Sosyal Medya

Ankara’ya 3 maddelik kurtuluş reçetesi

31 Ağustos 2018

Zafer Bayramı’nda öğleye kadar tarihin seyrini değiştirip ekonomi kuramında çığır açacak “Dış borç ödemelerimiz ve ödemeler dengesi krizi” adlı makaleme hazırlandım. Sigara ve alkollü maddelere yapılan sürekli zamlardan sonra bu çalışmanın çok maliyetli olduğunu tahmin edersiniz.

Öğleden sonra birden TL yine  “intiharlık klinik depresyon“ durumlarına girince küfrederek müsveddeleri yırtıp attım. Onun yerine biraz vatan hizmeti yaparak Ankara’ya, yani Saray, hükümet ve TBMM’ne 3 maddelik bir  bunalımdan kurtuluş reçetesi yazmaya karar verdim.

Bakın, sıkıntılarımızdan kurtulmak çok basit; siz de okuyunca anlayacaksınız. Daha da güzeli, ameliyat ya da ithal malı ve artık Türkiye’de bulunmayan pahalı ilaçlarla tedavi de gerekmiyor.  Sadece irade ve perhiz.

 

Doktor: Dr Atilla “Ekonomi Dede” Yeşilada

Hasta:  Ankara

İlaç:

 

1 adet, bir kez İtiraf (Günah çıkarma)

Günde 24  adet, hergün, iktidardan gidinceye kadar Tövbe

Gerektiği kadar:  Kefaret (Tedbir alma)

 

Size ilaçların prospektüsünü de okuyayım

 

Günah çıkarma

 

Hastanın “dünya bana düşman, ekonomik saldırı başlattılar, çünkü benim gübremde boncuk var, ben olmazsam dünya batar” gibi hezeyanlardan derhal arınması gerekir.

Dünya hastaya dost veya düşman değildir. Ona kendi menfaatlerine göre muamele eder. Hastanın “yağmur yağsa kafama tükürdüler”  sendromundan acilen iyileştirilmesi ve “ben ne yaptm ki herkes bana düşman?”sorusunu sorması gerekir.

İlaç bu soruyu sorduracak, ve hasta Başkanlık Rejimi’ne geçildikten bu yana izlenen ahlatça ekonomi politikalarının bir numaralı problem olduğunu itiraf edecektir.

Ek olarak, ABD gibi sizin bütün finansman kaynaklarınızı “höt” deyip kesebilecek bir devle ot-bok-papaz-keşiş uğruna kavga çıkartmayacak, kavgası varsa da kapalı kapılar ardında diplomatik yollarla halledecektir. Her gün meydanlara çıkıp “Hayt, topu gelse koymaz, hepsinin paçasını aşağı alırm”   türü medyan okumalar Anadolu’nun bazı ücra yerlerinde yaşayan seçmene hoş gelebilir  ama  kentli vatandaş ve dünyayı korkutuyor. Çünkü bu sessiz  çoğunluk İran ve Rusya gibi daha dişli olup da ABD’yle boy ölçüşmeye kalkışan ekonomilerin şu anda paspas muamelesi gördüğünün farkında.

 

Önümüzdeki 12 ayda 230 milyar dolar dış finansman bulmak zorunda olan bir ülke, biz papaz uğruna bu kadar inat yapacak lükse sahip değildir.

 

Hasta ilacın yan etkileri olan utanç, seçmen kaybı, alay konusu olma semptomlarına direnecektir, ama alışır. Nasıl dün “Nazi” olan AB bugün yine “tek hedefse”, uçağını düşürdüğümüz Putin’le kanka olduysak, ABD’yle de anlaşırız bir şekilde.

 

Tövbe

 

Öyle lafla olmuyor günah çıkarma, hasta gerçekten kötü huylarından vaz geçtiğini ispat edecek davranışlar sergileyinceye kadar ilaca devam–kalçadan.

Detaylı bir eksersiz listesi var reçetenin yayında:

  • ÖNCE ve acilen, Saray’da tek işleri işkembe-i kübradan teori uydurup, gazete köşesinde ahkam kesip, işdünyası ve Batı’yı ikirciklendirmek olan tüm ekonomi danışmanlarının görevine son verilmeli.
  • S-400’ler iade edilmeli (çünkü bir halta yaramazlar), İran’a tüm yaptırımlara harfiyle uyulanacağı ilan edilmeli (Çünkü İran Irak ve Sıuriye’de hasmımızdır).
  • AB reformları derhal uygulamaya koyulmalı, gazeteci-yazar ve tüm düşünce suçluları serbest bırakılıp, Kopenhag Kriterleri bir kez daha hatmedilmeli. Annelik duygularına hakeret eden, ana muhalefet liderini vatan hainliğiyle suçlayanlar, dost devletlere “ kovboy, lale” diye isim takanlar artık bu kabinede yer almamalı.
  • Ekonominin başına Babacan ve Şimşek gibi ehil isimler getirilip tam yetkilendirilmeli.
  • Tüm bu hatalara yol açan Tek Adam Rejimi’nden derhal vazgeçilip, en azından TBMM ve Yüce Yargı’ya yetki devri gerçekleştirilmeli.
  • Anayasa Maddesi ile başta TCMB ve BDDK tüm denetim kurumları derhal bağımsızlığına kavuşturulmalı ve üye atamalarında RTÜK sistemi uygulanmalı.

 

Üçüncü adım:  Kefaret

 

Tövbemizi de ettik mi? Ettik, ama yetmez. Bu kadar günah işleyen bir kul bedelini ödemeden Cennet’in kapısını çalamaz. Kefaret listemiz de ektedir:

 

  • TCMB politika faizini derhal %30’a çıkartacak ve 24 aylık enflasyon beklentisi %7’ye gerileyinceye kadar orada tutacak.
  • Mali Kural anayasayla benimsenecek.
  • Tüm mega-projeler dondurulacak ve TBMM Komisyon’ları onayına sunulacak.
  • Dünya Bankası ve AB onaylı bir yapısal reform programı, takvim, taslak metin, uygulayıcı bakan ve bürokrasi listesi ekinde dünya kamuoyuna sunulacak.

 

Bu makalenin altına yazılacak yorumları da biliyorum. “Asla! Ebediyen aç kalırım, ama bir gün dahi özgürlüğümden vazgeçmem!”. Caaaaart…. kaba kağıt.  Bunu söyleyenler o meşhum Cuma günü ATM’lerden ilk para çekenler. iPhone TL15 bin olduğunda ilk TBMM önünde iPhone fırlatacaklar.

Bana boşuna palavra atmayın, siz millet olarak bir gün dahi sıkıntıya katalanamazsınız. Zaten katlanabilseydiniz, bu hale gelmezdik.

Ayrıca “ABD-AB esaretine hayır!” diye nutuk atanlar alternatifin Çin-Rusya-İran boyunduruğu olduğunu görmüyor  mu ya?

Yapmazsan, zorla yaptırırlar, güzel çocuk.  Bakın Erkin Koray ne diyor:

 

Aşk şarabı içmesi hoştur şaşkın

Şarap peşinden koşmak boştur şaşkın

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın

Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın

 

Şaşkın sana ne dedim sen ne yaptın

Dün gece gördüm seni ters yola saptın

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın

Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın

 

Sana başka sözüm yok bu alem içinde

Bir alemsin şaşkın sen alem içinde

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın

Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın

 

Tüm FÖŞ eğitici-öğretici-tahrik edici-tatmin edici-sinir edici  videoları için tıklayın

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları