Sosyal Medya

Sonrasında olasılıklar ve ekonomi

20 Temmuz 2016

Mucizevi şekilde savuşturulan darbenin oluşma nedenleri, sorumlular arasında öne çıkan Cemaat ile beraber hangi güçlerin işbirliği sonucu bu adımın atılabildiği ve tabi bu darbe denemesi sonrasında iktidarın çeşitli konularda tercih patikasının ne olacağı gibi büyük bilinmeyenler, uzun süre politik karmaşanın devam edeceğinin habercisi.  Bu karmaşa hali yakın gelecekte Orta Doğu merkezli bazı gelişmelerle de birleşirse, Türkiye’de zehirli bir havanın oluşması riskini yaratıyor.

Kamuda, muazzam bir temizlik harekâtı jet hızıyla genişliyor.  Sayıları on binlerle ifade edilen Gülencilerden boşalan pozisyonların nasıl doldurulacağı sorusunun cevabı yanında, bu kadar ayıklama sonrası sistemin ne şekilde işler kalacağı da zaten ayrı birer bilinmezlik unsuru.  Üstelik söz konusu ayıklamanın özel sektöre de genişletilmesi ve tedirginliği daha da artırması an meselesi olarak görünüyor.

Özellikle iki konuda, değişik aktörlerin alacakları kararlar hepimizin geleceğini derinden etkileyecek potansiyel taşımakta:

1. ABD’den resmen istenmesinin ardından Fetullah Gülen’in ABD hükümeti tarafından Türkiye’ye yollanıp yollanmayacağı.   Fetullah Gülen’in ABD’den resmen istenmesinin ardından bürokratik süreç karmaşık da olsa, olasılıklar sınırlı esasında.  İster deport yoluyla ister doğrudan; ya Gülen hukuka bağlı kalacağını garanti etmiş bir Türkiye’ye gönderilecek ve mevcut iktidar, hem dış ilişkiler hem iç dinamikler açısından önemli bir güç elde etmiş olacak.  Ya da Gülen’in Pensilvanya’daki hayatına devam edeceği şekilde hükümetin kanıt dosyası ABD yönetimi tarafından yetersiz bulunacak ve gücünü başarısız darbe denemesi sonrası içerde iyice konsolide etmiş Erdoğan yönetimindeki Türkiye ile ABD arasında, uzun soluklu bir gerginlik dönemi başlayacak.  Her iki durumun da iç politikada güç dengeleri üzerinde yaratacağı etkiler kadar; dış politikada başta Türkiye-ABD ilişkileri ve daha büyük resimde Suriye-Kuzey Irak ve Kürt bölgesindeki gelişmeleri de etkileyebilecek şekle bürünmesi kaçınılmaz görünüyor.  

2. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe denemesi sonrası başkanlık iddiasını devam ettireceği zemin tercihi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbenin bertaraf edilmesinde bizzat üstelendiği öncü rol, Cumhurbaşkanı’nın başkanlık iddiasını yükselteceği zemini ve zamanlamasını kritik hale getiriyor. Hem iç basında hem dış basında olsun, birkaç aykırı düşünce hariç genel kanı Erdoğan’ın 15 Temmuz sonrasında gücüne güç kattığı ve arzuladığı başkanlık sistemi yolunda hızla ilerleyeceği yönünde.  Yapılan yorumlarda partili cumhurbaşkanlığının yolunu açabilecek bir mini referandum paketinin içine,  popülist idam söylemini de belki kapayarak sene bitmeden halkın önüne konulacağı var.  Devletin kurumları alt üst olmuşken ve iktidar, önceliği devlet içinde çöreklenen Cemaat’in tüm izlerini silmeye vermişken, dingin bir ortamda kapsamlı çalışma gerektiren yeni bir anayasa şimdi her zamankinden daha uzak görünüyor.

Diğer yandan birçok yorumda, rejime yönelik bir tehdit olduğu algısının halen devam etmesi nedeniyle darbe tehlikesinin Türkiye’de henüz atlatılmadığı varsayımı ana eksende.  Bu varsayım içindeki az sayıdaki farklı bakışa göre, Erdoğan liderliğindeki iktidar partisi darbeden güçlenerek çıkmasına karşın, yüksek seyreden tehditler eşliğinde varoluşunu devam ettirmek için genel tansiyonu düşürerek, tavır değiştirmek zorunda kalabilecek.

İLGİLİ HABERPiyasalar nasıl sakinleşir?Piyasalar nasıl sakinleşir?

Cuma gecesinden bu yana yaşananlara bakınca “normal” olana dönmeye daha uzun bir yolumuz olduğu anlaşılıyor. Politikadaki fay hatları, hayatlarımızı tahmin edilmesi güç kırılmalarla etkileyebilme gücü biriktirmiş görünüyor.

EKONOMİ: ZOR DOSTUM…

İkinci bir darbe girişimi tehdidi, geçici de olsa olağanüstü hal uygulaması, partili cumhurbaşkanlığı referandumu önümüzdeki 6-12 ay içinde konuşulan konular arasında; şimdiden belli.

Böylesi bir habitat içinde ekonomiden ne beklemek gerek?  Hele ki, çokça bahsettiğimiz şekilde dış faktörlerin altlık olarak aylardır eklediği bilinen zorluklar da ortadayken

Eski Bakan Ali Babacan’ın son dönemlerinde az sayıda yaptığı konuşmalarında vurguladığı üzere, demokrasi ve hukuk düzeninin sorgulandığı ülkelere yatırımları çekmek oldukça zor bir iş.  Bir süredir dünya gündeminde daha çok aksaklıkları üzerinden yer alan Türkiye demokrasisi, şimdi darbe denemesi sonrasında mesafeli bakılan, riskli algılanan, istikrarı sorgulanan ülkeler arasında yer bir süre.

Gelişmelere bağlı olarak Moody’s önderliğinde gelecek bir not indirim dalgası sadece piyasalarda oynaklığı değil, yüksek özel sektör dış borç ödemeleri üzerinden ekonomideki dengesizlikleri sertçe açığa çıkarma riski yaratıyor.  Not indirimi henüz gerçekleşmemiş olsa da, açıkça dillendirilmiş olması tepede asılı kılıç misali yatırımcılar açısından risk primini yükseltici bir unsur olarak algılanacak daha uzunca bir süre.

Böylesi büyük bir çalkantı ortamında merkez bankasının temkinli bir duruş sergilemesi bekleyecektir yatırımcı.  Buna karşın, dün itibarıyla hükümet kanadından “cesur” bir adım olarak adlandırılan 25 baz puanlık faiz indirimini izledik.  Faiz indirimlerinin devamı zaten 25 -50 baz puanın ötesinde beklenmezken, artık düşük faiz yoluyla ekonomik aktiviteyi güçlendirmek darbe denemesi sonrasında iyice imkânsız görünüyor.  Bu beklenmedik ve sert şok sonrasında finansal piyasalarda aşırı hareketler ve oynaklık enflasyon baskısı yaratacağı gibi büyüme dinamiklerini de bozacak boyutta. TL’nin ilk şok sonrasında da geri alamadığı değer kaybı ve faiz tarafındaki hareket kısa vadeli sermaye çıkışlarına işaret ediyor.  Fed’in de zaten gelişmekte olan ekonomilerden sermaye çıkışına bir kademe daha hızlandıracak şekilde Eylül’de faiz artırmaya doğru iyice konumlandığını yine hatırlatmak gerek.

İLGİLİ HABERSıcak para yön arıyorSıcak para yön arıyor

Beklentiler üzerindeki bozulma yavaşlaması beklenen ikinci yarı ekonomik aktiviteyi daha sert vurabilecek boyutta.  Tüketici Güven Endeksi’nin Temmuz itibarıyla 67.03’te, zayıf.  Yüksek profil içeren ve devam etikçe muazzam sayılara yükselen gözaltılar, tutuklamalar, işten çıkarmalar yanında bir de olası bir referandum belirsizliği, Türkiye ekonomisini komaya yakın bir noktaya kadar götürebilecek boyutta.  TL değer kaybetmeye devam ederken, varil petrol fiyatları 45-50 dolar arasında oturmuşken ve belki de tüm zamanların en berbat turizm sezonu geçirilirken, cari açıkta yaz ortasından sonra ılımlı da olsa yeniden bir genişleme izleneceği de atlanmamalı.  Darbe girişimi sonrasında artık dünyamız değişmiş de olsa, önceki dönemde artan kamu harcamalarıyla desteklenmiş ve desteklenmeye devam eden ekonomik büyümenin bütçe üzerinde elle tutulur hasarlar yaratmaya başlamış olduğunu da resme eklemek gerek.

Peki, bundan sonrasında ekonomiden ne beklenebilir? 

Not indirimleri gelmesi ile Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke olmaktan çıkması halinde, ekonomik hassasiyetler üzerinden zaten Fed faiz artışı nedeniyle zorlu geçmesi beklenen 2016-2018 dönemini daha sert geçirmemiz muhtemel.  Daha zayıf TL, daha yüksek faiz, daha yüksek enflasyon ve cari açık, daha yavaş büyüme ve özel sektörde daha fazla iflas risk çerçevesi içine daha yüksek olasılıklar eşliğinde girmiş durumda.

AB ile ilişkilerin dondurulacağı noktaya gidilmesi, NATO ile bozulabilecek ilişkiler ise yabancı yatırımcıyı tam anlamıyla Türkiye’den kaçırarak, yüksek özel sektör dış borcu-düşük yerli tasarruf oranı birleşimi üzerinden, Türkiye’yi mükemmel bir fırtına eşliğinde krize sokabilir.

Diğer yandan, iktidarın bu krizi nasıl yöneteceğine yönelik yapacağı tercihler böylesi bir kaostan Türkiye’nin daha güçlenerek çıkmasını da sağlayabilir.  Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin güçlendirilmesi, kuvvetler ayrılığının sağlamlaştırılması artık ekonomi açısından ana belirleyici.  Orta vadede hukukun üstünlüğü yapısal reformlarla birleşebilirse, Türkiye’nin benzer ülkeler grubu içinden ekonomik anlamda olumlu yönde ayrışmasını kuvvetle muhtemel.  Aksi yönde tercihler, kuvvetler birleşimine dayalı bir sisteme savrulması ise Türkiye’nin uzun soluklu zorluk yıllarına girmesine enden olabilir.

RAPORUN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

İLGİLİ HABERYeni şoklara hazır olmalıyızYeni şoklara hazır olmalıyız

@guldematabay

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları