Sosyal Medya

Don’t cry for me Argentina

25 Mayıs 2018

Bu alçak  Zionist-Haçli masaşı “yatırımcı” denen  çopar sülükler koskoca 300 baz puan faiz artırımını beğenmedi hala dolar alıyor ya! Ben zaten size faiz artırımı işe yaramaz, tek çare yerli ve milli Türkiye demedim mi, lan?  Çabuk gönderin Murat’la Mehmet’i Londra’ya, şu lavuklara iki laf söylesin de, dolar düşsün, yoksa biz iktidardan düşeceğiz. “Biz bir seçimi kazanalım enflasyonu indirmek ve cari açığı azaltmak için gereken tedbirleri çok daha farklı bir şekilde devreye sokacağız”. Zaten şu noktada bile işimize gelen kuralları uygularız, yok gelmezse, “bunlar rejime karışıyor” diye çamura yatarız.   Nasıl olsa AKP-CHP farketmez, vatandaşın %40’ı kur çalkantısının dış mihrakların işi olduğuna inanmış, veririz mehteri olur biter.

 

Dün AKP’nin seçim beyannamesini okudum, ve yaşananlardan hiç  ders çıkarmadığını,  dövizi yükseltenin parasal sıkılaştırmanın dozu değil, AKP ve Batı arasındaki çok derin güven bunalımı olduğunu bir kez daha teşhis ettim. Artık oyun sonunu  yazabilirim size.

Milli ve yerli olmak bir palavradır. Senede 230 milyar dolar ve Euro borç bulmak ve çevirmek zorunda olan, iPhone’nu, Nike’sini, McDonald’ın ithal eden bir ülke milli ve yerli olamaz. Sonunda Batı öpe öpe bize istediğini yaptıracak. Ya da? Don’t cry for me Argentina.

 

16 yıldır hem Batı’ya posta  koyduk, hem parasından nemalandık. Ne değişti aniden?  QE dünyası bitti. Yalnız bizi değil, Mugabe’yi Maduro denen katili, Zuma’yı, Kirchnerleri hatta Putin’i ve Beijing’i şımartan bu ucuz paraydı. Para sahibi denetim görevini yerine getirmiyor, iyi yönetim, kötü yönetim gözetmeden aç çocuğun plastik hamuru ağzına atması gibi her şeyi alıyor,  her projeye kredi veriyordu.

Fed’in QE’den çıkmasıyla deniz kurumaya başladı. Bunu herkes geç farketti, Batı’da hla “Gelişmekte Olan Piyasalar’da bu düzeltme geçicidir, efendim, yakında yine prim yaparlar” diyen saflar var, seneye hepsi iş arayacak. Dolce vita asla geri gelmeyecek. Reform yapan, demokratikleşen, maliye ve para politikasında sorumlu davranan ülkeler yaklaşan  kuraklığı atlatır…perhiz yaparak. Ötekiler?  Don’t cry for me Argentina.

 

Ama, biz henüz dünyanın değiştiğini kabul edemediğimiz gibi, Batı’nın parasını alıp, kural ve değerlerini satacağımızı sanacak kadar dangalağız. Hayır, bu lafım AKP’ye değil herkese.  Batık kredilerini inkar edenlere, eldeki konut stoğunu satamadan “fiyatlar yükselecek diyenlere”, “Ben BES’den iyi kazanıyorum”,  “bize bir şey olmaz, beyaz eşyayı yenileyelim” , “ben her seferinde 50 TL’lik koyduruyorum” diyenlere, anketlerde “insan hakları ihlalleri  mi?  Nerde?” diyen %65-92 arasında vatandaşa lafım. Yaşadığınız hayal dünyasını altınızdan halı gibi çekip alacaklar ve Yunanistan’ın durumuna düşeceksiniz.

ÖNEMLİ DÜZELTME:  Makalemde  “Ben BES’den iyi kazanıyorum” cümlesiyle BES’e katlılanlara eleştiri yaptığım algısı oluştu. Kastettiğim, “Ben kendi başıma yatırım yaptığımda BES’ten daha iyi getiri sağlıyorum” diyenlerdir. BES’in bireyler için en iyi yatırım olduğun bir kez daha hatırlatırım.  

Seçime 35 gün kala 300 baz puan faiz artışı ya da tüm şirketleri çökertecek ve enflasyonu %20’ya fırlatacak bir döviz şoku ile karşı karşıya kalmak ilk ihtardı. Yine ders almadık. Parti programında OHAL devam edecek var. AKP’ye yakın duran Sevgili Kardeşim Okan Müderrisoğlu “Seçimin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, siyasi doktrinine uygun bir ekonomik program yazılması ya da mevcut programın seçimin galibinin siyasi tercihlerine göre düzenlenmesi mutlak gereklilik.

“Faiz-Enflasyon ilişkisini”, “Yerli para ile dış ticareti”, “Altına dayalı rezerv yönetimini” mevcut program altında hayata geçirmekte güçlük çekiyorsak, dünyaya anlatacak ve piyasaları ikna yeni bir programa ihtiyaç var demektir.

Özetle… Türkiye’nin seçimi, ekonomide de bugünkü operasyonlara karşı dik duracak yeni ekiplerin, yeni tercihlerin, yeni reçetelerin seçimi olacak”.

 

Yok öyle bir program kardeşim, altınla, yerel para birimiyle ticaret, sonsuz büyüme, arz teşviki ve düşük faizle enflasyon düşürme, bunların hepsi  inkar ve kibir mahsulu. 300 yıllık ekonomi pratiğini yeniden yazmaktan ve Tanrı’nın kelamı gibi ekonomi bilmeyen vatandaşa yutturmaktan vazgeçeceksiniz. Çünkü, artık Londra’da söylediğiniz ve Yozgat’takinin farklı olduğunu yatırımcı çaktı, yemiyor. Sizden itiraf, kefaret ve samimiyet istiyor.

 

Seçimden sonra yine istediğimi yaparım diyorsan,  o da olmayacak. Birincisi,  TBMM muhalefetin eline geçecek. İkincisi Mart’ta yerel seçim var, vatandaşı kızdıracak, Batı’yal bozulacak kararlar almaya cesaret edemezsin. O cesaretin olsaydı, faiz artırımına razı olmazdın. Üçüncüsü, global şartlar sürekli seni zorlayacak. Bugün 300 baz puan faiz artırımına burun kıvıran yatırımcıya yarın bütçe açığın fazlaya dönüşmezse kredileri kesecek ticari bankalar da katılacak.

 

Ankara, Mart yerel seçimlerine kadar her piyasa ayaklanmasında son raddeye kadar ayak direyip, sonra yapması gerekenin asgarisiyle günü kurtaracak. TL sürekli değer kaybedecek ve güven bunalımından çıkamayan ekonomi tüm teşviklere rağmen kışın resesyona girecek. Mart’tan sonra ya IMF gelecek, ya da biz IMF’den ödünç aldığımız bir programı uygulayacağız.

Yok ya? İs your Mama pretty? Uygulamazsam n’olacak lan?  Bak, bu olacak: Bir analist, “Yerlilerin çok ciddi döviz talebi var, TCMB yabancı yatırımcıyı ikna etti ama yerlileri iknada başarısız. Bugün öğlene kadar lokallerin 1 milyar dolara yaklaşan döviz talebini gördük. Bugün bu rakamın 2 milyar doları bulması sürpriz olmaz. Yerli düşüşü alım için kullandı, yabancı ise satıyor.” dedi.

 

Don’t cry for me Argentina, çünkü seher vakti ben de senin yanında, IMF önünde kuyrukta olacağım.

 

Hepsini iki hafta önce yazdım.

 

İşte burada

http://atillayesilada.com/2018/05/22/son-gadt-raporumuz-arjantine-dogru/

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları