Sosyal Medya
**8*

Türkiye’nin Sanayi 4.0’le  sınavı

23 Şubat 2018

Elon Musk öküzünün Ağır Şahin roketi ile uzaya Tesla göndermesi ağır cezalık bir suç. Uzayı çöplüğe çevirmek senin hakkın mı, maganda. Yok efendim, Mars’a gidecekmiş. Mars senin tapulu malın mı araba yolluyorsun?  Bu herife çevreyi kirletmekten çok ağır  cezalar verilmeli, o Tesla yakında başımıza düşecek. Musk bilinçli mi yaptı, bilmiyorum, ama uzaydaki Tesla uzayın da yakında emperyalist-kapitalizmin kullanımına açılması anlamına geliyor.

 

Biz daha “bismillah” derken dokuz teknolojiden oluşan Sanayi 4.0 kemale eriyor ve Sanayi 5.0 yani, Uzay’a Hücum başlıyor. Uzayın kolonileşmesi ve zamanında İspanyol, Portekiz ve İngilizler’in Doğu-Güney’de  yaptığı gibi kar amaçlı  kullanılarak sömürülmesi yepyeni teknolojiler, beceriler ve iş modelleri gerektiriyor. Fakat, bunları hepsi “nüvesinde” halihazırdaki kültürde mevcut, zaten Ağır Şahin da bunun simgesi. Yeniden kullanılabilir roketlerle uzaya cisim göndermenin maliyetini %90 filan azaltıyorsunuz. “Orada ne halt edeceğiz de para kazanacağız?” diye soranların akut vizyon noksanlığı  var, bol D vitamini alsınlar.

Yahu, millet uzayda bir gece için 20 milyon dolar ödemeye hazır. Şöyle dünyanın çevresinde dönen 5 yıldızlı havuzlu,  düşük graviteli milletin danalar gibi tepişebileceği bir uzay istasyonu kursan, paraya para demezsin. Kripto paralar, bulut teknolojisi ve uzay istasyonu üstünde hukuki hükümranlığın kime ait olduğunun uzun süre belirlenmeyeceği gerçeği akıl almaz boyutlarda kanun dışı faaliyete izin verir. Orası yeni vergi cenneti olacaktır. Bu konuda yeni bir makale hazırlıyorum, biraz sabredin, önce Jeff Bezos’a satacağım, çünkü hayatım boyunca kel insanlara daha çok güvendim.

Tabii, teknoloji ve insan tahayyülünün böylesine hızlı inkişaf ettiği bir dönemde hala “Batı medeniyeti yıkıldı yıkılıyor, cihat helaldir, asansörde oğlan-kız yalnız kalırsa halvet olur” geyiğiyle toplu psikolojik istismara tabi bir toplum olan Türkiye’nin  akibeti tartışılmaya değer. Linkte Center for American Progress’in yaptırdığı bir eğilimler anketi sonunda ortaya çıkan vatandaş psikolojisi var, okuyunca kafayı yiyeceksiniz. Türkler milliyetçilik ve dine kafayı takmış, dünyayı rasyonel ölçütlerde algılamayı  tamamen terketmiş.

 

Sanayi 4.0 elzem, yoksa sıradaki nesil aç kalacak. Bu konuda “referans”  TUSIAD’ın Boston Consulting Group’a yaptırdığı araştırma, linki burada (PDF dosyası açmanız lazım). Sanayi 4.0’ü beceremezsek ne olacak?  Kehanet çok net:  “Sanayi 4.0 uygulamalarının diğer ülkelerde gelişmesi, Türkiye’nin üzerindeki rekabet baskısını uzun vadede daha da arttıracak. Sonuç olarak, Türkiye rekabet sıralamasında hem altında hem de üstünde yer alan  ülkelerden gelen maliyet baskılarına maruz kalacak. Üretim maliyeti yüksek olan  ülkeler, gelişmiş teknolojiye sahip üretim  işletmelerindeki geniş ölçeği kullanarak, düşük üretim maliyetine sahip ülkeler ise yeni teknolojilere daha iştahlı erişme avantajlarını kullanarak mevcut pozisyonlarını güçlendireceklerdir.

Türkiye’nin Sanayi 4.0 yatırımlarını gerçekleştirmediği  ortamda, Almanya Sanayi 4.0 potansiyelini gerçekleştirirse, Türkiye Almanya’ya kıyasla maliyet avantajını kaybetme riskinde. Almanya’da %15-25 oranında verimlilik artışı, Türkiye’nin mevcut rekabet avantajını tamamen azaltabilir.  Türkiye’nin çekicilik düzeyi %15 maliyet avantajı olduğu varsayımıyla, küresel pazarlarda birbirleriyle etkileşerek gelişen teknolojileri ve insan kaynağı kalitesini yakalaması, çıtanın sürekli yükselmesi sebebiyle daha da zorlaşacaktır.

Rapor devam ediyor, 2040 yılında 100 milyona varması beklenen nüfusu şöyle bir kader bekler:  “Özet olarak, Türkiye’nin karşılaştırmalı küresel rekabetçiliğinde yaşanacak olası bir zayıflama, küresel pazar payının düşmesine yol açacak ve beraberinde artan işsizlik ve azalan işgücü kalitesini getirecektir”.

Halen nüfusunun sadece %47-48’ni istihdam eden bu topum, 2040 yılında iyice yaşlanacak, buna karşın Sanayi 4.0’ın dışında kaldığı ölçüde  işsizlikten geberecek.

Sanayi 4.0’e geçmek için önce para gerekiyor tabii. BCG’a göre senede 10-15 milyar TL’in yatırıma ayrılması lazım. Bu rakam çok cüzi, çünkü sadece azami yarar sağlayacak şirketleri kapsıyor. Ekonominin çok büyük kısmı ölçekten yoksun ve teknolojik evrime geç tepki veren hizmetler sektöründe faaliyet gösterdiği için, şu anda Sanayi 4.0’den yararlanamıyor.  Aslında bu bulgu raporun en çarpıcı yönü. Türkiye yapısal olarak sanayi 4.0’e MÜSAİT olmayan bir ekonomi.  Önce ölçek edinip, KOBİ’leri Sanayi 3.0’e geçirmek lazım ki, ergenlikten yetişkinliğe geçen şirket Sanayi 4.0’ten faydalanabilsin.

Parayı bulmak zor, çünkü küresel ortam faizlerin yükselmesini emrediyor, biz ise tasarruf etmediğimiz gibi, kısıtlı tasarrufları  Sanayi 4.0’le pek  alakası olmayan  konut-inşaat sektörüne aktarmakta  israr ediyoruz.

 

Ama para da yetmiyor. Bu eğitim sistemi ile Sanayi 4.0 hayal. Bakın yarın işgücünün vasıfları nasıl olacak:  “Özellikle kapsamlı tasarım bilgisine ve dijital/BT yetkinlerine sahip çalışanlara olan talep artacak. Bu sayede şirketler daha nitelikli işgücü için yeni istihdam fırsatları doğurabilecek. Örnek olarak endüstriyel veri uzmanı gibi yeni roller yaygınlaşmaya başlayacak. BT sistemleri kurumsal, üretim ve ürün yaşam döngüsü yönetimi sistemlerini entegre edecek ve operasyonların oluşturduğu ağları kullanarak daha çok sayıda veri grupları oluşturacak.

Endüstriyel veri uzmanları bu veritabanlarını düzenleyerek, analiz edecek ve operasyonları sürekli iyileştirmek için bulgulardan faydalanacak. Bu rolü üstlenmek isteyen adaylar, ağ sistemleri, istatistik bilimi ve programlama prensiplerine hakimiyetini göstermek durumunda kalacak”.

Biz ne yapıyoruz? İmam hatip sayısını artırıyoruz. Yanlışsam düzeltin, imam hatiplerde kodlama okuturlar mı?

 

Ama en önemli darboğaz nedir biliyor musunuz?  Marmara Üniversitesi öğretim görevlisi (titri belirtilmemiş) Alkan Soyak yazıyor:

Türkiye’nin en önemli sıkıntılarından biri bilim ve teknoloji, kalkınma ve sanayileşme gibi uzun erimli konularda siyasi iradenin güçlü, istikrarlı ve sürdürülebilir bir stratejik duruş sergileyememesidir. Bu alanda ortaya çıkan belirsizlik, özel sektör firmalarının uzun vadeli gelişme stratejilerinde ulusal inovasyon sistemlerinden faydalanma motifini olumsuz etkilemektedir.

Bu durumda devletin bilim ve teknoloji politikaları adına özel sektöre yönelik hazırlamış olduğu tüm iyi niyetli politika, strateji ve kurumsal belgeler kağıt üzerinde kalmakta, çalışmamızda odaklandığımız TÜSİAD raporunda da olduğu gibi, firma gelişimini etkileyen faktörler açısından devletin rolüne ilişkin hiç bir gösterge ve etki faktörü özel sektör  tarafından dikkate alınmamaktadır.

Türkiye  ihtiyari yönetim yapısı, ilkel finans sistemi ve tamamen ideolojiye odaklı eğitim sistemi ile Sanayi 4.0’e geçemez.

 

Aşırı kötümser olmakla suçlanıyorum, dışlanıyorum, hırpalanıyorum. Değilim, aslında yeterince kötümser olmamak suçum.  Siz iyimserliğin ötesinde, nevroz ölçüsünde  hayalperestsiniz.  Her geçen gün ödediğiniz ağır bedelin farkında olamayacak kadar realiteden kopuksunuz.

 

FÖŞ

 

Websitemde son yenileme

http://atillayesilada.com/2018/02/21/turkiye-ekonomide-yeni-caga-hazir-mi/

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları