da sayısız örnek gibi “eksik demokrasilerde” halk artık sandığa gitmiyor, çünkü sonuç belli.

 

Enflasyon, cari açık sorun değil, bunlar semptom, hastalığı bir kez kabul etsek, aşarız. Hastalığı da Yüce Atatürk tarif etmiş: “Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak” hedefinden vazgeçtik. Artık Batı uygarlığını referans almıyoruz, olmayan bir Müslüman uygarlığını yüceltmek ve peşine takılmak niyetindeyiz. Batı’dan gelen her fikre düşmanca yaklaşıyoruz. Bu hastalığı tedavi etmediğimiz sürece de yalnız yarın değil, nesiller boyunca açlığa ve sefalete makhumuz.

 

Bu sene 2 milyon 260 bin 273 gencin ünivertise  sınavı geçerli sayıldı. Ne sonuç aldılar?

“Türk dili ve edebiyatı 24 soruda 4,7 ortalama, tarih-1 10 soruda 1,6 ortalama, coğrafya-1 6 soruda 2,2 ortalama, tarih-2 11 soruda 1,4 ortalama, coğrafya-2 11 soruda 2,8 ortalama, felsefe grubu testinde 12 soruda 2,0 ortalama, din kültürü ve ahlak bilgisi veya ek felsefe grubu testinde 6 soruda ortalama 2,0, matematik 40 soruda ortalama 3,9, fizik 14 soruda 0,4 ortalama, kimya 13 soruda 1,1 ortalama, biyoloji 13 soruda 1,6 ortalama.”

 

Tüm dünyada 15 yaşındaki gençlerin  bilgi ve becerisini ölçen PISA sınavında 44’den 49’cu sıraya gerilerken, Habertürk’e demeç veren direktör Andras Schlecher sistemin çağdışı kaldığını ifade etti. Gençlerimizin çok iyi ezberlediğini ve bu yolla öğrendiğini kağıda aktardıklarını gözleyen eğitimci,  yaratıcı düşüncede geri kaldığımızı ekledi. Matematik öğretemiyoruz, öğretmenlerimiz branşlarına vakıf değil.

 

OECD’in 2016 uluslararası araştırmasına göre, işgücümüzün takriben %50’si “temel okuma yzma ve matematik becerilerine hakim” sadece. OCED içinde en kötü ya da alttan 2-3 sırdayız. SADECE %8’miz Sanayi 4.0 veya sanal Internet iş aleminin gerektirdiği düzeyde beceriye sahibiz.  Bir başka araştırmaya göre, Avrupa’da en az ve en kötü yabancı lisan kullanan ülkeyiz. Vatandaşın %67’si herhangi bir yabancı dilde “hello, this is Jane, throw the ball to Jane” dahi diyemiyor.

 

Ve şimdi geldik bu makalenin en acıklı yerine. İddiaya giriyorum, eğer bu satırlara kadar okumaya sabrettiyseniz, %90’nız  “Ehh, ne iş yani?” diye soracaksınız.

 

Bir gencin eğitimi 3.4 yıl artırmak, gelecekteki ücretine %20 kattı yapıyor. İngilizce’de bir ”seviye” atlamak ücrete %7-9 arası katkı yapıyor.

Bakın, TUIK’e göre 15-24 yaş aralığındaki gençler arasında “Ne eğitimde ne istihdamda olmayanlarının oranı yüzde 28”.  Bu nesil kayıp, eskik eğitim alıp da yarın yapay zeka orta düzeyde beceri gerektiren işleri ikame edince, bir %25 daha kayıp. Eğitim sistemi bu kayıpları telafi etmek yerine matematikte 4 soruyu zor çözen bir nesil yetiştiriyor.

 

İşte kayıp gelecek bu.   Bu kafayla asla düzelmeyecek de. Çünkü, AKP döneminde eğitime akan dev kaynaklar bakın nasıl heba edildi:

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni liseye giriş sisteminin sonuçları,  10 aydır yaşanan kaosu gözler önüne serdi. 8. sınıftan mezun olan 1.2 milyon öğrenciden 200 bini herhangi bir tercih yapmayarak sistem dışında kaldı. Sınava giren 1 milyon öğrenciden yarısı tercihte bulunurken, 1. tercihindeki hayaline sadece 33 bin öğrenci kavuştu. Hükümetin “göz bebeği” imam hatiplerde ise kontenjanların yarısı boş kaldı. Boş kontenjanların okul türlerine göre dağılımına bakıldığında 70 bin 617 öğrenci, nakil dönemlerinde ya imam hatip lisesine ya da meslek lisesine gitmek zorunda olacak.

 

Hükümetin her yıl yüz milyonlarca lira ayırdığı ve dindar neslin kalesi olarak görülen  imam hatip liseleri ise yerel yerleştirmede tercih edilmedi. Bakanlık verilerine göre, yerel yerleştirmede, 434 bin Anadolu Lisesi kontenjanından 413 bini dolarken, nakil dönemi için sadece 21 bin 70 kişilik yer kaldı. 224 bin kişilik imam hatip kontenjanında ise 107 bin kişilik kontenjan bu okulların eve yakın olsa da tercih edilmediğini gösterdi. 481 bin 482 kişilik meslek lisesi kontenjanının da 214 bini boş kaldı. 3 bin 509 aday, pansiyonlu okul tercihinde bulunurken bu öğrencilerin de yalnızca 477’si pansiyonlu okullara yerleştirildi. (Kaynak: Cumhuriyet)

 

Batı’nın değerlerini reddedip, dindar bir nesil yetiştirme inadımızın altında kaldık. Bir nesil kaybettik, kardeşler. 20 yıl eder. Enflasyon, cari açık almış başını giden dövizin, hatta kaybettiğimiz demokrasinin  dahi telafisi var da, işsiz geçen bir günün dahi  insan hayatında telafisi yok.

Bana Kanal İstanbul demeyin, yerli ve milliden basehtmeyin artık.  Batı bizi kıskanıyor, oyun kurucuyuz, diye lagada lugada yapmayın. Susun, biraz etrafınıza bakı açlığa mahkum ettiğiniz gençlere   nasıl hesap vereceksiniz, onu düşünün.

 

Türkiye niye kalkınamıyor?  Kısa videolarla, tüm boyutlarıyla anlattım, YouTube kanalımda bulabilirsiniz, işte linki.

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları