Sosyal Medya
**8*

2016 büyümesi ve 2017 görünümü

2 Nisan 2017

Doktora günlerimde milli gelir istatistiklerini öğreten tek ders vardı. Hocası ABD’de Total Girdi Verimliliği konusunda ün yapmış Dr Randy Norsworthy’ydi. Sağlam içerdi ihtiyar. Ders yaz aylarındaydı ve sadece 3 hafta sürdü. Sonra Randy de biz de sıkıldık ve ben asla bu GSMH denen canavarın nasıl hesaplandığını detayları ile öğrenemedim. Ama karaciğerimin limitleri ve beynimin frenleri konusunda sıkı bir eğitim aldım. Zaten ekonomi de doktorluk gibi, bir konuda uzmanlaşırsınız, gerisini ise orta düzeyde bilirsiniz. Benim özelliğim hiç bir konuda uzmanlaşmamama rağmen 30 yıldır her haltı biliyormuş gibi ahkam kesmem ve bu kısmını iyi dinleyin gençler…. karşımdakilerin %90’ın da inanması. Hayatta en büyük avantaj iyi bir eğitim ya da çalışkanlık değil, dökülmeyen saçlar ve derin ve ikna ve edici bir ses tonudur. Ayrıca bugün dişçiye gittim, dişlerim de çok sağlam.

GSMH muhasebesinde usta olmasam da, bir şeylerin yanlış olduğunu görecek kadar çakalım. Bir bara girdiğinizde yerde kanlar içinde 5 ceset varsa, barmene “Ne oldu? Ortalık biraz sessiz de?” diye sormazsınız, hemen ikilersiniz.

Bizim 2016 GSYIH istatistikleri de öyle. Etrafta çok fazla tebeşirle çizilmiş insan silueti yatıyor. Bakın, TUIK’i rakamlarla oynamakla, ya da hükümete şirin görünmek için büyümeyi pompalamakla suçlamıyorum, ama linkte makalesini paylaştığım büyük üstadımız Prof Korkut Boratav’ın 5 uzman tarafında paylaşılan uyarıları dikkate alınmalı:

BİR: Gelirler İdaresi ve BBDK’dan alınan kayıtlar muhasebe verisidir, ekonomik değere tekabül etmez, kullanılmaları arıza yaratır.

İKİ: Tapu dairesi kayıtlarından alınan arsa değerlerinde artış servet birikimidir, gelir artışı değil.

Hem Boratav Hocamız hem de bir çoğumuzun çözmediği bir diğer olgu ise aylık sanayi üretimi ile GSMH hesaplarında yer alan sanayi üretimi arasındaki dev makas. İkincisi Türkiye’de sanayide katma değerin aniden patladığını ilan ediyor. Maşallah, ne oldu lan? Uzay teknolojisi filan mı icat ettik? İthal malları ikame eden bir yöntem mi bulduk? Simyacılar devreye girip kurşunu altına mı çevirdi? Cinci Hoca her üretilen buzdolaplarını okuyup maliyetini %50 düşürüyor mu? Daha önce de Profesor Eric Meyerson elektrik tüketimi ve diğer milli gelire paralel artması gereken göstergelerden yola çıkarak TUIK revizyonlarını sorgulamıştı, o makalenin linki de nah burada.

Ben iyi niyetli bir kulum, TUIK’e 2 çeyrek daha kredi veririm bu Ç/Ç vahşi revizyonların durulması ve yöntemsel soru işaretlerinin çözülmesi için, sonra başlarım yaygaraya. Hükümete bir uyarı, veri manipülasyonu çöken ekonomilerde son başvurulan yöntemlerden biridir. Hayır getirmez, son fareleri de gemiden kaçırır. Aklınızda olsun hani.

Bu ufak metodolojik üvertür ardından gelin 2016 sonuçlarına bakalım: Özetle, mıçmışız! Grafik İngilizce, ama size ekonominin zaman içinde nasıl yavaşladığını göstereyim—hani başkanlık sistemine geçişten medet uman müstakbel seç-men ve seç-women’e da selam olsun bu arada:

Yıllık büyüme %6.1’den %2.9’a gerilemiş, nesini eleştireyim ben TUIK revizyonlarının? Ortada hile varsa, her sene yapın. Demek hile yapmasanız, sıfır büyüme çekeceğiz. Denilebilir ki

Efendim, siz yılın tümüne değil, son çeyreğine bakın: Niye? 3Ç verileri Mengelenin tıbbi deneyleri neviinden revizyona uğramış, 4Ç’nin amputasyon geçirmeyeceği nerden belli? Tüm yıla bakmak tahlilde hata payını azaltıyor.

Efendim darbe girişimi oldu: Doğru, ama petrol fiyatları da yarıya indi ve asgari ücrete %30 zam yapıldı.

Palavrayı bir kenara bırakalım, 2016 da iyi ve kötü huylu şokların yaşandığı bir yıldı işte. Biz büyümenin kompozisyonuna bakalım:

Ben her zaman harcamalar tarafını tercih ederim analizde, uluslararası uygulama da bu yöndedir. Hanehalkı tüketimi ve özel sektör sabit sermaye oluşumu zayıf. Özel sektör yatırımlarında da binayı çıkarttığınızda, üretim kapasitesine zerre kadar katkı yapılmadığını görürsünüz. Dış denge yine negatif. Kamu harcaması ve bitmez tükenmez bir konut merakı ile oflaya poflaya giden bir ekonomi. Nesine sevineyim?

Peki, 2017’de durum düzelebilir mi? Hükümetin iddia ettiği gibi önce %4, sonra %5 GSYIH büyümesine geçiş yapabilir miyiz? Piyasada sağlam bonzai bulup güzel bir çifte kağıtlı sararsanız, niye olmasın? Yılın ilk çeyreği de 4Ç2016’dan farklı olmaz. 1Ç’de yayınlanan verileri inceleyerek anlatayım.

Önce, TUIK tüketici güven endeksinin 3 aylık hareketli ortalamasını inceliyoruz:

2015 terör saldırıları sonrasında, hatta darbe teşebbüsü döneminden dahi daha düşük seviye. Zaten Şubat ayında bunca teşvik ve çok düşük kredi faizlerine rağmen konut satışlarının Y/Y yatay kalması ve oto satışlarının da %14 gerilemesi tüketicinin iştahsız olduğunun göstergesi.

Üretim ve toptancı tarafına geçtiğimizde ise biraz daha iyimser bir manzaraya bakıyoruz. Sektörel güven endekslerinden başlayalım.

Hizmetlerde mütevazi, inşaatta ise gayet doyurucu A/A artışlar gözlüyoruz. İnşaat beklentilerinin biraz fazla iyimser olduğu kanaatindeyim. Öte yanda, perakendede istikrar sağlandı, ama güven artmıyor. Yine de en kötüsü geride kaldı diyelim.

Mart Reel Sektör Güven Endeksi (RSGE) de artışını sürdürüyor, ama çok kısıtlı. Mevsimsel olarak düzeltilmiş bazda Şubat-Mart artışı sadece 0.2 puan. Alt kalemlerde ihracat siparişleri hariç yükseliş hakim. İstihdam beklentilerini ciddiye almıyoruz, Erdoğan’ın ricasıyla gelen istihdam yarar sağlamaz.

Yalnız bir noktaya dikkat çekeyim, bizde iş kesimi hep iyimser de, bir türlü fiilen sabit sermaye yatırımına yansımaz bu durum. Bakın Güven Sak şu grafiği yapmış:

Zaten kapasite kullanım oranı da beklentileri teyit etmiyor. Kapasite kullanım oranı Mart’ta %74.9. 2016 son çeyrekten beri zayıflama belirgin.

Özetle, ekonomide 3Ç2016 daralmasından bu yana yaşanan iyileşme zar-zor sürüyor. Öte yanda, bu iyileşme büyük ölçüde kamu kaynaklı ve henüz ekonominin can damarı olan tüketicinin oyuna girdiğine dair yeterli işaret yok.

Kamu desteğine örnek vereyim: Kurumsal krediler Kredi Garanti Fonu sayesinde (TL 60 milyar kullanıldı) patlamış:

Ama dikkat edin, tüketici kredileri ancak enflasyon kadar büyüyor. İhracatta artış ivmesi çok güçlü, ama turizm zayıf ve enerji faturası da yükseliyor, dış dengeden büyümeye katkı gelmez. Ekonomide kamu desteği olmadan büyümenin sürdürülebileceğine dair fazla kanıt yok.

Halk oylamasından sonra ne olacak? Hayır çıkarsa, TCMB faiz indiremez, ama bütçe harcamalarında fayrap, çünkü erken seçim geliyor. Tek hedef erken seçime kadar seçmeni tok tutmak olacak. EVET çıkarsa, bütçeye biraz çeki-düzen verilip, ilk fırsatta faizler düşürülecek. Derin bir esneme, bir gaz, bir fren, sonuç değişmez. Yılın ikinci yarısında küresel finansal koşullar yavaştan sıkılaşır, sermaye akımı yavaşlar, içerde kredi pahalılaşır, tüketici tükenir ve bu sene de %2.5 büyürüz. TUIK onu %2.995 yapar.

Sizi Faik Öztrak’ın dolar bazında milli gelir grafiği ile baş başa bırakayım sizi, fiili başkanlık sisteminin bizi nasıl zenginleştirdiğini görün. Bakalım resmisi ebemize nasıl göbek attıracak:

 

FÖŞ

 

Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları