Sosyal Medya

Ekonomi

FAANG

İnternet ve internet üzerinden hızla gelişen perakende sektörü nedeniyle kısaca FAANG adı verilen bir grup firmaya ilişkin analizler son yıllarda…

FAANG

İnternet ve internet üzerinden hızla gelişen perakende sektörü nedeniyle kısaca FAANG adı verilen bir grup firmaya ilişkin analizler son yıllarda öne çıktı. Söz konusu firmalar, Facebook, Amazon, Apple, Netflix ve Google. Bu firmaların gelişim süreçleri, teknoloji, tüketim alışkanlıkları, tedarik zincirleri yönetimi, 4. sanayi devrimi, v.b. kavramlar çerçevesinde sürekli mercek altında tutuluyor. ParaAnaliz’de, 15 Mayıs 2017 tarihinde yazdığım Teknoloji ve İşgücü Piyasası başlıklı yazımda (https://www.paraanaliz.com/2017/yazarlar/teknoloji-isgucu-piyasasi-11043/), internet üzerinden yapılan alışverişlerle perakende sektörünün ABD’de nasıl bir değişim sürecinde olduğunu ele almış ve bu değişimi işgücü piyasası ile ilişkilendirmiştim. Şimdi ise, sermaye birikiminde sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde konuyu FAANG özelinde değerlendirmek istiyorum. Zira, bu firmaların ortaya koydukları finansal performansın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri ortaya koyan yazılara sıkça rastlamaya başladım.

FAANG olarak kısaltılan şirketlerin hepsi, milyonlarca insanın günlük yaşamına dokunuyor. Bilgi almak, bilgi yaymak, eğlenmek, araştırma yapmak, v.b. çok sayıda günlük aktivitelerin hepsinde bu firmalar var artık.

Borsa tarihçilerinin yeni gelişen sektörlerle ilgili bazı analizlerini okuyorum. Hisse senedi bazında, ekonomik gelişim süreçlerinde ilk kez ortaya çıkan şirketlerin hasılat, faaliyet karı, net kar ve piyasa değeri hesaplamalarını yapmışlar. Bu firmaların piyasa değerlerinin ne kadarlık bir sürede hangi seviyelere çıktıklarını ve daha sonra hangi fiyat seviyelerinde istikrar yakaladıklarını ya da yakalayamayıp yok olduklarını analiz etmişler. Bu çalışmaların detaylarına girmeyeceğim. Çünkü, borsacı değilim ve bir borsa analizi yapmıyorum. Borsa yazısı da yazmaya çalışmıyorum. Benim bakış açım, sermaye birikiminin sürdürebilirliği üzerine.

Rakamlarla FAANG’a bir göz atalım. FAANG şirketlerinin hepsinin toplam piyasa değeri bugün için $2.4 trilyon civarında. Kar toplamı ise, 2016 sonu itibariyle $77 milyar seviyesinde ki bu rakamın yarısı tek başına Apple’dan geliyor.

Bu şirketlerin finansal verilerle gelişimlerine baktığımızda, çok çarpıcı veriler çıkıyor karşımıza. Örneğin, Amazon’un son 3 yıl içinde hisse senedi fiyatı %206, Apple’ınki ise %67 oranında yükselmiş. Bu performans sayesinde, FAANG şirketlerinin ABD’deki fonlar içinde yer aldıkları tutar 2012’den bu yana $558 milyardan $1.4 trilyona yükselmiş. 4 yıl gibi bir sürede Facebook’un net karı $1.4 milyardan $10 milyara yükselmiş. Aynı süre aralığında Amazon’un satışları $74 milyardan $135 milyara çıkmış.

Rakamların ne kadar kısa sürede nereden nereye geldiği son derece çarpıcı. Fakat, özellikle Amazon’un $2.3 milyar kar ile sahip olduğu yaklaşık $483 milyarlık piyasa değerinin bir balona işaret edip etmediği sorgulanıyor. Bu noktadan hareketle, borsa tarihçileri 1990’ların sonlarında ve 2000’li yılların başında şişen teknoloji şirketleri balonu (dot-com bubble) ve ardından bu balonun nasıl patladığını dikkate alarak FAANG üzerine bazı soru işaretlerine dikkat çekiyorlar. Yani, FAANG firmaları da benzer bir şişmeyle beraber oluşan balonun patlamasına yol açabilir mi?

NASDAQ Composite Index, 10 Mart 2000’de 5.132,52 değeri ile zirveye oturmuş ve takip eden 30 ayda %78 değer kaybetmişti. 1995’te 1.000 değerine sahipken, 2000’de 5.000 değerine yükselmişti.

Ortaya konan soru işaretlerinin haklılık payı var ve Amazon’un kar/piyasa değeri oranı bir “dikkat” sinyali veriyor. Ancak, önümüzdeki yıllarda gelişecek borsa kaynaklı bir kriz ortamının sadece FAANG firmalarının şişen fiyatlarından kaynaklanacağını düşünmüyorum. Öncelikle, oluşan fiyat artışları 2000’lerin başlarındaki gibi değil. FAANG firmaları, 2000’li yılların başında vardı ve 2001’deki piyasa çöküşünü atlattılar. Bugün, tüketim alışkanlıklarının kendi lehlerine evrildiği bir noktadayız. Diğer bir ifadeyle, elde ettikleri gelirin bazı yaygınlaşmış ve çok daha sağlam temellere oturmuş durumda. Dolayısıyla, genel ekonomik gidişatta önemli bir problem olmadığı ya da bu firmaların yönetimlerinde ciddi bir yanlış yapılmadığı sürece FAANG firmalarının piyasa varlıklarını tehdit edecek bir talep yetersizliği ufukta gözükmüyor. Söz konusu firmalar, teknolojiye yön veriyorlar.

Birgün bir borsa çöküşü yaşansa dahi, “teknik” olarak sadece FAANG firmalarının operasyonlarının ve finansal performanslarının sebep olacağı bir çöküş yaşanabilir gibi bir tahmin yapabilmek bugün için zor. Böyle bir nedenin oluşması için, genel ekonomik gidişatta bir sorun olmadığı sürece, bu firmaların teknoloji geliştiremez, yenilik yapamaz hale gelmeleri lazım. Piyasada “teknik” olmayan, “psikolojik” olan tepkiler de tabii ki var. Psikolojik etkenlerin devreye girmesi, bugünlerde ortaya atılan soru işaretlerine altı dolu cevaplar verilememesi ile mümkün olabilir. FAANG’ın altı dolu olduğuna göre, cevapların boş olması bir iletişim yönetimi beceriksizliği olabilir.

Her ne kadar, FAANG’ın yarattığı yeni bir dünya var ise de, bu firmalara yatırım yapılması konusunda bir sınıra gelindiğini de belirtmek gerekiyor. Şirketlerin sahip oldukları reel unsurların (hasılat, faaliyet karı, net kar, v.s.) borsa fiyatlamalarından kopmamasının büyük önemi var. Sermaye birikiminin uzun dönemde sürdürülebilir olması önce piyasada operasyonel olarak kalıcı olmaya bağlı. Bunun için, operasyonel kalıcılığın sağlam bir finansal alt yapıya dönüşmesi gerekiyor. Sonrasında ise, halka açılmış şirketlerin piyasa iletişimini doğru kurması ve iletişimi doğru yönlendirmesi ayrı bir hassasiyet gerektiriyor. FAANG örneğinden bu dersler çıkıyor ama borsacıların konuyla ilgili söyleyecek çok daha fazla sözü olduğuna eminim. Ben, ekonomi cephesinden bakıyorum.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler