Sosyal Medya

ABD ekonomisinde sırada borç ve bütçe sorunu var…

16 Şubat 2018

Scott Grannis’in blog sayfasında sıkılıkla yayınladığı grafik, hemen aşağıda ilk gördüğünüz. Grafikte dikkat çeken, S&P endeksindeki her kayda değer düşüşün, VIX ile ölçülebildiği şekliyle tahvil tarafında bir oynaklık sonucu gelmiş oluşu.

Kaynak: Scott Grannis Blog, Egeli & Co.

 

Bu grafiğin ilgi çekici olmasının nedeni, yazarın – ve birçok yorumcunun- piyasalarda yaşanan bu panik atağın, reel ekonomi ile bağının olmadığını anlatmaya çalışmaları. Geçtiğimiz yıllarda ekonomi büyümeye devam ederken nasıl bu düzeltmeler yaşandıysa, şimdilerde ABD hisse senedi piyasasında yaşanan düzeltmenin ekonominin büyümesine engel olmayacağı temel bakış açısı olarak alınıyor. Daha başka ifadeyle, ekonomik büyüme devam ettiği sürece endekste yaşanan düşüşlerin de kalıcı olacağına inanılmıyor.

Kritik nokta tabi burada “ekonomik büyümenin” devamı.

Zaten belli bir ivmeyle güçlenerek gelen ABD ekonomisinin, ABD Başkanı Trump’ın vergi reformu sonrasında 2018’den itibaren bu sefer de ısınmaya geçmesi temel endişe. Tabi konu bu olunca da haliyle tartışmaların odak noktasını, Fed’in bu sene içinde faiz artışını üç kez mi yoksa dört kez mi yapacağı var. Sonuçta bu “düzeltme” Fed’in faiz artırımlarının enflasyondaki hareketlenmeye göre tempo değiştirebileceği düşüncesi ile tetiklenmekte.

Gelen veriler de zaten bu yönde tamamıyla. Ocak ayında ABD tüketici enflasyonu beklenen yüzde 0,3 yerine yüzde 0,5 gelince ve gıda ve enerji hariç tutularak hesaplanan çekirdek enflasyon da beklenen yüzde 0,2 yerine yüzde 0,3 gelince, Fed kaynaklı düzeltmelerin daha bir süre devam edeceği artık netleşti. Şimdilik ABD’nin manşet TÜFE enflasyonu yıllık yüzde 2,1’de sabitken, dikkatler halen çekirdek enflasyonun yavaş yavaş yükselmeye devam ederek yüzde 1,8’e ulaşmasının üzerinde. Çekirdek enflasyonun yüzde 2,0 ve üzerine dönmesi zaten olayların seyrinin hızla değişmesine neden olacak. Şimdilik o aşamaya gelinmemiş olması, enflasyonun zaten mevcut seviyesine gelene kadar yıllar sürmüş olması; piyasalardaki düzelmenin durulup alımların yeniden ağır basacağını gösteriyor bir süre daha.

Fakat tabi, yolun bundan sonrası artık mayınlarla dolu. 2008 sonrasında Fed tarafından yaratılan para miktarı, ABD ekonomisinin derin finansal krizden çıkması, ardından ekonomik büyümeye geçiş derken; şimdi de zaten hızlanan büyümeyle beraber Trump’ın vergi reformlarının etkisi ABD adına bir bütçe açığı ve borç sorununun da eş zamanlı yükselmesine neden olacak.

Ekonomik büyümeye ait verilerin güce işaret etmesinin beklendiği 2018 ve 2019 döneminde belki bunlardan bahsetmek için erken. Ancak, 2018 ilk çeyrek büyüme verisinin Fed’in adımları üzerinde büyük etki yaratacağı kesin. Bundan sonraki süreçte Fed’in hareketleri de büyümenin enflasyonist baskı yaratmayan seviyeye daha hızla çekilmesi için faiz artışlarını hızlandırmak olacak.

Doğal olarak da 2019 sonlarında biz, ABD ekonomisinin yavaşlama emareleri göstermeye başlaması üzerine Fed faiz artışlarının ne zaman biteceği üzerine spekülasyonlarda kendimizi gömülmüş bulacağız. İlginç bir şekilde, ABD ekonomisi ile ilgili iyimserliğini koruyanlar arasında Trump’ın vergi düzenlemelerinin, altyapı harcamalarının yaratacağı bütçe açığının, ekonomik canlanmanın getireceği vergi artışlarıyla kapanacağına dair bir inanç var.

Kaynak: Lance Roberts, Egeli & Co.

 

Bu yüzden de borç ve mali denge üzerine dikkat kesilen ABD ekonomisi uzmanlarının az sayıdaki yorumları dikkat çekici. En azından dikkat çekici olmalı çünkü şimdiki boğa piyasasının ayı piyasasına dönüşü işte tam da bu çizgi üzerinden gerçekleşecek önümüzdeki yıllarda bir aşamada. Şimdilik 10 yıllık ABD tahvil faizlerinin yüzde 2,9’lardan yüzde 3,5’e doğru gideceği hesaplar içinde. Enflasyonun bu aşamadaki seyri, iktidarda kalmayı hırsla arzulayan birçok politikacı gibi Trump’ın da mali tarafa yüklenecek oluşu ve tabi tüm bu faktörlerin birleştiği yerde Fed’in ABD ekonomisinde büyüme denge durumuna ulaştı dediği yer gerçekten ilgi çekici olacak.

Trump hükümetini yılbaşından bu yana aldığı kararlar sonucunda gelecek 10 yıllık dönemde bütçe harcamaları 2 trilyon dolar artacakken, gelirlerde düşüş de tam olarak bu civarda hesaplanıyor. Zaten hızla artış eğilimi içinde olan ABD bütçe açığına, doğrudan 4 trilyon dolar daha eklenmesi demek bu. Trump’ın hükümet işlerinin tıkanmasını engellemek için geçen hafta imzaladığı iki senelik uzatma kararının harcamalara kısa vadede ne şekilde yansıyacağını da ikinci grafikten izlemek mümkün.

Kaynak: Lance Roberts, Egeli & Co.

 

ABD Hazine’sinin federal hükümetin bütçe açıkları için kendi iç tahminleri de çok şey söylüyor. Büyüyen açıklar nedeniyle, ABD Hazine’si hemen içinde bulunduğumuz yılda nette 1,0 trilyon dolara yakın, seneye 1,1 trilyon dolar ve izleyen senede de 1,3 trilyon dolara kadar borçlanma öngörmekte. Sonuçta da, ABD’de artan bütçe açıkları nedeniyle federal hükümetin borç stoku da 2020 yılında 25 trilyon doları aşmış olacak. Bu da GSMH’ya oranla ABD’de borcun yüzde 100’ün hızla üstüne çıkacağı anlamına geliyor.

Perspektifi doğru oturtmak için eklemek gerek: 25-30 trilyon dolarlık borç dünyadaki diğer bütün ulusların toplam borçlarından daha büyük.

En sondaki grafiğe bakınca, genelde Cumhuriyetçiler döneminde yapılan vergi indirimlerinin, ABD ekonomisinde ekonomik canlanma konusunda fazla bir işe yaramadığı; hatta ileriki on yılların büyümesinden de çalarak dev borç yığınları yarattığı net ve basit bir şekilde görülüyor. Demek ki, ABD’de Reagan döneminden bu yana ekonomideki toplam büyüme artan oranda bütçe açığı ve borç yaratılarak; tasarrufları azaltarak finanse edilmiş. Borç arttıkça da tabi kaynaklar artan oranda borca giderek ekonomik büyüme hızı aşağıya dönmüş.

İçinden geçtiğimi dönemde Trump ve yaptığı aslında tam da bu. 2018 sonundaki Kongre seçimleri aşamasında vergi indirimleri yoluyla ekonomiyi canlı tutmak ve oy almak. Arkasından gelecek sıkıntılar kısa günün sorunları değil Trump açısından.

Hâlbuki aşağıdaki grafikten çok net izlendiği gibi vergi indirimleri ekonomik büyüme tarafında kalıcı sıçramalar yapmaya yaramıyor; aksine büyüme ilk sıçramanın ardından derin dalışa geçiyor.

Hisse senedi piyasalarında beklentileri, doların değeri tartışmalarında, işte bu ABD’nin artan mali açık ve borç stoku sorununu hatırda tutarak değerlendirmeler yapmak gerek. Hele ki olacak olanı vergi indirimleri yoluyla Trump’ın daha erken bir zamana çektiği düşünülürse.

Kaynak: Lance Roberts, Egeli & Co.

 

http://www.egelicoaileofisi.com/content/files/reports/73f6f92f-0137-4445-9b48-139799246948.pdf

 

Twitter: @guldematabay

@guldematabay

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları