Sosyal Medya

Ekonomi

Foreks de foreks

Foreks piyasasını eskiden beri eleştirenlerdenim, Borsa İstanbul VİOP’ta kaldıraçlar en fazla 20 civarında iken foreksçiler 100 kaldıraçla, daha sonra da…

Foreks de foreks

Foreks piyasasını eskiden beri eleştirenlerdenim, Borsa İstanbul VİOP’ta kaldıraçlar en fazla 20 civarında iken foreksçiler 100 kaldıraçla, daha sonra da 50 kaldıraçla çalıştı, Borsa İstanbul haksız rekabete maruz kaldı. Foreks işlemlerini yapan kuruluşlar tamamen kendi faydalarını maksimize ettiler, organize piyasalara müşteri getirmekle uğraşmadılar, büyük kısmı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile ilgilenmedi, hatta VİOP ve Pay Piyasası müşterilerinin bir kısmı yoğun foreks pazarlaması ile foreksçi oldu. Dolayısıyla foreksin yaygınlaşması sermaye piyasalarımızın derinliğini olumsuz etkiledi denilebilir.

Borsa İstanbul’da görevde iken –sıkça böyle ifadeler kullanıyorum lütfen mazur görün, zamanla geçecek bu alışkanlık- foreks işlemlerini çokça yapan ancak Borsa İstanbul Pay Piyasası ve VİOP’u kullanmayan borsa üyelerini piyasalarımıza çekmek için üyelik aidatları üzerinden bir pazarlama kampanyası başlatmıştık, kampanya kısaca şu şekildeydi. Üyelik aidatlarını epeyce yükselttik, ancak yükselen aidatları işlemler dolayısıyla oluşan borsa payından mahsup edilebilir hale getirdik. Varsayalım aracı kurum yıllık 30.000 TL aidat veriyor, yüzbinde 2 borsa payı üzerinden düşünürseniz bu durum 1,5 milyar TL işlem hacmi karşılığında borsa payının hiç ödenmemesi anlamına geliyordu. Ancak foreksçilerin çoğu bu imkandan yararlanmak yerine hiç işlem yapmamayı tercih etti, hatta buna itiraz edip bizi o zaman mahkemeye vermekle tehdit edenler de oldu. Bu körlük, bu “hep böyle gider” ya da “gittiği yere kadar” mantığı bence ülke olarak, millet olarak genel hastalığımız.

Hazır foreks konusu tartışılmakta iken daha önce dile getirdiğimi bir konuyu daha yeniden gündeme getirmek isterim. Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda işlem gören varantlar da kaldıraçlı enstrümanlar ve bence pay piyasasına ve VIOP’a bu şekliyle zarar veriyorlar. Varant ihraççısı kurumları daha önce (Borsa İstanbul’da çalışırken) uyarmıştım, “kendi varantlarınıza likidite veriyorsunuz, VIOP’taki opsiyonlara neden sahip çıkmıyorsunuz likidite vermiyorsunuz” demiştim, ama dinleyen kim. Şimdi de onları bir dost olarak uyarıyorum, yarın öbür gün SPK bu konuda kısıtlayıcı bir düzenleme yaparsa şikayet etmeyin, çünkü tamamen sadece kurumunuzun kar maksimizasyonu mantığıyla yürümeye devam ediyorsunuz, piyasalaşmaya destek olmuyorsunuz.

Türkiye’de maalesef birçok konuda gidişat forekste yaşananlara benziyor, “bu gidiş doğru değil” deniliyor ama nedense işin içindekiler sonuna kadar şanslarını zorluyor, foreksçilerde de durum aynı şekilde gelişti. Yatırımcı şikayetleri, uyarılar fayda etmedi, sektör kendiliğinden önlem almadı, herkes günlük kazançlara, daha fazla müşteri çekmeye odaklandı, reklamlara yüklenildi, “foreksten şu kadar para kazandım zengin oldum” şeklinde demeç veren hayali meslek sahipleri, hayali kişiler internet reklamlarında boy gösterdi, hasılıkelam foreks yatırımcılara büyük bir umut olarak sunuldu, bu noktaya geldik.

Şikayetler artınca, kamu otoritesi de bir anda radikal düzenlemeye giderek foreksçilerin hareket alanını aniden daralttı, foreks şirketlerinin iş yapmaları, para kazanmaları olduka zorlaştı. Foreksçileri savunacağım hiç aklıma gelmezdi ama ticari hayatı dikkate alarak düzenleme yapılmasından yanayım. Yapılan düzenleme gereğinden fazla keskin ve çok kısa sürede kaldıraçları indirmeyi öngören bir düzenleme. “Başlangıç teminatlarını en az 50.000 TL yapın, kaldıraçı indirin ve 45 gün süre içinde bunu yapın, buna uymayan pozisyonları kapatın” diyor yayınlanan Tebliğ. Bu tavır eski bir kötü alışkanlığımız, Osmanlı’da da, Cumhuriyet’in kuruluşunda ve devamında da böyleydi, halen de aynı. Devlet ya da kamu kurumunun başındaki her kimse bir anda emir veriyor “tez yapıla” deniyor herşey aceleye geliyor, “olmaz böyle efendim” desen dinleyen yok, “alın bunu olur diyeni getirin” deniyor, işler yalapşap, Allah’a emanet gidiyor.

Aslında foreks düzenlemesini yapan SPK’de çalışan arkadaşların konularında uzmanlığından kimsenin şüphesi yok, hepsi sınavla girmiş, sonra da iyi bir hizmet içi eğitim almış kişiler, ama hiçbiri özel bir şirkette daha önce çalışmamış patronluk yapmamış. Dolayısıyla alınan kararların ticari etkilerini çok umursamadan karar verebiliyorlar. Diğer taraftan, sevelim sevmeyelim foreks şirketlerinde çalışan epeyce personel var, bu kurumlar medyaya reklam veriyorlar, sponsorlukları var, hatta bazı spor dallarında turnuva ya da kulüp sponsorlukları var. İşler bıçak gibi kesilirse ne olacak bu süreçler düşünüldü mü acaba? Düzenleme biraz daha ticari gerçekleri de dikkate alarak şöyle olsa daha iyi olmaz mıydı? “Yeni pozisyonlarda kaldıraç 10 olarak uygulanacak eskilere de yıl sonuna kadar süre verilecek, yeni hesap açanlar için 50.000 TL’nin altında hesap açılmayacak eskiden açılmış hesaplar da “margin call” hariç hesaplarına para yatırır iseler başlangıç teminatı 50.000 TL’ye tamamlanamıyorsa kabul edilmeyecek” denebilirdi.

Herşeye rağmen yeni düzenlemenin foreksçiler için herşey bittiği anlamına geldiğini düşünmüyorum. Foreks işlemleri neredeyse 24 saat süresince gerçekleşiyor, oysa Borsa İstanbul’un açık olduğu saatler sınırlı, yani gece veya iş saatleri dışında işlem yapanlar için foreks platformları yine de bir alternatif. Ayrıca, kaldıracı sınırlamak spekülasyonu önler mi çok emin değilim.Kaldıraçı 1:10’a indirdiniz, peki opsiyonlarla aynı imkanı yatırımcılara sunarlarsa nasıl önlem alacaksınız? Şu anda “at the money” bir TL/Dolar opsiyonu primi sanıyorum kontrat büyüklüğünün yaklaşık % 3’ü -% 4’ü civarında yani kaldıraç en az 25, bunu nasıl önleyeceksiniz? Ayrıca internet üzerinden yurt dışı menşeli foreks platformlarının devreye girme riski var, işlemler yurt dışına, kayıt dışına kayabilir, çok dikkatli olunmalı. İnternet üzerinden yasadışı foreks, bahis ve benzeri işlemler bankacılık sisteminden besleniyor, para trafiğine dikkat edilirse büyük ölçüde engellenmesi mümkün. Öte yandan, internet üzerinden platform sunanların bazen gerçekten albenisi yüksek olabiliyor, belki bunlar da bir şekilde kayıt altına alınıp vergilendirme yapılabilir, düzenlemelere tabi olması sağlanabilir, değerlendirmekte fayda var.

Son olarak zamanında dile getirdiğim, kabul görmeyen bir konu daha var müsaadenizle ona değineyim. VOB’da genel müdür iken SPK bir düzenleme yaptı ve İMKB ile VOB’un gelirlerinin % 10’unu Kurul payı olarak talep etmeye başladı, bu durum bildiğim kadarıyla halen devam ediyor. Ben soruyorum buradan: Neden foreks şirketlerinin gelirlerinden de benzer kesinti yapılmadı ya da yapılmıyor, Borsa İstanbul’un günahı ne? Foreksçiler de bir düşünsünler, böyle olsaydı belki bu kararlar alınırken oluşacak gelir kaybı dikkate alınır bu kadar radikal bir düzenleme yapılmazdı. Bahis şirketlerinin gelirlerinden bile sadece % 5 kesinti yapılırken Borsa İstanbul’un gelirlerinden % 10 kesinti yapılması revayı hak mıdır? Deveye hörgücün eğri demişler de “nerem doğru ki” demiş garibim, bizimki de o hesap maalesef.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler