Sosyal Medya
**8*

Sırat Köprüsü’nden geçiyoruz

30 Ekim 2017

“Winter is Coming” diye başlık atmıştım geçenlerde, atmaz olaydım. Korkarım yakında “Winter is Here”   diye başlık atacağım. Kış ayları Türkiye için uğursuz kardeşim. Yaz saati uygulamasını iptal etmek de kem talihin değişmesini sağlamadı. Yine Kasım arifesi, yine TL sallantıda. Kaçıncı Sırat Köprüsü bu ya? 2011’da (galiba) AB’de PIIGS krizi çıktı, nerdeyse IMF’nin kapısına dayanacaktık. Sonra FETÖ ayaklandı, bu kez TCMB şok faiz terapisi ile kurtardı. Geçen sene Trump yüzünden tüm Gelişmekte Olan Ülkeler kim vurduya gitti, tabii zayıf karın Türkiye, en ağır darbeyi biz yedik. Bu sene de politik risklerin kurbanı oluyoruz.

İnsanlar hatalarından öğrenir diyorsun, ama nerede? Bunca krizden sonra iktidar ve yandaş basın şapkasını önüne koyup “Yahu, acaba bizim sistemde mi bir hata var, her soğukta zatürre oluyor?” diye sorması lazım gelmez mi? Yooo..Yine aynı teraneler. “Bize komplo kuruyorlar”. “Ekonominin gücü yerinde, bişicikler olmaz”, “Yatırımcıların güveni tam”.

Çok şeyler olabilir. Cuma akşamı kurun ateşi biraz düştü, ama yatırımcılar “TL aşırı satıldı, gelip biraz alalım” dedikleri için değil. Piyasada Trump şahin sayılan Profesör Taylor değil, güvercin türünden Jay Powell’ı atayacak teraneleri dolaştı da ondan. Pazartesi aklı evvelin biri tersini söyler, haydin dolar/TL 3.85. Böyle münferit vakaların ötesine bakıp gerçekten 2016 kışı benzeri bir felakete yakın mıyız, soğukkanlı olarak değerlendirmek lazım.

Bence bu kez olasılık daha düşük, ama bilinmezler politika cephesinde. ABD ve Almanya ile ilişkiler daha fazla hata kaldırmaz.

Önce, son 2 haftada GOP’tan biraz para çıksa da, IMF-Dünya Bankası güz toplantılarından aktarılan izlenimleri okuyorum, yatırımcılar GOP’a güveniyor, şu anda yüklü miktarda para çekmek isteyen yok. ANCAK ABD’de çekirdek enflasyon aniden %2’yi, yıllık ücret artışları ise %3’ü filan aşarsa bir panik yaşanır ki benim verileri okuyuşum yakın vadede böyle bir zıplama olmayacağı yönünde.

AMB’nın tahvil alımlarını azaltarak da olsa Eylül 2018’e kadar sürdürme kararı da GOP fonlarına cesaret verdi.

Bir de olumsuz gelişmelere bakalım. Fed’in Aralık’ta faiz artıracağı fiyatlandı, ama futures hala 2018’de tek bir faiz artırımı bekliyor. İyi de ABD ekonomisinin gelecek yıl yavaşlayacağına dair tek bir öngörü ya da işaret yok. Taylor veya Powell, ya da George Clooney, 3 kez daha faiz artıracak. Bu gerçek yavaş yavaş dolar ve ABD getiri eğrisinde fiyatlanacak. Yatırım bankaları arasında hala doları sevmeyenler çoğunlukta, ama birisi bana niye Euro almam gerektiğini söyleyebilir mi? Bence birkaç ay içinde tüm dünya borçlanması için kıstas niteliğindeki ABD 10 yıllık DİBS’in getirisi kritik direnç olan %2.6’ı aşar, %3 makul bir seviye. Dolar/TL ile yüksek korelasyonu olan ABD 2 yıllıkların getirisinin de %2’ye doğru yükselmesi olası. Bu tahminler gerçekleşse dahi, TL’de panik yaratmaz. Mülayim bir değer kaybı gözlenir, belki sene sonunda dolar/TL 4.0-4.1 filan düzeyine yükselir. “Bunun neresi iyi yahu?” diyorsanız, bekleyin kötü senaryoyu ben anlatacağım size.

TCMB de efektif fonlama faizini %12 de tutuyor, halen hükümetten faiz indir diye bir baskı yok. Hükümet kanadı bankalar üstünde çalışıyor ucuz kredi için. Eğer TL’ye satış gelirse, TCMB faizi 25 baz puan daha artırabilir.

Ama politika bir felaket kardeşim. ABD ile vize krizinin çözüleceğine dair en ufak bir işaret yok. Aksine, konsolosluk görevlisi Metin Topuz’un şifreli telefonunun içeriği tüm basına sızdı. Adam daha hâkim karşısına çıkmadan casus olarak damgalandı. ABD çok kızgın, yeni adımlar atabilir. Bazı duyumlar aldım. Eğer Rusya’dan S-400 alırsak, Kongre Beyaz Saray’ı ekonomik yaptırımlar uygulamaya zorlayabilir.

Tabii turbun büyüğü Rıza Sarraf davası. Cuma günü www.washingtonhatti.com’da çıktı, Savcılık Halkbank ve Zafer Çağlayan yanında başka sanıklar da olacağını beyan etmiş. Dava nasıl gelişir, bilemem, ama dava esnasında ABD Hazine Bakanlığı sunulan delilleri de kullanarak basında rivayeti dolaştığı gibi bazı bankalarımıza karşı İran yaptırımlarını ihlal ettikleri gerekçesi ile dava açabilir.

Almanya ise başta vatandaşı Peter Steudtner, Büyükada casusluk davası sanıklarının salıverilmesinden memnun, ama baskıdan vazgeçmek niyetinde değil. Bakın EBRD dışında kalan bankalar Berlin’den gelen “yatırımları azaltın” baskısı duyumunu yalanlamadı. Yalanlamaz da. Benim de bu camiada kulaklarım var. Özel sektöre kredi gidiyor, ama mega-projeler, kamu ve AKP’ye yakın olduğu düşünülen kuruluşlar ve kişilere kredi çok zor artık.

Ayrıca, diplomatik ihtilaflar yatışmıyor, her gün yenisi çıkıyor. Şimdi de daha önce hiç adını sanını duymadığımız Osman Kavala çıktı. Meğerlim Lawrence of Arabia’dan bu yana topraklarımıza gelmiş en hain, en sinsi casusmuş ya! Batı artık isyan etti. Bankalarla ilgili haberler belki doğru değil, gözdağı, ama Ankara “oyun bozanlığa” devam ederse, “öteki papuç da” düşecek. Eee, Ankara vazgeçsin o zaman? Yahu, tamam ben AKP’ye karşıtım da, FETÖ Avrupa’da devlet içinde devlet, Belçika’da PKK’lılar Türkleri linç ediyor, nasıl uslubuyla geri adım atılacak kardeşim?

Gelelim ekonomik dengelere: Bankalar bu sene dışardan net kredi alamadı. Sıcak para girişleri yavaşlıyor. Öte yanda cari açık genişlemeye mahkum, çünkü turizm sezonu bitti, ithalat ihracattan daha hızlı artıyor ve Brent 60 doları aştı. Bankaların kredi alamayacağı algısı keskinleşirse, cari açık finansmanı aniden gündemin tepesine yerleşir ve sıcak para “çil yavrusu”…..

Yerli birikimci Döviz Sepeti’nin hızlı yükselmesinden yararlanarak döviz fazlasını sattı, iyi kar etti. Ama devam etmez. Eğer Döviz Sepeti yükselmeye devam ederse, yerli yeniden dövize geçer.

Devaluasyon-enflasyon arasında geçişkenlik katsayısı bence 0.2 kadar. Eğer Döviz Sepeti burada kalır, ya da yükselmeye devam ederse, 2018 yılında da çift haneli TÜFE’ye talim ederiz. Mevduat faizi %15-16’lara çıkar. Dövize ikinci tur alım gelir.

Geçen sene dövizdeki artış yüzünden perişan olan özel sektör bilançolarını Kredi Garanti Fonu kurtardı, ama ikincisi yok, çünkü bankaların kredi verecek likiti kalmadı. Dışarıdan da kredi almıyorlar, ya da alamıyorlar.

Ekonomide 2017 canlanmasının ikinci nedeni ise bütçe harcamalarıydı. Ama hükümet 2018’de tasarruf yapacak. Şirket bilançolarında tahribat yüzünden üretim ve istihdam düşerse, yeniden harcamak zorunda kalır ve bütçe açığı/GSYIH %3’ün üstüne çıkarak yatırımcıları çok korkutur.

Hakikaten Sırat Köprüsündeyiz. Güzel haber, dışardaki gelişmeler büyük bir hasar yaratmaz. Kötü haber, herşey siyasete bağlı ve artık kimse, Ankara dahi yarın sabah Ankara’nın ne yapacağını bilmiyor.

Örnek: Dün yıl boyunca sabit saat uygulaması akademik çalışmalarla öğülüyordu, bugün Resmi Gazete Kararı ile vazgeçildi.

Onu kuranın peşinden gelenler böyle ebleh oldukça, Cumhuriyet ebediyen yaşayacaktır. Hepinize Kutlu Olsun.

 

FÖŞ

Şahsi websitemi ziyaret etmenizi rica ederim

http://atillayesilada.com

 

(Vallahim, billahim, Odin çarpsın sık sık yeniliyorum)

 

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları