Sosyal Medya
**8*

Suriye’de yazılmayan gerçekler

13 Şubat 2017

 

Bu sosyal medya olayına takılmam çok iyi oldu. Okurlarımın benden nefret ettiğini zaten yolda karşıma çıkıp gırtlağıma sarılanlardan biliyordum, ama ben ilmi metoda inanan bir ekonomist olarak anektodal veri ile çalışmayı sevmem. Tasnif ederek, medyan, standart sapma ve varyans çıkartarak sonuç almayı tercih ederim. Sosyal medyada 30 bin kişiyi aşan nefret edenlerim sayesinde artık beni niye sevmediğinizi çok iyi biliyorum.

İşte çıkardığım istatistikler:

%25:  Ekonominin “e”sinden anlamıyor.

%22:  Siyaseti Harry Potter mantığı ile inceliyor, her okuduğumda kıçını tekmeleyesim geliyor.

%21:  AKP’den nefret ediyor.

%20:  AKP’ye yalakalık yapıyor.

%19:  Ayyaş pezevengin biri, gençlere kötü örnek oluyor.

%18:  Tipi bozuk, sesi içimi gıcıklıyor, gördüğüm yerde yüzüne yumruğu yapıştırmak istiyorum.

%17:  Borsa hakkında yazdığı her şey yanlış çıktı, bütün paramı kaybettim.

%16: Bu CIA maşası provakatör niye hala Silivri’de değil, hükümet uyuyor mu?

Sizden aldığım “input”tan cesaret alarak, bugün yine siyasetten ne kadar anlamadığımı  ispat etmeye karar verdim.  Konumuz, sevgili çocuklar, Suriye. Öyle dolaplar dönüyor ki, ancak benim gibi öküzün altında buzağı olmayacağını bildiği için hiç hayvanı yerinden kaldırmaya zahmet etmeyen düz mantıklı bir budala çözebilir.

Önce, ben hükümetin Suriye politikasını sonuna kadar destekliyorum. Ha, TSK’nın Suriye’de bulunmasını zorunlu kılan hataları sonuna kadar eleştiririm. Mesela DEAŞ militanlarını ülkeye biz soktuk, daha doğrusu göz yumduk. Suriye Kürtleri ile de dost olabilirdik, ama geçmişe mazi, yenmişe kuzu, kardeşim. DEAŞ artık politik bir yapı olarak tarihe karışmak üzere. Biz onun Suriye’de boş bıraktığı coğrafyada ayak izimizi bırakmazsak, yerini İran –Esad  ortaklığı ve PKK klonu PYD-YPG dolduracak. Türkiye’nin ticari ve siyasi olarak Sünni Arap ülkeleri ile bağı kesilecek, sokaklarımızda terör fink atacak. PKK güdümünde Suriye Kürt Federe Devleti bizim Kürt kardeşlerimizi ayrımcılığa tahrik edecek. Sağolsun, değerli hükümetimiz de MHP ilekanka oldu, Barış Süreci mezarda, bölgede fiili sıkıyönetim var, Kürt kardeşlerimiz arasında bu provokasyona kanacakların sayısı artacak.

Ne kadar düz mantık değil mi? Eminim aptalca bulacaksınız, çünkü siz kalıtımsal olarak diplomasi uzmanısınız.   Küçük Karlofça’yı, Sevr’i imzalayanların,  “komşularla sıfır sorun” ve “stratejik derinlik” doktrinlerinin fikir babası Prof Davutoğlu’nun şanlı soyağacının   dallarından geliyorsunuz.

İkincisi, Trump’ın Suriye’de bizimle işbirliği yapması çok zor. Neden derseniz cevabı bizim Rakka planının hayal dolu olması. Şu anda SDF şemsiyesi altında gizlenen PYD-YPG ve Arap güçleriRakka’ya 20 km yaklaşmış, 20 bin civarında yüksek motivasyonlu ve savaşçı muharipten oluşuyor. Peki biz ne teklif ediyoruz? Hande Fırat Ankara’dan aldığı istihbaratla yazmış, okuyalım (Pompeo görüşmeleri):

“Görüşmelerde ayrıntılar da paylaşıldı. El Bab operasyonu kapsamında 2 bin 500 ÖSO unsuru görev yapıyor. Ankara’nın planı, El Bab’ın DEAŞ’tan arındırılmasından sonra 1500’e yakın unsurun Rakka’ya kaydırılması. Farklı bölgelerde bulunan ve eğit donat kapsamında da yer alan 4 bine yakın ÖSO unsurunun da benzer biçimde Rakka’ya geçirilebileceği ifade edildi”.

Pentagon bu plana kıçıyla güler. Bir yanda 20 bin SDF, öte yanda 4 bin ÖSO. Şakadan da beter. Ha,  ya biz masaya 10-20 bin Türk askeri koyarız (merak etmeyin, olmaz öyle bir şey), ya da Trump İran’la kapışmak istiyordur, TSK’ya çok fena ihtiyacı vardır, bize bir kıyak yapar,Rakka’ya birlikte gideriz. Aksi halde  kötü habere hazırlansanız iyi ederseniz. Yeni başkan Suriye’de Kürtlerle işi bitirecek. Bir de Trump tarafından kandırılmış olacağız.

Hadi yanıldım diyelim,Trump’la el sıkıştık. Rakka’ya beraber giriyoruz,  Azez-Cerablus arasında güvenli bölgeler tesis edildi, yüz binlerce Suriye’li geri gönderildi. Sonra ne olacak?Ne olacağının sinyalini “yanlışlıkla” ve kahpece askerimizi şehit eden Kremlin verdi. Burnumuzdan fitil fitil getirecek. Esad ve Hizbullah’ı üstümüze salacak, terör patlayacak ve bu sene de hacı bekler gibi Rus turist bekleyeceğiz.

Durun, durun, daha kumpas bitmedi. Bizim basın haberdar.com dışında bu konuyu hiç mi hiç el almıyor, mecburen bütün pis işleri gibi yazmak bana kaldı. Açın New York Times’ı, Arap ve Rus basınını okuyun. Göya Ankara el Bab’ı Esad’a söz vermiş. Şehir DAEŞ’ten kurtarıldıktan sonra Suriye Ordusu’na teslim edilecekmiş. Nitekim şu anda Suriye Ordusu ve Hizbullah milisleri el Bab’ın 2 km dışında, bir şey bekliyorlar. Tabi Ankara el Bab’ı Esad’a vermez. MHP isyan eder, referandum elden gider.

Ama şu gerçeği de görmek lazım. El Bab’ın Güneyine iniyor artık Esad, yakında Doğu’suna geçip TSK’nın önünü kesecek ve bela arayacak. Fırat Kalkanı bitti ya da Suriye Ordusu ile savaş olarak yeniden başlayacak.

Şunu çok iyi anlamak şart. Esad ve İran’ın maksadı TSK ile çatışma çıkartmak. Çünkü ne Astana’da barış, ne TSK’nın Suriye’de varlığı, ne de Türk-Rus ortaklığı istiyorlar. Tüm Suriye onların olsun amacındalar.  Ankara ya razı olacak,  ya da gereği neyse yapacak. Yani, İran’ı da karşısına alıp  TSK’yı tarihinin en zorlu sınavına sokacak.

Bence Ankara bu riski göze almaz. Şu ana kadar 2 bin km kare toprak ele geçirdik. Kürt kantonlarının birleştirilmesini engelledik. Suriye’de bizim evet demediğimiz bir barış olmaz. Bunlar önemli kazanımlar. Öte yanda, kazandığımız toprak  1-1.5 milyon Suriyeli’yi  yerleştirmeye yetmez. Zaten yerleştirsek de onları korumak için 40-50 bin asker gerekir.

Sonuç olarak, Suriye girdik de, çıkamayız. Çıksak anında ya Esad-İran, ya PYD-YPG  gelip sınırımıza çöreklenecek. Şimdi 2 bin km kare toprağı savunmak için ter dökeceğiz. Esad ve İran bizi caydırmak, istikrarı sarsmak için her türlü sabotajı deneyecek. Yerli halkı kışkırtacak, askerimize saldırılar düzenlenecek. Eğer Trump da Kürtlerle iş birliği yapmaya kalkarsa, bu saldırılara Kürtler de katkıda bulunacak.

İşte Suriye gerçekleri bunlar. Bu badireden  nasıl çıkacağız ?Bir yol içerde yeni bir Barış Süreci başlatıp tüm Kürtleri dost edinmek, ama onu da pek mümkün görmüyorum. İkinci yol, Suriye’de asker sayısını hızla çoğaltıp Suriye’liler için kalıcı barınma mahalleri inşa etmek. Böylece Trump, Esad ve İran’a çok ciddi ve kalıcı olduğumuzu anlatırız.  Askeri, siyasi ve mali bedeli ne olursa olsun sınırımızdan vazgeçmeyeceğimizi masaya para ve can koyarak sinyalleriz, onlar oyun planlarını değiştirirler.

Yanlış yol,  Fırat Kalkanı’nı ÖSO icra ediyormuş, biz misafirmişiz gibi davranmak olur.

FÖŞ

Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları