Sosyal Medya

Dış borç ödemeleri ve döviz krizi

3 Eylül 2018

Sayın Seyirciler, şu anda sahada ders kitaplarına konu olacak bir “yediğin hurmalar gün gelir barsakları tırmalar” vakası yaşıyoruz. Özgür ifade ve basını boğup elindeki şakşakçılar ve tarikatlarla halkımızın kafasını iğfal edip her türlü komplo teorisine alıştıran AKP kendi kılıcının üstüne düştü.

 

Sabah whatsapp’ı açıyorum, Halkbank’tan milyarlarca dolar yandaşlara peşkeş çekilmiş, sesli mesaj gönderen bir uzman haykırıyor:  “Hastaneler şarbon vakalarından adam almıyor, sakın ha et yemeyin!!!”  Ehh, başta İsrail, Bilderberg Topluluğu, İngiltere Kraliçesi ve Trump’un Evanjelik Kıyamet Günü Havarileri Kilisesi olmak üzere 7 düvelin bize savaş açtığı, bu yüzden de TL’nin değer kaybettiğine kandırılan bir halk bunlara hayli hayli inanır.

 

Valla, seçimden bu yana şöyle keyifle kafayı çekip AKP’ye ver yansın edemedim, çünkü düşene tekme atmak benim raconumda yok. Kocamustafapaşalı’yım ben. Fatih Sutlan Mehmet’in  Bizans’tan son teslim aldığı semt, eski Samatya.

 

Bugün  de Türkiye’de NİYE daha dört ay sizin deyiminizle döviz krizi biz ekonomistlerin ise sırf 10 yıl eğitim aldığımızı ispatlamak için “ödemeler dengesi krizi” adını verdiğimiz facianın yaşanmayacağını anlatarak AKP’ye asist yapmış olacağım. AMMA, ABD ara-seçimlerinden sonra Trump’la sulh olunmazsa, hoşafın yağı kesilir. 2019’da ya IMF’ye gider Arjantin gibi dilenirsin, ya da “kambiyo rejimini kapatırsın”, yani  sisteme döviz giriş-çıkışlarına kısıt koyarsın. Onu da yapamayacağına göre, ABD’yle anlaşacaksın, o zaman şimdi sahte kabadayılık yapma, akıllı ol, kendine bir çıkış kapısı bırak.   Ama kime konuşuyorum ki ben?  Doların küresel ticaret parası statüsünden kovulacağı, ABD eksenli kuvvetler sisteminin bittiğini iddia eden, bunun afyonlu hayaliyle yaşayan bir iktidardan bahsediyorum.

Bakın, aslında aritmetik basit. Eylül 2018-2019 arasında 180 milyar dolar vadesi gelen dış borcu var kamu ve özel sektörün, bunun 170 milyarı filan da özel sektöre ait. Bu meblağın üzerine bir de 50 milyar dolar kadar cari açık için gerekli finansmanı bulmamız lazım. Yani, kaba hesap, 230 milyar kayme para lazım bize. Eğer 2019’da  uzlaşma olmaz, ABD Halkbank’a ceza keserse, Türkiye’den bütün sıcak para kaçar, global bankalar da borç vermez. Oyun biter. Ne Rusya,  ne Katar, ne AB, ne de Çin bu boyutta bir finasman ihtiyacına çare olamaz. Çare olsa da kıymetli valdemin nikahı ve ilk iki çocuğumu rehin ister.

 

Şimdi bu hesabı yılın son dört ayına indirgiyelim. Bankalar, özel sektör ve kamunun 30 milyar dolar civarında itfası var.  Kamu rahat, TCMB’den borçlanır öder. Bankaların da TCMB’de 50 milyar kadar rehin parası var (munzamlar), ayrıca yurtdışında muhabirlerde, kendi portföylerinde filan 20-25 milyar dolar kadar nakte çevrilecek varlığı var.   Şirketler geberik, onlar cepten ödeyecek.

 

 

Dış borç ödemeleri grafiği kapakta!

Makul senaryoda, bankalar vadesi gelen dış borçların en az %70’i kadar yeniden borçlanır, kamu pahalı da olsa %100 borçlanır, ve yılı TCMB’nin 7-8   milyar dolar rezerv kaybıyla kapatırız. Hatta, AKP ne yapacaksa yerel seçimden sonra yapar mantığıyla hareket edersek, bu %70 yeniden borçlanma varsayımı ile rahatça Nisan’ı da çıkartırız.

 

Ama kötü senaryolar da var. Bunların en göze çarpanı,  ABD’yle kriz devam eder, Halkbank’a ceza gelir, hiç borçlanamayız, ve tüm finansmanı cepten karşılarız. Yani TCMB rezervleri   30 milyar dolar kadar daralır.  O halde dahi yılı çırartırız, ama Nisan’a varmak çok zor.  Seçmen AKP’yi  tefe koyar.

 

En kötü senaryo bu da değil. İki tane daha vereyim size. İlki döviz mevduata vergi koymak, bankadan döviz çeken ya da yurtdışına EFT yapanlara hesap sormak gibi ahmakça tedbirlerden işkillenen halkımız bütün F/X mevduatını bankalardan çeker. 170 milyar dolar civarında döviz mevduat var, bir günde oyun biter.

Ama bu vakanın olasılığı %1 filan. Çünkü, bankalara üşüşme vakalarının çok bilinen ve hep tekrarlanan bir döngüsü var. Banka TCMB desteğiyle ilk iki gün tüm nakit taleplerini karşılarsa, 3cü gün herkesi gider yine parasını bankaya yatırır.

 

En kötü senaryoda ABD’ye çekişme İncirlik Üssü’nü kapatma , politikacılara yasak koyma gibi alanlara yayılır, Rusya’la İdlib yüzünden düşman oluruz, AB de ”benden para bekleme” der.  Sistemde yabancı kaynaklı döviz mevduat (20 milyar dolar kadar) ve sıcak para (sırf DİBS’te 15 milyar dolar kalmış olabilir) tüymeye çalışır. Bunlara bireysel tasarruf sahibi de katılır, auf Wiedersehen!

 

Bence bu kötü senaryolar göz önünde tutulmalı ama, çok da ciddiye alınmamalı.  Tabii, ödemeler dengesi krizi tek kaygımız değil. Özel bankalar da  bu geleceği çok iyi okudukları için  artık taze kredi vermiyor.  Zaten güven bunalımı ve kur-enflasyon şoklarıyla kamburu çıkan ekonomide bir de likidite yani kansızlık problemi baş gösteriyor, fabrikalar kapanıyor, dükkanlar kepenk indiriyor,   işçi işini kaybediyor.

 

Amma… Siz hiç enseyi karartmayın. Hiç bir şeycikler olmaz. Pazar yapılan doğal gaz ve elektrik zammından sonra seçmen pazarda-kahvehanede AKP adayını yakasından tutup hesap soracak. Yaşasın demokrasi!  Kasım gelmeden papaz gidecek, S-400 anlaşması iptal edilecek, İran kapısını kitleyip mühürleyeceğiz, IMF’ye heyet göndereceğiz. “Yav, ne oldu?” diye soranlara da “Ahh, ahh, hiç sorma, kandırılmışız meğer!” diye dert yanacağız.

 

ABD’nin en meşhur sağlık kuruluşu Eastern Virginia Tech’den onaylı şarbon ilacı burada:  Ismarlamak için tıklayın

 

 

 

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları