Sosyal Medya

Yatırımcılar bir hayal dünyasında yaşıyor

10 Kasım 2016

Biliyorum, TL, Borsa tahviller her şey çok ucuz. Yatırımcıların birden Trump’a kanı ısındı. Dünya ekonomisi hızlanıyor. Alım zamanı geldi mi?  En kötüsü geride kaldı mı? Kesinlikle hayır. Yatırımcılar bir fantezi dünyasında yaşıyor.  2017 dev politik şokların yılı olmaya aday. Trump ve Fed Gelişmekte Olan Piyasaları (GOP, Ülkeler = GOÜ) derinden sarsacak. Eğer küresel ortam lehimize çalışmaya devam etse dahi, içerde yakın tarihin en derin siyasal istikrarsızlık dönemine girdik. AB ile ilişkilerin kopması yüksek ihtimal. Ekonomide ise toparlanma çok zor, başlasa da uzun sürmeyecek.

Karamsar olmak için çok neden var, o yüzden yatırım bankası stili ile kısa kısa yazacağım:

Trump’ın icraat planı korkutucu:  Trump websitesinde  acil icraat  planını açıkladı. Ticaret anlaşmalarının feshi ve Çin’in kur manipülatörü ilan edilmesi icraatların başında geliyor. Bir başka deyişle, Trump’ın seçim vaatlerinden dönmeye hiç niyeti yok. Ticaret savaşlarına hazır olalım.

Vergi indirimi ve altyapı harcamaları ABD ekonomisinde hararet yapar, Fed hızlanır:  Kongre ve Trump aynı dalga boyunda. Vergiler kesilecek, altyapıya 600 milyar dolar sarfedilecek. Sonuçta harcamalar yükselecek, bütçe açığı ve kamu borcu genişleyecek. Bir yanda ekonomi ve enflasyon hızlanırken öte yandan DİBS stoğu artacak. ABD faizleri her vadede yükselişini sürdürecek. Burada Türkiye’nin izdırabı başlıyor. Senede 200 milyar dolardan fazla dış finansman bulmaya mahkum edilen bir ekonomi ABD faizleri yükselince, tökezler.

2017 AB’de krizlerin yılı olabilir:  Trump Amerika’da radikal icraatlarını sahneye koyarken, AB’de önce çok kavgalı geçmesi kesin bir Brexit boşanması, ardından da Alman ve Fransız seçimlerine şahit olacağız. Aşırı sağ güçlenecek. AB de korumacı ve göçmen düşmanı politikaları hayata geçirmeye zorlanabilir. Eğer AKP halen izlediği çatışmacı ve AB standardına göre insan hakları normlarını ihlal eden politika çizgisinde israr ederse, ilişkiler dondurulabilir ya da AB ekonomik yaptırımları gündeme getirebilir.

Ekonomide sürekli bir durgunluk söz konusu olabilir: Eylül sanayi üretim verileri 3Ç’de ekonominin daralmaya aday olduğunu anımsattı. 4Ç başında kredi hacminin hızlanması dışında iyiye giden ekonomik gösterge yok. Ama kredi pompasıyla ekonomi ne kadar süre büyüyebilir ki? Ek olarak, artan siyasi belirsizlik ve gittikçe zayıflayan kur da ekonomik güveni erozyona uğratmaya aday. Büyümenin yavaşlaması ve TL’nin değer kaybı borçlu şirketler üzerinde çok şiddetli bir bilanço baskısı kuracak. İflaslar artabilir. En azından istihdam ve yatırımlar durma noktasına gelebilir.

Siyasi riskler gün geçtikçe artıyor:  AB’nin ilerleyen aylarda ilişkileri dondurması olasılığından bahsettim. Ama tek politik risk bu değil. Yakında, AKP’nin güçlü başkanlık maddesini içeren  anayasa taslağını TBMM’ne sunması kesin. MHP de herhalde destek verecek, ama vermezse de fark etmez. AKP o senaryoda erken seçime gider. Referandum büyük bir belirsizlik, çünkü kampanya esnasında politik istikrarı bozacak iç ve dış girişimler yaşanabilir. Erdoğan’ın kaybetmesi halinde ülkede kaos doğar.

Ankara’nın Suriye ve Irak’da IŞİD sonrası gelişmelerden duyduğu endişe ciddiye alınmıyor:  Ama, Ankara İran veya PKK-PYD-YPG’nin nüfuz alanı genişletmesi halinde askeri güç kullanarak milli menfaatlerimizi korumakta kararlı. Suriye’de askeri harekatın kanlı bir çatışmaya dönüşmesi ya da Irak’a askeri müdahale kreditörler ve yatırımcılar açısından bardağı taşıran son damla olabilir. Türkiye uzun yıllar sürecek, İran ve Rusya ile ilişkileri yeniden bozacak, bütçeye ağır  fatura çıkaracak bir askeri maceranın eşiğinde belki de.

Bu şartlar altında piyasalar hakkında iyimser olamam. Her an “ikinci papuç ne zaman düşecek?” diye kaygı içindeyim. Kısa rallilerin ardından ya Trump, ya da Ankara’nın atacağı bir adım sert satış dönemlerini başlatacak.

Borsa sadece en az 6 ay beklemeye katlanacaklar için  ucuz. Onların alım yapmasında mahsur yok. DİBS faizleri henüz en ABD faizlerinin yükselmesini ne de değer kaybeden TL’nin enflasyona sirayetini yansıtıyor, beklerim. TL’nin değeri olması gerekene yakın, ama kurlar asla denge değerine oturmaz, muhakkak bir %10 şaşma ile şoklara karşılık verir. TCMB’nin dövize müdahale etmeyeceği algısı da TL’nin zayıflamasına katkıda bulunuyor.  Korkarım dövizde de en kötüsü geride kalmadı.

FÖŞ

Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada1

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları