Sosyal Medya

Şirketleri değil, halkı kurtarın

6 Ağustos 2018

Ankara 100, 200, 250 ve 375 günlük icraatlarını hazırlaya dursun, ekonomi yangın yerine döndü. Halk doğal olarak şikayet etmiyor, çünük açlıktan nefesi kokmuş, sesi çıkmıyor. Bir de doğal gaz ve elektriğini kestiler, kışın yakacak tezekle balina yağı arıyor.  Kapalıçarşı’da kuyumcu esnafının yerini lokumcular almış, Mahmutpaşa’da in-cin top oynuyor, Yavuz Donat Anadolu’yu geziyor, heryerden “yangın var” çığlıkları yükseliyor.

Sabır lan biraz. İki gün de makarna yemeyi verin. Hemen gidip panda ihraç edeceğiz, Rusya ve Hindistan gibi diğer az gelişmiş ülkelere cömertçe borç vermekle bilinen ülkelerden borç alacağız, turistler artık kendi para birimlerinde alış-veriş yapacaklar,  yaptırım altında inleyip parası yüzde onyüzbin değer yitiren İran’la bartır yapacağızı ki ABD ikinci bir Rıza Sarraf kolposundan şüphelenmesin. Hepinizi yine ipten alacağız.  Merak etmeyin, önümüz yerel seçim, hiç sizi zorda bırakır mıyız? Seçimden sonra   öyle bir geçireceğiz ki, bugünleri mumla arayacaksınız, ağıtlar yakacaksınız.

 

Çok arsız gördüm, ama bu inşaatçılar kadarı pes dedirtiyor. Adamlar bu kez de “faizler yüksek, konut satamıyoruz, faizi devlet sübvanse etsin” diyor. Ya baba, kıçım kadar apartman dairesini 1 milyon dolara satıp, Odin’in dağında lüks rezidans yaparken bana mı sordun?  Kurtar gemini ya da git iflas masasına. Fiyatta indirim yapmak diye bir müessese var, dyumadın mı?  Bak, ticari emlakda %30 boş oranı var, onlar ağzını açmayıp kahramanca hükümetimizi desteklemeye devam ediyorlar.

 

İnşaatçılar teslim bayrağını açıp açıkça Ankara’dan yardım dilenen ilk sektör olu. Sırada otomotif, mobilya, perakende, AVM’ler, her yere 100 katlı 9 yıldız otel diken ileri zekalılar, her ay düzelni menü değiştirip %5 zam yapan lüks restoranlar var. Kadim kitapta yazıldığı gibi, 7 yıllık bolluk, yedi yıl kıtlık. Şimdi ikinci yarı, yani  yedi yıl kıtlık dönemi geldi. Çünkü sen “al papazı-ver papazı” oynarken, Morgan Stanley Fed’in en az 100 baz puan daha faiz artıracağını öngörüyor. Bu faiz kalbi dayanamayan özel sektör seneye teke zortlaması oynayacak.  Emin, bankaların takipteki krediler oranı da %1’e düşüp, karları %111 artacak. Balık baştan kokar, hükümet yalanı resmi politika aracı olarak kullanırsa, özel sektör  menemen yapar tabii.

 

Ucuz borç parayla şımaran, kredi kartıyla bol keseden harcayan vatandaşın şuursuz talebi karşısında iyice kendinden geçen özel sektör, şimdi piyasa tokadıyla kendine gelecek. Adam Simit, buna “görünmez el” derdi Rahmetli. Görünmez el, şimdi pandik yaptı, öteki avucuna da vazelin sürüyor, sevgili firmalar.

Adam Simit’tne bir kaç yıl sonra yazmaya başlayan Şumpeter “schöpferische Zerstörung”, yani yaratıcı, yenileyici yıkımdan bahseder. Bir anlamda kentsel dönüşüm.

Nedir? Piyasa güçleri zamana adapte olmayıp evrim geçirmeyen firmaların sonunu getirir. Yerlerini daha dinamik, teknolojiye aşina, müşteri-dostu firmalar alır. Ekonominin kıt kaynakları onu israf eden, marjinal getirisi düşük sektör ve firmalardan, büyüme potansiyeli olan, yüksek ücret ödeyen ve katma değer  üreten firmalara kayar. Türkiye’de bu süreç başlıyor şimdi. 15 yıldır AKP himayesinde, ucuz borçla, bankaların alicenaplığıyla palazlanan  dinazor firmalar dodo kuşları gibi tarihe karışacak. Yerlerini kıçlarının teriyle, alınlarının akıyla, işçilerine harbi maaş ödeyerek, onlarla yatıp- kalkarak, Ferrari değil Aegea’ya binen,  2 yılda bir metres değil, makina-teçhizat yenileyen, Sanayi  4.0’ı benimseyerek, elde bavul veya google başında ihracat pazarı arayanlar alacak.

 

Buradan hükümete seslniyorum. Sakın ola ki,  ZİNHAR bu dinazorları kurtarmaya kalkmayın! Batan batar, sağ kalanlar bizimdir. Evrime müdahale etmeyin. Zaten elinizde iki kuruş cephaneniz kalmış onu vatandaşa saklayın. Çünkü bu firmalar batarken zorunlu olarak işsizlik ve sefalet de artacak, işsizlik maaşının kapsamını geliştirin, sağlık hizmetlerini güçlendirin, iş yerinde-yetişkin eğitimi sübvansiyonuna,  devlet eğitim kapasitesine harcayın ki, atıl emek PERT sektörlerden yeni dinamik sektörlere kayarken yaşanacak zorunlu sıkıntılar hanehalkını elden geldiğince az üzsün.

 

Kutarma mı istiyorlar?  Önce pamuk eller cebe. Banka patronu sermaye koyacak, şirket yurtdışında tuttuğu parayı getirecek, haraç-mezat iştirak satacak, patron şahsi malını satıp şirkete sermaye koyacak. Bedava kurtarma yok.

 

Belki bu acıdan ders çıkartan olur da, artık ot-bok uğruna Batı’yla kavga etmemeyi, eğitim sistemini bağnaz militan yetiştirmek için kullanmamayı, ihalelerde kanka kayırmamayı, vatndaşın %50’ni partiye  oy vermiyor, ya da Sünni-Türk değil dışlamamayı öğreniyor dedim ki, dövizin ateşin karşısında sessiz kalan Ankara’dan çok sert bir tepki geldi:

“TCMB, ROM döviz imkanı üst sınırını düşürdü”

 

Güldüm, fırtınaya karşı yumruk salladık. Kahramanca direniyoruz faiz artırımına çünkü Üst Akıl’a teslim olmayacağız.  25 Haziran’dna yazdım, artık Türkiye’yi piyasalar yönetiyor.  Başkanlı sistemi herkese hayırlı olsun.

 

Herşeyin  çaresini anlattığım YouTube kanalıma abone olun, görsel olarak da sinirinizi bozayım. Linki aha buradadır.

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları