Sosyal Medya
**8*

Mehmet Şimşek’i endişelendiren tek şey

10 Ağustos 2016

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile Ankara’da 4 Ağustos’ta darbe girişimi ve ekonomiye olası etkileri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdim.

Al-Monitor için yaptığım söyleşide öne çıkan başlıklar şunlardı:

Etkisi sınırlı olacak: Şimşek, darbe girişiminin ekonomi üzerinde kalıcı hasar bırakmasını beklemiyor. Hiç etkisi de olmayacak demiyor. Ancak kısa süren bir girişim olduğu ve hayatın hızla normale dönmesi ile ekonomi üzerindeki etkisinin sınırlı olacağını düşünüyor. Daha önce yüzde 4,5 olarak öngörülen büyümenin yüzde 4 civarında gerçekleşebileceğini tahmin ediyor. Diğer makro göstergelerde büyük sapmalar beklemiyor.

Derecelendirme kuruluşları: Kendisi ile röportaja gittiğimde Şimşek Moody’s yetkilileri ile görüşmüştü. (Cuma günü Moody’s notta bir değişiklik yapmadığını açıkladı) Bir gün sonra da Fitch yetkililerini kabul etti. Görüşmelerin olumlu geçtiğini söyleyen Şimşek’e göre derecelendirme kuruluşlarının en büyük endişesi Türk firmalarının borçlarını çevirip çeviremeyeceği…

Bu endişelere karşın ise kendilerine sendikasyon kredilerinin dönüşünde sorun olmadığı ve Türk firmalarının bir miktar maliyet artışına karşın borçlarını çevirmeye devam edebildiği anlatılıyor. Şimşek, “1994’ten bu yana en stresli dönemlerde bile Türk firmaları borçlarını ödeme becerisini kanıtladı” diyor.

En kötüsü geride kaldı: Şimşek, son yıllarda artan siyasi tansiyonu ve bunun yatırımlar ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkisini değerlendirdi. Şimşek, her ne kadar küresel çapta yatırımlarda bir yavaşlama olduğuna değinse de Türkiye’de uzun süren seçim süreçleri ve nihayetinde darbe girişimi nedeniyle siyasi riskin yüksek kaldığını vurguladı. Ancak şu önemliydi: “15 Temmuz’da siyasi riskler zirve yapmıştır. Artık en kötü geride kaldı. Siyaset normalleşmeye başladı” diyor. Son haftalarda siyasette ortaya çıkan uzlaşma havasını örnek gösteren Şimşek, bundan sonra ekonomi ve yatırımlar üzerindeki siyasi risk gölgesinin geride kaldığını düşünüyor.

Yeni hikaye: Siyasi tansiyonun geride kalması ile Şimşek yapısal reformlara hız verileceğini belirterek “Türkiye’yi diğer ülkelerden farklılaştıracak yeni hikaye işte bu olacaktır” diyor.

Ve gelelim Şimşek’in ekonomi için gördüğü en büyük riske.

Batı ile algı farkı: Şimşek en çok Batı kamuoyu ve medyasındaki Türkiye algısından rahatsız. Türkiye’de demokrasinin halkın mücadelesi ile kurtarıldığını, hayatın hızla normale dönmeye başladığını ve siyasi iklimin yumuşadığına dikkat çeken Şimşek, buna karşı Batı’daki algının bundan çok farklı olmasından yakınıyor.  “Türkiye gerçekliği ile Batı’daki algı arasında büyük fark var.  Bu önemli bir sorun” diyen Şimşek, bu algı farkının Batılı yatırımcıların Türkiye perspektifini olumsuz etkilemesinden endişeleniyor. Ancak ardından da ekliyor: “Türkiye’ye yatırım yapan insanlar akıllı kişilerdir. Gerçeklik ile algı arasındaki bu farkı kısa sürede göreceklerini düşünüyorum. Bunun için biz de çok çalışmalıyız”.

Şimşek bahsettiği algı ile gerçeklik arasındaki farkı kapatmak için uzun yolculuklara hazırlanıyor. Avrupa ve ABD piyasalarının yaz rehavetinden çıkmasının ardından finans merkezlerini kapsayan uzun bir görüşme trafiği planlıyor.

Özetle Şimşek’i ekonomik hedefler konusunda rahat gördüm. Tek endişesi olan Batı ile ilişkileri saymazsak….

Söyleşinin tamamını okumak için tıklayınız

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları