Sosyal Medya

Forex

Opsiyonların kitabı yazılıyor

Hemen söyleyeyim, sizleri merakta bırakmayayım, ben yazıyorum kitabı. Kitabın adı da gerçekten “opsiyonların kitabı” ya da “opsiyonlar kitabı” şeklinde olacak.…

Opsiyonların kitabı yazılıyor

Hemen söyleyeyim, sizleri merakta bırakmayayım, ben yazıyorum kitabı. Kitabın adı da gerçekten “opsiyonların kitabı” ya da “opsiyonlar kitabı” şeklinde olacak.

Okuyucularım kendini beğenmişlik olarak görmesin lütfen, sadece pazarlama taktiği olarak dikkat çekmesi amacıyla bu yöntemi seçtim, yoksa bu konuları benden daha iyi bilen profesyoneller var elbette ülkemizde. Kısmet olursa kitabın İngilizcesini de yazacağım onun adı daha net kafamda “the book of options”.

Böylece piyasada görüştüğüm kişi ve kurumlara ayrıca bu işin kitabını yazmış adam olarak hava atma imkanım olacak. Gerçi her kitap yazan, yazdığı konuda iş pratik uygulamaya gelince en iyi olmayabiliyor, zaten benim de öyle bir iddiam yok, opsiyonların kitabını yazdık diye “en iyi opsiyon trader’ı” benim demeye hiç niyetim yok. Aslında bir itirafta bulunayım; kitabı yazdıktan sonra olur da yatırımcılarla ya da şirket yöneticileri ile karşılaşmalarımızda o an cevabı aklıma gelmeyen bir soru gelirse“kardeşim ben bu işin kitabını yazdım açıp okuyun” deyip zor durumdan sıyrılmama yardım eder diye de düşünüyorum.

Türev ürünler konusunda yazılmış ve halen ülkemizde satılmakta olan kitapları biraz incelerseniz, muhtemelen fazla sıkıcı, bazılarının detaylı ve gereğinden fazla geniş kapsamlı, bir kısmının da göz korkutucu şekilde karmaşık formüllerle dolu olduğunu görürsünüz. Benim niyetim, reel sektör şirket sahipleri, üst düzey yöneticileri ve mali işlerden sorumlu müdürler ve muhasebeciler tarafından anlaşılması kolay, özellikle finansal risk yönetiminde türev enstrümanların kullanımını pratik örneklerle anlatan anlaşılması kolay referans bir kitap yazmak ve başladım bile yazmaya.

Dikkat ederseniz son yazılarımda risk yönetimi konusunu ele alıyorum ısrarla, çünkü kurlar hareketli, hangi seviyelere kadar gideceği, hangi seviyelerde stabil olacağı, stabilitenin ne zaman sağlanacağı belli değil. Bu nedenle finansal risk yönetimi ve türev ürünlerin şirketler tarafında iyi bilinmesi ve anlaşılması gerekiyor. Bence her şirkete nasıl bir muhasebeci şart ise risk yöneticisi de şart, zaten gelişmiş ülke şirketlerinde risk yönetiminden sorumlu yönetici (Chief Risk Officer – CRO) kavramı iyice oturmuş durumda, ülkemizde bu konuda şirketler tarafında farkındalığı arttırmalıyız.

İLGİLİ HABERKur riskini yönetenlerden misiniz, yoksa eli böğründe bekleyenlerden mi?Kur riskini yönetenlerden misiniz, yoksa eli böğründe bekleyenlerden mi?

Buradan reel sektör şirketlerine çok kısaca piyasadaki dalgalanmalar dolayısıyla karşı karşıya kalabilecekleri riskler konusunda kısa bir bilgilendirme yapmayı faydalı görüyorum. Piyasalarda dalgalanmalar dolayısıyla eğer yeterli tedbirler alınmamış ise şirketlerin bilançosu bozulur, buna Riske Maruz Değer (Value at Risk – VaR) yaklaşımı diyoruz. Dalgalanmalar sadece bilançoyu değil aynı zamanda nakit akımını da olumsuz etkileyebilir ki buna Riske Maruz Nakit Akımı (Cash Flow at Risk –CFaR) diyoruz. Dalgalanmaların etkisi bu ikisiyle de sınırlı kalmaz, ayrıca şirketlerin gelir gider dengesini de bozabilir, buna da Riske Maruz Gelir (Earnings at Risk –EaR) diyoruz. Şirketlerin bu üç farklı risk türüne ayrı ayrı dikkat etmeleri, nasıl yöneteceklerini bilmeleri gerekiyor. Bunların hepsini örneklerle ve opsiyonlar başta olmak üzere türev ürünlerle nasıl yönetilebileceğini yazmakta olduğum pratik ve mali tablo uygulamalarını içeren kitabımda anlatacağım kısmet olursa.

Risk yönetimin şirketler tarafında bütünüyle anlaşılması çok önemli, çünkü son derece ilginç hatalı yaklaşımlar olduğunu gözlemliyorum. Mesela 15 milyon dolar kredi almış şirket varsayalım yıllık 1 milyon dolar faiz gideri ödeyecek olsun.

Şirket risk yönetimi kavramına şöyle yaklaşabiliyor. Benim yıllık gelirlerim TL ve dolar cinsinden, bakıyorum dolar bazında yıllık gelirlerim yaklaşık 1 milyon dolar, faiz giderini ödeyecek parayı zaten kazanıyorum, dolayısıyla dolar cinsinden benim kur riskine karşı doğal korunmam var, başkaca bir risk yönetim aracına ihtiyacım yok diyebiliyor. Şirketler çoğu zaman ana para riskini dikkate almıyor,  oysa bunu da dikkate alarak riskten korunma işlemi yapılmalı.

Yani nakit akımı riski doğal hedge yoluyla belki bertaraf edilebiliyor ama yabancı para cinsi borçlar yeni kurlar ile TL’ye çevrildiğinde bilançoyu ve gelir tablosunu bozabiliyor. Bakın burada isim zikretmeyeyim tam tutarları da vermiyorum özellikle yanlış anlaşılmaktan çekiniyorum.  Borsa İstanbul’da işlem gören bir büyük şirketin 2014 ve 2015  yıl sonu mali tablolarında 1 milyar TL’ye yakın net kur farkı geliri var, 2016 yılı 9 aylık mali tablolarda ise neredeyse aynı miktarda net kur farkı gideri var, dolayısıyla risk yönetimi konusunda büyük şirketlerde bile bir şeyler yanlış yapılıyor diye düşünüyorum o yüzden kitabı yazmayı hızlandırdım. İnşallah çabalarımız şirketlerimizin daha sağlam mali yapıya kavuşmalarında faydalı olur.

İLGİLİ HABERRisk yöneticileri opsiyonları unutmamalıRisk yöneticileri opsiyonları unutmamalı

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler