Sosyal Medya

Üçüncü çeyrekte ivme kaybı bitti, sırada daralma var!

10 Aralık 2018

Resmi veriler Türkiye’de üçüncü çeyrek döneminde büyümenin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre sadece %1,6 arttığını gösterdi.  Daha da önemlisi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre %1,1 azaldı.  Daralmanın başladığı dönem olarak böylece 2018 Temmuz-Eylül dönemi kayıtlara geçmiş oldu.

 

Ekonomik faaliyetler incelendiğinde; 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre  tarım sektörü %1 büyürken, sanayi sektörü tam bir durağanlığa işaret eden seviyede %0,3 artabildi.  Stokların artması, kredi faizlerinin yükselmesiyle problemler içinde olan inşaat sektörü ise %5,3 daraldı.   Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörü ise herşeye rağmen %4,5 büyüme kaydetti.

Yatırımlar durdu, devlet harcadı

Yerleşik hanehalklarının ve hanehalkına hizmet eden kar amacı olmayan kuruluşların (HHKOK) toplam nihai tüketim harcamaları, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre  %1,1 arttı. Hatırlanacağı üzere, ikinci çeyrekte bu oran %6,4 ve ilk çeyrekte de %9,1 seviyesindeydi.

Devletin nihai tüketim harcamaları %7,5 artarken gayrisafi sabit sermaye oluşumu %3,8 azaldı.

Aynı dönemde bir önceki yıla göre mal ve hizmet ihracatı %13,6 arttı, mal ve hizmet ithalatı ise %16,7 azaldı.

Durum değerlendirmesi: İvme kaybı bitti daralma başlayacak

Yılın üç çeyreğinin detaylarına bakınca 2018 başından bu yana büyümede ivme kaybının ne kadar hızlı olduğu gözden kaçacak gibi değil.  Zaten büyüme verisi, geriden gelmesi nedeniyle aslında süprizli de değil.

Türkiye ekonomisindeki iç talebe dayalı büyüme hikayesi, yaratılan aşırı ısınmanın enflasyon ve cari açıkta oluşturduğu dengesizlikler ve dış konjonktürdeki dalga ile birleşince, 2018 özellikle üçüncü çeyrek dönemi tam bir kur krizi olarak Türkiye’nin krizler tarihinde yerini aldı.

Açıklanan veriler sanayi tarafında üretimin ve yatırımların durma noktasına geldiğini ve hatta yatırım tarafının çoktan eksiye  döndüğünü ispatlar nitelikte.  İnşaat zaten kayıp bir kaç yılın içine 2018 ikinci yarı itibarıyla girmiş durumda.  Hizmetlerdeki büyüme ve net dış ticaretin büyümeye etkisi şimdilik üçüncü çeyrek GSMH artışını artıda tutmya yetmiş; ancak önümüzdeki çeyreklerde bu da olmayacak.

Kamunun büyümeye harcamalarını artırarak verdiği desteğin 2019 ikinci yarıda devam edebilmesi de mümkün değil.

Para politikasının basitleştirilmesi, ardından açıklanan Yeni Ekonomi Programı ile mali disiplin yönünde taratılan beklentiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın lirayı kontrol altına almak için son çare ABD ile ilişkileri Brunson davası üzerinden toparlamaya karar verişi son çeyrekte krizin dalga boyunu sakinleştirdi.  Ancak, liradaki değer kaybı ve faizlerin kalıcı yüksekliğinin ekonomide yarattığı hasar daha bir kaç çeyrek boyunca devam edecek.

Şu durumda, 2018 son çeyrek için %3 civarı 2019 ilk yarı için de %5 civarı bir daralma beklemek çok abartılı olmayacak açıklanan PMI, kredi ve üretim bağlantılı verilere bakarak.

Büyümenin baz etkisi ile 2019 ikinci yarıda yeniden artıya dönmesi mümkün ancak bu artının cılız mı kalacağı yoksa kuvvetlenerek mi devam edeceği yerel seçimler sonrası AKP hükümetinin izleyeceği ekonomi politikalarının akla ne kadar yakın olduğu ile birebir ilişkili olacak.  Daha net ifade etmek gerekirse, özel sektör borç-bankacılık sermaye sarmalının sorunlu yapısının ekonomik büyümeye uzun yıllar yük oluşturmaması için sağlanması gereken fonun ve beraberinde yeniden yapılandırma programının ne kadar hızlı geleceğine bağlı.

Yoksa mevcut koşullarda Türkiye uzun yılar %3-4 bandında büyümeye mahkum görünüyor 2019 şokunun ötesinde.

 

@guldematabay

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları