Sosyal Medya

Güncel

Yazılım ihracatı 1 milyar doları aştı

  TUSIAD araştırmasına göre sanayimiz halen Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında bir yere sıkışmış durumda. ISO-500 Türkiye’nin En Büyük Şirketi…

Yazılım ihracatı 1 milyar doları aştı

 

TUSIAD araştırmasına göre sanayimiz halen Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında bir yere sıkışmış durumda. ISO-500 Türkiye’nin En Büyük Şirketi araştırması is AR-GE’ye ayrılan bütçelerinin daraldığını gösteriyor. Ama kendi kaderine terkedilen yazılım sektörü 2017 yılında %25 civarında (ciro) büyüme kaydedip, 1 milyar doları aşan ihracat hacmiyle hala ekonomiye yüksek kaliteli girdi sağlamaya çabalıyor.

Türkiye’nin 2023 hedeflerine erişmesi için yazılımın ilerleyen yıllarda çok hızlı büyümesi ve Endüstri 4.0’e geçiş yapan firmalara destek sağlaması gerekecek. İşin garibi, yerli yazılım sanayinin en büyük rakibi yabancılar değil, kamu!

 

İşte yüksek katma değer budur

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Doğan Ufuk Güneş, yazılım ihracatında geçen yıl 1 milyar doları geçtiklerini belirterek, “Bu yıl sonu itibarıyla 1 milyar 300 milyon dolara ulaşacağını düşünüyorum. Hedefimiz, 10 yıl içinde en az yıllık 10 milyar dolar ihracat yapmak.” dedi.

 

Yazılım sektörünün 2017 performansı ve gelecek yıla ilişkin beklentilerini AA muhabiri ile paylaşan Güneş, yazılım sektörü büyüklüğünün dünyada 3,5 trilyon dolar, Türkiye’de ise 6 milyar dolar civarında olduğunu bildirdi.  Güneş, geçen yıl yazılım ihracatında 1 milyar doları geçtiklerini belirterek, şunları kaydetti:”2017’de biraz daha artıracağımızı düşünüyoruz. Bu yıl sonu itibarıyla 1 milyar 300 milyon dolara ulaşacağını düşünüyorum. Hedefimiz, 10 yıl içinde yıllık en az 10 milyar dolar ihracat yapmak. 2017’de sektörde kısmen bir daralma yaşandı. Buna rağmen yıl sonu itibarıyla minimum yüzde 20-25 arası bir büyüme bekliyoruz. 2018 büyümemiz yine en az yüzde 25 olur.

“Yazılım sektörünün 44 alt sektörle ilişki bulunduğuna işaret eden Güneş, savunma sanayiden tarıma, telekomünikasyondan sağlık sektörüne, eğitimden bankacılığa kadar birçok sahaya önemli hizmetler sağladıklarını bildirdi.

 

 

2023 hedefleri için yazılım  sektörü büyüklüğü 160 milyar dolara ulaşmalı

 

Yazılım sektörünün, tüm sektörlere hizmet üretebilmesi ve kalkınmanın lokomotifi konumunda olması, sektör içinde kuvvetli bir rekabetin oluşmasına neden oluyor. CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, Türkiye’nin 2023 yılında en büyük 10 ekonomi içinde olabilmesi için bilişim sektörünün 160 milyar dolara ulaşması gerektiğini söylüyor.

 

YASAD’ın verilerine göre konuşan CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, bu hedeflere ulaşmak için 2023 yılına kadar her yıl sürekli olarak toplam gelirimizi yüzde 6.7, bilişim ihracatımızı da yüzde 13.8 oranında artırmalıyız diyor ve ekliyor; “2016 yılında 29.6 milyar liralık büyüklüğe ulaşan Bilgi Teknolojileri sektöründe yazılımın payı 11.9 milyar TL. Globale baktığımızda ise bu rakam iki yıl öncesine kadar 5 trilyon doları aşmış durumdaydı. Bizim bu hıza yetişmemiz gerekiyor. Dünya devleri Türkiye’deki yazılım sektörünü bakir pazar olarak görüyor ve yerli yazılım firmalarını satın almak konusunda ciddi atılımlar gerçekleştiriyor. Devletin bu konuda bir pozisyon alması gerektiği kanaatindeyiz.”

 

Bu hedeflerin çok zor görünmekle birlikte imkansız olmadığını aktaran Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut; “Yazılım sektörünün ‘öncelikli alan’ olarak belirlenmesi ve toplam ihracat rakamlarının artması gerekiyor. Bugün Türkiye olarak yazılım konusunda oldukça iyi bir noktadayız. Tıpta kaydedilen aşama gibi yazılım alanında da her an ilerleme kaydediliyor. Bu alanda birçok firma var ama uluslararası boyutta hizmet veren firma sayısı yetersiz. Bizler sadece yerli yazılımlara fırsat verilmesini istiyoruz” dedi.  (Kaynak:  Bilgi Çağı)

 

Yazılımın  önündeki bir numaralı engel:  Kamu rekabeti

 

Son dönemde kamu kurumları ile yazılım firmaları arasında oluşan rekabet, özel sektörün gelişimini tehdit eder hale geldi. Kamunun yerli firmalardan da rahatça karşılayabileceği ihtiyaçlarını kendi içinde üretmesinin gelişim çağındaki firmaları olumsuz etkilediğini belirten şirket yöneticileri, “Eğer kendi devletimiz ihtiyacını bizden karşılamamayı seçerse biz nasıl yurt dışına ürün ihraç edeceğiz. ‘Devletin senden almıyorsa ben neden alayım’ diye sorarlar” ifadelerini kullanıyor.

Konuya dair bir açıklama yapan Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Bekir Sami Nalbantoğlu, kamunun iç kaynak kullanımında ciddi sıkıntılar bulunduğuna değindi. Kamu kurumlarının yerli firmanın yaptığını beğenmeyip, “Ben bunun daha iyisi yaparım” dediğini belirten Nalbantoğlu, “Ciddi kaynağı da zaten var. Kendi içinde yapmaya çalışıyor ama ciddi sorunları doğuruyor. Örneğin doküman yönetimi gibi standart, Türkiye’de çok rahat bulunabilen bir işi kendisinin yapması ne kârlı ne de piyasayı destekleyici bir hareket. Bu yazılım sektörüne çok ciddi darbe vuruluyor. Bunun ticari olarak kârlı olması mümkün değil. Biz aynı işi zaten 100 kişiye yapıyoruz. Siz sadece kendiniz için yapıyorsunuz. Biraz sabırlı olsanız, parayı bana verseniz çok daha kârlı çıkacaksınız” dedi.

Genellikle bu işleri yapan kişilerin işinde orta düzey yeterlilik oranına sahip yönetici arkadaşlar olduğunu söyleyen Nalbantoğlu, “Fakat ürün sonrasında sahipsiz kalıyor. Çünkü, belli bir ömrü ve yeterliliği söz konusudur. O ürünün günümüz ihtiyaçlarına uyarlanması gerekir. Özel sektör 100 kişiye sattığı için sürekli güncel tutar fakat kamuda böyle olmuyor. Sonrasında da ‘bu iş olmadı’ denerek çöpe atılıyor. Aşçı değilsin ama ‘yemeği ben yapayım’ diyerek malzemeyi çöpe atmaya benziyor” diye konuştu. “Özel sektörün gücünün yetmediği konuları kamu yapsın tamam ama zaten yapılmış herkesin kullandığı işi bari kendi yapmaya çalışmasın” kamunun güvenlik endişesi ile kendi yazılımını yapmak istemesinin doğru olmadığını belirten Bekir Sami Nalbantoğlu, şöyle devam etti: “ABD stratejik işlerini gerekli güvenlik önlemlerini alarak şirketlere yaptırır. CIA paravan şirketler üzerinden bu şirketlerin ortağı olur ve CIA’in ortak olmadığı hiçbir şirket kendi alanında büyüyemez. Kaynak kaybetmeye razı olan bir sistem kurulduğu işin bugün bu konumlara geldiler. Güvenlik doğru bir kaygıdır. Fakat işini ticaretinden kazanan firmalar varsa bunların işine de taş koymamak lazım. ABD’yi baştan keşfetmeye gerek yok. Bu ürünü ben üreteyim değil biz üretmeliyiz anlayışının benimsenmesi gerekiyor. Bu gerçekliği hükümet kabul ediyor fakat bürokratlar direniyor.”

 

Yönetmelikle zorunlu hale geldi

 

Kamu İhale Kurumunun “Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, Kamu İhale Kurumu tarafından ilan edilen listede yer alan ve ihale konusu işte kullanılacak makine, malzeme ve ekipman yerli malı olacak. Sözleşmede yerli malı zorunluluğu aranan makine, malzeme ve ekipmanla yazılımın kontrolü yapı denetim görevlisinin sorumluluğunda bulunacak. Yapım işlerinde kullanılacak makine, malzeme ve ekipmanla yazılımın tamamının veya bir kısmının yerli malı olması şartı getirilebilecek.

Yönetmeliği değerlendiren Bekir Sami Nalbantoğlu, şunları söyledi: “Yerli yazılımın tedariki ile ilgili sıkıntı çekilmezken bunların uygulanması noktasında sorunlar var. Burada devlet zorlaması olmadan sorun çözüleceğe benzemiyor. Çünkü rakipler çok zorlu. Onlarla ilk etapta rekabet etmek oldukça zor. Yazılım ruhtur. Ceset önemli değil ruh önemlidir bizim sektörümüzde. En azından yabancılara da bir yerlileşme zorunluluğu da getirilmiş oldu. Yabancılar gelip burada bir ofis açıp, bir pazarlamacı koyarak satış yapıyordu. Şimdi Türk mühendis istihdam ederek Türkiye’de üretim yapmaya, burada bir değer ortaya çıkarmaya zorunlu olacak.” (Güven Adalı, KARAR)

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler