Sosyal Medya

Ekonomi

Türkiye Varlık Fonu ne işe yarayacak?

Borsa İstanbul’da şirketleşme tecrübesinden hareketle öncelikle görüşümü paylaşayım. Varlık Fonu’nun kurulması ve bazı kamu şirketlerinin fona devrini doğru buluyorum. Borsa…

Türkiye Varlık Fonu ne işe yarayacak?

Borsa İstanbul’da şirketleşme tecrübesinden hareketle öncelikle görüşümü paylaşayım. Varlık Fonu’nun kurulması ve bazı kamu şirketlerinin fona devrini doğru buluyorum.

Borsa İstanbul’da şirketleşme ve daha sonra şirketin bir kısım paylarının yabancı kurumsal yatırımcılara devredilmesi çalışmalarında hasbelkader biz de bulunduk. Bu çalışmalarda o zamanki Hazine yönetimi de dahil hiç kimsenin süreci engellemeye dönük kötü niyeti yoktu ama, mevzuat öyle bir zorladı ki bizi, çözüm bulmak için saatler süren toplantılar, karşılıklı görüşmeler yaptığımızı hatırlıyorum

Yaşadığım tecrübelere ve irtibatta olduğum kamu kuruluşlarındaki gözlemlerime dayanarak ayrı bir tüzel kişilik çatısı altında para ve varlık yönetiminin Hazine’nin görev alanından çıkarılmış olmasının çok daha hızlı esnek ve etkin karar alınmasını sağlayacağını düşünüyorum. Medyada çok sık gündeme gelen meşhur Sayıştay denetimi de çoğu zaman serbest rekabet ortamında faaliyet göstermesi beklenen kamu şirketlerine yavaşlık, atalet ve korku salan bir süreç haline geliyor. Sayıştay denetimi klasik devlet kurumları için belki uygun olabilir, ama şirketler için pek uygun bir yöntem değil. Bunu uzaktan ya da hariçten gazel okuyan biri olarak değil bu süreçleri yaşamış biri olarak söylüyorum lütfen itimat edin.  Çalıştığımız zamanların meşhur bir deyimi vardı çok iyi hatırlarım: “İş yapmazsan hata da yapmazsın”, denirdi, gerisini siz anlayın artık.

Devlette çalışan bürokratlar, milletvekilleri kamu şirketlerinin performansından daha ziyade harcamalarını, araç tahsislerini sorgularlar, maaşları sorgularlar. Özel bankalarda üst düzey yönetici maaşlarına bakmaz, kamu şirketlerinde çalışanların maaşlarını devlet memuru maaşları ile karşılaştırırlar, özel şirketlerde müdürlere ve üst düzey yöneticilere sağlanan imkanlara bakmaz, tahsis edilen araçların kilometresini sayarlar.

Külliyen yanlış demiyorum ama inanın bu yöntem çalışanları sadece sabah işe gelip akşam mesai bitiminde eve giden, mevcut durumu idare eden yeni bir şey yapmayan şirkete yeni gelir kaynağı yaratmayı düşünmeyen hantal bürokratlara çeviriyor. Şirkete kâr ettiren, gelir sağlayan birimlerin yöneticilerinin ve çalışanlarının katkıları genelde hiç dikkate alınmıyor, kârlı şirketler  ile performansı düşük şirketlerin ayrımı yapılmıyor,   herkes aynı kefeye konuluyor maalesef.Borsa İstanbul’da uzun süre çalıştığım için gözlemleme imkanım da oldu, çok iyi okullardan gelip birkaç yıl içinde kendisine söylenen işten başka hiçbir şey yapmayan, değişime direnç gösteren, yeni bir şey yapılmak istendiğinde mevzuattan kaynaklanabilecek engelleri sıralayan bazı çalışanları gördüm maalesef.

İLGİLİ HABERVarlık Fonu niye dolduruldu?Varlık Fonu niye dolduruldu?

Hatırlarsanız rahmetli Turgut Özal zamanında da bütçe dışı fonlar kurulmuş ancak daha sonra dağınıklaşan bu yapı tekrar büyük ölçüde merkezi bütçeye dahil edilmişti. Turgut Özal da aslında kamudaki hantallık dolayısıyla bu işe girişti, ama zaman içinde süreç istenildiği gibi ilerlemedi. Bu girişimin başarısız olması Varlık Fonu gibi yeni bir enstrümanla tekrar bunu denememize engel olmamalı, cesaretle ve eski tecrübelerden de dersler alarak yeniden denemeliyiz. Bu konu mevcut hükümetten, siyasi mülahazalardan bağımsız düşünülmeli, önemli olan ekonomik etkinliğe, büyümeye, finansmana ne kadar katkı sağlanacağı olmalı.

Ayrıca Varlık Fonu’nun kuruluşunu düzenleyen kanuna bakarsanız denetim konusunda hassas davranıldığını görürsünüz. Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi ve kurulacak şirketler ve alt fonlar, sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan veya özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat, uygulama ve kısıtlamalara ve Sayıştay Kanunu’na tabi değil, ama TBMM denetimine tabi. Varlık Fonu’nu düzenleyen kanunun Denetim Başlıklı 6. Maddesinde şirketin bağımsız denetime tabi olduğu, ayrıca Başbakan tarafından görevlendirilecek en az üç merkezi denetim elemanı tarafından denetleneceği, ayrıca TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından da her yıl Ekim ayında denetleneceği hükme bağlanmış, dolayısıyla Meclis denetimi ilkesi korunmuş.

Varlık fonu kurulurken Meclis’e sunulan gerekçelerden bir tanesi de G20 ülkelerinden sadece Türkiye’nin varlık fonunun olmadığı yönündeydi, burada sanıyorum bir yanlışlık var, G20 ülkeleri arasında yer alan İngiltere’nin ulusal varlık fonu yok. Diğer taraftan ulusal varlık fonu kurulması için bütçe fazlası olması gerektiği düşüncesi de zaman zaman dile getiriliyor, buna katılmıyorum. G20 ülkeleri arasında yer alan ve ulusal varlık fonu olan ülkelerden Brezilya’yı ele alalım mesela; Brezilya’nın hem cari açığı, hem de bütçe açığı var. G20 ülkeleri arasında yer alan Meksika da hem bütçe açığı, hem de cari açığı olmasına rağmen ulusal varlık fonu olan ülkelerden. İngiltere’nin hem cari açığı hem de bütçe açığı var ama geçen sene ulusal varlık fonu kurulması konusu İngiltere’de epey gündeme geldi. Dolayısıyla “bütçe fazlamız yok varlık fonunun kurulmasına gerek yok” denmesi çok doğru gelmiyor bana. Burada bir virgül koyalım, bir sonraki yazıya bırakalım varlık fonuyla ilgili diğer düşüncelerimi.

İLGİLİ HABERVarlık Fonu şirketleri teminat gösterip yurt dışında kredi arayacakVarlık Fonu şirketleri teminat gösterip yurt dışında kredi arayacak

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler