Sosyal Medya

Güncel

Yatırımcılar ABD yaptırımları riskini unuttu

Hakan Atilla davası sonrası yaptırımları delen bankaların peşini bırakmayacağı söylenen ABD'nin açıklamaları dikkat çekerken, yurtiçinde Hakan Atilla-Reza Zarrab unutuldu mu? sorusu akıllara geliyor

Yatırımcılar ABD yaptırımları riskini unuttu

Çarşamba gün Cumhuriyet’te yer alan bir habere göre, savcılık Rıza Sarraf-Hakan Atilla davası kayıtlarına gizli bir dosya ekledi. Yeni iddianameler düzenleneceği kaygısı var. Bloomberg News ise Hazine Bakanlığı’nın İran yaptırımlarını delen bankaların peşini bırakmayacağını yazdı. ABD, şimdi gözünü Asya bankalarına dikerken, bunların bir tanesinin Halkbank’la ilişki kurmaya çalıştığı  da haberde yer aldı. Hürriyet yazarı Erdal Sağlam’a göre piyasa ABD yaptırımlarını unuttu, sadece iyimser senaryoları fiyatlıyor.

 

Cumhuriyet:  Davada yeni dosya ne anlama geliyor?

 

Cumhuriyet Gazetesi’ne göre  “New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde görülen Rıza Sarraf ve eski Halkbank Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla dava kayıtlarına gizlilik kararı olan yeni bir dosya daha eklendi.

Geçtiğimiz hafta dava kayıt sırasına 495 sıra numarasıyla giren yeni dosyaya gizlilik kararı konuldu.

New York Güney Bölgesi Federal Hakimi Richard Berman’ın onayıyla kayıtlara konulan gizli belgenin, Atilla veya Sarraf’ın savunma avukatları tarafından mı yoksa savcılık tarafından mı konulduğu bilinemiyor….

 

Dava kayıtlarına yeni giren ve gizlilik kararı olan dosyanın, Sarraf’ın itiraflarından sonra yeni bir iddianame olabileceği gibi, savunma veya savcılık tarafından gizli kalması istenilen başka bir belge olma ihtimali de var”.

 

Bloomberg:  ABD ambargoyu delen Asya bankalarının peşine düştü

 

Bloomberg.com’da 21 saat önce yayınlanan   “Avrupa kapıyı kapatınca, İran yaptırımları delmek için Doğu’ya yöneldi”  başlıklı haberden Obama döneminde İran’a yaptırımlar nükleer silahsızlanma anlaşması uyarınca kaldırılsa da, yeni yönetimin geçmişte bunları ihlal edenlerin peşini bırakmadığı anlaşılıyor. Güney Kore ve Tayvan başta olmak üzere Asya banklarının ticari ve BM/ABD hukukuna aykırı finansal işlemler arasında pek ayrım yapmadı iddia edilen metinde, Woori Bank ve Industrial Bank of Korea’ın adı geçiyor. Woori Bank’in Halkbank ile ilişki kurmaya çalıştığı da yazıldı.  Haberde Halbank veya Hakan Atilla’ya karşı suçlayıcı bir ifade kullanılmıyor. Eğer Hakan Atilla davasına eklenen gizli dosya ile bu haberin bir bağlantısı varsa, bunu bilemeyiz.

 

Halkbank yönetimi halen merkezinde incelemeler yapan OFAC’la temasların bitmek üzer olduğu ve yaptırımlara tabii olmadığını açıklamıştı.

 

Yatırımcılar konuyu unuttu

 

ParaAnaliz’in fikrini sorduğu dar bir yabancı yatırımcı grubu davalardan sonra Halkbank’a cüzi bir ceza kesilebileceğin, bunun da kolaylıkla devlet tarafından ödeneceği görüşünü ortaya koydu. ABD-Türkiye ilişkilerinde S-400 alımı ve ABD Konsolosluk görevlilerini alıkonması ile ilgili ihtilaflara vakıf değiller, ya da önemsemiyorlar.

 

Halbuki Diken.com.tr’de yazan Amberin Zaman şu uyarıyı yapıyor:   “ABD Kongresi”nde Erdoğan iktidarına yönelik öfke gün geçtikçe kabarıyor. Kongre’yi yakından takip eden eski CHP milletvekili Aykan Erdemir’e göre Ermeni ve Rum taraftarı Kongre üyelerinden öte neredeyse tümü Türkiye’nin cezalandırılmasını istiyor. Erdemir’in ifadesiyle bir dip dalga söz konusu. Hatta buna tsunami denebilir”.

 

Hürriyet yazarı Erdal Sağlam da 19 Şubat tarihli köşe yazısında ABD-Türkiye ilişkileri düzelse dahi yaptırım tehlikesinin henüz geçmediğini ifade etti:

“ABD ile ilişkilerde en iyinin satın alınması demek, hem Suriye’deki görüş ayrılıklarının giderilmesi, hem ABD’den gelecek ceza ve yaptırımlar konusunda yaşanan risklerin bertaraf edilmesi anlamına geliyor.

 

Halbuki diplomatik çevreler ve ABD ile ilişkiler konusundaki uzmanlara sorduğumuzda tablonun, söz edildiği kadar pembe olmadığını görüyoruz. Basına yansıyan haberlerde Halkbank’a kesilecek cezalar, S-400 alımları nedeniyle uygulanabilecek yaptırımların da görüşmelerde gündeme geldiği ve olumlu gelişmeler olduğu söyleniyordu. Halbuki kurulması planlanan üç komisyonun  Münbiç, YPG ve FETÖ konularıyla ilgili olduğu görülüyor. ABD uzmanları Tillerson’ın ABD Hazinesi ve Kongresi’nde olan dosyaların sonuçları konusunda garanti vermesi, hatta bu konuların detayına girmesinin bile mümkün olamayacağını belirtiyorlar. Bunun yanında komisyonların kurulmasının ABD’nin Türkiye’nin tezlerine yaklaştığı anlamına gelmediğini, bu görüşmelerde sadece “çok tırmanan gerginliğin biraz törpülenmesinin söz konusu olduğunu” söylüyorlar.

 

Kısacası; Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde ısrarla üzerinde durduğu konular hakkında somut sonuçlar almasının çok zor olduğunun altını çiziliyor”.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler