Sosyal Medya
**8*

AKP’yi bekleyen büyük açmaz

27 Haziran 2018

Sosyal medyada hesaptan hesaba dolaşıyor, whatsapp’e yayılıyor, rakı masalarının bir numaralı mezesi oluyor. 24 Haziran saat 20:00, Muharrem Ince açık farkla önde. Yandaş AA RTE’yi önde gösteren sandıkları veriyor, CHP yöneticileri basın önüne çıkıp “alacağız bu maçı” diyor. Arkasından RTE İnce’yi arıyor “Kaybedeceğim, ama o zaman bizim silahlı gençler sokağa dökülür, tutamam, çok kan dökülür” diyor. İnce pısıp sandıkta hileyi ve yenilgiyi sineye çekiyor.

İşte bu yüzde asla iktidar olamaz Beyaz Türkler ve/ya CHP, çünkü bu cenahın asli avantajı stratejik düşünme ve rakibini mantık kullanarak yenmek olmalı (çünkü sayısal üstünlüğe haiz değil), ama hurafelerle yaşıyor. Bu söylentinin bir deli saçması olduğunu ispatlamak için, CHP önderliğinde onlarca STÖ’nün kurup 150 bin sandıktan ıslak imzalı tutanak topladığı Adil Seçim Platformu sitesinin yayınladığı sonuçlara bakmak kafi. Kolaylık olsun diye linki vereyim size.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/1007771/iste_Adil_Secim_Platformu_nun_secim_sonuclari.html

Kaynak da Cumhuriyet’tir bu arada.

Bizde Stockholm Sendromu var, ne CHP’nin başarısını, ne de RTE ve AKP’nin uğradığı büyük hezimeti göremiyoruz. AKP 2.5 milyon oy kaybetti. CHP HDP’yi TMBB’ne soktu. İttifak sayesinde SP ve İyi Parti de TBMM’nde temsil edilecek. En önemlisi AKP artık Bahçeli’nin kucağında. 2015 Haziran’ında “ver Bilal’i, al başkanlığı” diyen muhterem Abimdir kendisi.

Ama hiç merak etmeyin, Beyaz Türkler ne kadar çabalasa da, AKP’nin önünde öyle büyük bir açmaz var ki, yutacak onu. Mart yerel seçimleri partide çöküşün geri dönülemez timsali olacak. Nedir bu açmaz?

Seçmen partinin ekonomik politikalarını beğenmediği için kaçıyor. Bakın Bekir Ağırdır ne diyor: AKP seçmenin kabaca 50 puanlık ve ülkenin yarını oluşturan o seçmen kitlesinin 3’te ikisi AKP’nin çekirdek. Üçte biri de kimliğinden daha çok kendi ihtiyaç ve taleplerinden davranıyor. Ekonomik mutluluğa bakıyor. İstikrardan bakıyor. Kaos mu düzen mi dediğinde düzenden yana oy kullanıyor. Dolayısıyla o seçmendeki son dört yılda hükümetin sadece siyasi meseleleri öncelemesi, sürekli ekonomik meselelerde hata yapıyor olması bir gerileme yarattığını gösteriyor”.

Haziran’da yapılan harcama vatandaşı kesmedi, ispatı? Tüketici Güven Endeksi’nde SADECE gerileme durdu:

Daha fazla harcama şart, yoksa Mart’ta büyük kentler elden gidecek. İyi de tüm Gelişmekte Olan Piyasalar’dan para kaçıyor. Türk banka ve şirketlerinin uzun vadeli Euro-bond faizleri %9 olmuş, CDS primi 300 baz puanı aşmış. Kaynak göstermeden harcarsan, yatırımcı ve kreditör kaçıp gidecek.

Özel bankalar zaten kredi vermiyor, bir de sıcak para kaçarsa, ekonomi duracak. Özel bankaların resmi burada:

Kaynak nerede? Hazine’de yok. Bakın, kamu mevduatı nasıl gerilemiş:

Borçlansan olmuyor, size Hazine borç çevirme rasyosu ile mevduat faizleri arasındaki ilişkiyi resmeden 2 grafik göstereyim:

Bu faizden kimse kredi alamaz, ekonomi burun üstü yere çakılır.

Efendim Af’lar var ya? Bütçe çapı oradan telafi edilecek. Naçizane Vergi ve Prim Afları’nın tek kuruş ekstra gelir üretmediğini belgeledim:

“30’dan fazla ilmi makaleyi inceledik. Ortak görüş Vergi ve Prim Afları’nın gelir üretmediği gibi çok ciddi sosyal ve ekonomik zararları olduğu yönündedir. Örnekleri halkımızın dikkatine sunarızq. Linki de burada.

Hadi, tam tersini farzedelim, İmar Affı’ndan TL50 milyar, bilumum Vergi ve Prim Afları’ndan TL30 milyar geldi. Kimin cebinden çıkıyor bu para? Firma ve vatandaşın. Vergi borcunu ödeyen özel sektörün elinde harcama yapacak nakit kalmıyor, kredi de alamıyor. Sonuçta, bütçe açığı genişlemiyor, ama özel tüketim ve yatırım çöküyor.

Efendim bir Kredi Garanti Fonu daha patlatırız, ne de olsa “mali alanımız” geniş. Hayır, patlatamayız. Lütfen aşağıdaki tabloda bankaların kredi ve mevduat hacmi arasındaki farka bakın. Kredi/mevduat oranı %120, TL kredi/mevduat oranı %145’e yaslanmış. Basiretli bankacı bu tabloda daha fazla kredi veremez, likiditesi tükenir.

N’olacak, zam yaparız? Yapamazsınız. Bakın zam yaparsanız enflasyon ne olur:

O mavi çizgiyi görüyon ya? Kırmızıya erişir, yani TÜFE %20’lere gider, halk da seni sandıkta lime lime eder.

Dur ya, ekonomide çalkantının tek nedeni RTE ve AKP’nin kaybedeceği korkusuydu, şimdi her şey düzelir. İnşallah ve maşallah, ama zor. Bakın sektörel güven endeksleri nasıl geriliyor:

Hangi politikayı izleyeceksin de bu güven geri gelecek? Daha da kötüsü ekonominin lokomotifi konumuna geçen imalat sanayinde güven çökmüş: “Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, mevcut mamul mal stoku miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki üretim hacmi, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi”.

Hadi yanıldık, size bir grafik daha göstereyim: TCMB 500 puan faiz artırdığında ne olmuş?

Her seferinde ekonomi gümlemiş. Faiz indirsek, döviz elimizde patlar.

Sonuçta, AKP seçim kazanmak, ekonomiyi canlandırmak ve yatırımcıları tatmin etmek üçleminde açmaza girdi. Çıkamaz. Beyaz Türkler’in bütün çabalarına rağmen AKP kaybetmeye mahkum.

 

Önemli rica: Değerli okurlarım, Facebook’ta kotam dolduğu için yeni arkadaş kabul edemiyorum. ParaAnaliz, PA Intelligence ve Istanbulanalytics.com paylaşımlarını düzenli takip etmek için lütfen

 

Sayfasını takibe alın.

 

FÖŞ

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları