Sosyal Medya

Yeni şoklara hazır olmalıyız

20 Temmuz 2016

Hükümetin önünde çok çetin bir ikilem var. Bir yanda, Gülen Cemaati’nin TSK dahil   sızdığı bütün inlerden sökülüp atılarak adalet karşısına çıkartılması lazım. Öte yanda, tüm dünyanın gözü Türkiye’nin üstünde, yatırımcılar ve kreditörleri besleyen bilgi kaynakları da Batı basını. Siyasetin bir türlü normale dönmediği algısı, sıcak para ve kredi akımını zedeleyerek ekonomide hasarı artırabilir.  En son olarak, küresel rüzgarlar aleyhimize dönüyor olabilir. Özetle, piyasalar ve ekonomide ahengi bozacak yeni şoklara hazır olmalıyız,  çok zor bir yaz bizi bekliyor.

Önce küresel düzlemden başlamak istiyorum. Dün IMF yılın ikinci global projeksiyonlarını yayınladı. 2016 ve 2017 büyüme öngörüleri 0.1 puan aşağı çekilirken, 2 tane önemli aşağı yönlü riske yer verildi, bunlar büyümeyi resesyon sınırı sayılan %3’ün de altına indirebilir. Rapora baktım,  Brexit sonrası ralliyi tetikleyen Gelişmekte Olan Ülkeler’de (GOÜ, Piyasalar = GOP) hızlanma olacağı tezine destek yok. Bazı GOÜ, mesela Çin hafif tempo kazanırken, Nijerya gibileri de yavaşlıyor. Özetle, rezerv para merkez bankalarının daha fazla para basacağı, bu paranın da GOÜ’de finansal koşulları gevşeterek büyümeye destek vereceği tezine kanmamış IMF, hatta aşağı yönlü senaryolardan biri tam zıt bir tez üstüne kurgulanmış.

İLGİLİ HABERSıcak para yön arıyorSıcak para yön arıyor

İkinci olarak, ABD’den gelen güçlü konut sektörü verileri ardından Dolar Endeksi bu sabah Asya’da 97 seviyesini yukarı kırarken, WSJ’da Fed’in Eylül’de faiz artırabileceğine dair bir makale yayınlandı. Dün GOP hisseleri ve F/X değer yitirmeye başladı. En son olarak Almanya’da ZEW güven endeksi Brexit sonrası ilk ölçümde 4 yılın dibine çöktü. Türkiye’nin AB’ye ihracatının olumsuz etkilenmesi mümkün. Hasılan, ilerleyen aylarda şu ana kadar TL’yi diri tutan sıcak para akımlarının azalması ve ihracatın da yavaşlaması söz konusu. Korktuğum ilk şok bu.

Moody’sin Türkiye’nin notunu indirme maksadıyla izlemeye alması kararını saçma buluyorum, ama bu adımı atarsa sonuçları vahim olabilir. Barclays’e göre endeksleme yöntemine göre yatırım yapan 3 milyar dolardan fazla bono-tahvil tutan fon satışa geçebilir. Hatırlatayım, sene başından bu yana sadece 3 milyar dolar girdi DİBS’e. Bir kez daha TL’yi çok zayıflatacak bir gelişmeden söz ediyoruz.

İLGİLİ HABERBarclays'tan Moody's kehaneti: 3.2 milyar dolar satış gelebilirBarclays’tan Moody’s kehaneti: 3.2 milyar dolar satış gelebilir

Bence enflasyonun yükselişe geçeceği ve siyasi belirsizlikten ürken yabancı ve yerli yatırımcının TL’den dövize geçmesi ihtimalinin yükseldiği bir ortamda TCMB’nin 25 baz puan da olsa faizleri indirmesi hiç de akılcı olmadı.   Birincisi, Moody’se hani “al da at” der gibi bir gol pası verildi. İkincisi, TCMB’in piyasalarla inatlaşmaya gideceğine dair bir algı oluşuyor, eğer faiz indirimleri devam ederse, döviz piyasasında isyan çıkabilir.

Ama en can yakıcı şoklar siyasetten gelecek. Bir kez daha altını çizeyim. Eğer o menfur darbe başarılı olsaydı, bugün Türkiye Humeyni’nin İran’ı olacaktı. Pensilvanya’da yaşayan yarı-meczup bir dini lidere biat eder hale gelecektik. Hükümetin artık bu rezilliğe son vererek devlet ve özel sektöre sızmış tüm Gülenci  hücreleri temizleme  arzusunu en azından insanı düzeyde çok iyi anlıyorum. Beni taraf olmakla suçlayabilirsiniz, ama inanın bana 3 gün boyunca aralıksız okuduğum Batı dünyasındaki konsensus algıyı yansıtıyorum size: “Eyvah,  AKP bu bahaneyi kullanarak iyice baskıcı bir düzene geçecek, belki de başkanlık referandumu bahanesiyle erken seçime gidecek”. ABD ve AB’den gelen Gülenciler’le mücadelenin demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde icra edilmesi uyarısı size fevkalade taraflı gelse de, somut gerçekdir ve devam etmeleri halinde Türkiye’nin göbeğinden bağlı olduğu sıcak para ve kredi sahiplerinin de aklını çelecek kanaat merkezleridir.

Bugün yapılacak MGK ve Bakanlar Kurulu toplantısı ardından OHAL ya da benzeri mekanizmalarla Gülenciler’in temizlenmesi ve yargılanmasını kolaylaştıracak adımlar atılacağı basında yer alıyor. Tamam, bugünlerde iktidarını ve canını darbeden dakikalarla kurtarmış bir hükümeti eleştirmeye hiç niyetim yok, ama sonuçları hususunda uyarmak da görevim olur: Böyle bir haber yabancı yatırımcı algısını bozar ve döviz piyasasında yeni satışlara yol açar.

Dün Yeni Şafak’da yer alan bir habere göre Gülen Cemaati ile ilgisi olan 8 bin firma tespit edilmiş ve yakında kayyum atanma süreci başlayabilir. Bu senaryoda sabit sermaye yatırım iştahı tamamen bozulacağı gibi, yabancılar arasında mülklere zorla el koyma korkusu da sermaye akımını olumsuz etkileyebilir.

İdam cezası tasarısının  TBMM’ne sunulması, AB üyelik müzakerelerinin askıya alınması ve Suriyeli mülteci anlaşmasının da feshi sonucunu getirir. AB çıpasının fiiliyatta bir anlamı kalmamış olabilir, ama dedim ya yabancı yatırımcı satmak ya da Türkiye’de kalmak için artık en ufak bir doneye bile çok yakından bakıyor. İdam cezası bir çoğu için bardağı taşıran damla olabilir.

Bir çoğunuz “Farketmez, ekonomik bedel ödemeye hazırım, yeter ki bu çete toplumdan temizlensin” diyebilir. Peki, buna da itirazım yok, sonucunda demokrasi bir tercihler meselesidir ve ekonomik mülahazalar da her zaman bu tercihlerde birinci sırayı almaz. Ama olası sonuçlarını izah etmek zorundayım.

Dış krediye erişim imkanlarının azalması ve yüklü sıcak para kaçışının başlaması halinde, TCMB’nin  TL’nin değerini koruyacak kadar döviz birikimi yok. Zaten, yabancılar kaçmaya başlarsa, deve yükü ile borcu olan yerli şirketler de hedging maksadı ile spot piyasadan döviz toplamaya başlayacak. TL sert bir devaluasyon yerse, TCMB mecburen şok faiz artırımına gidecek. Kredi faizleri bir kez daha %20’in üstüne sıçrayacak, yatırım harcamaları, konut ve dayanıklı tüketim malları talebi  sert şekilde gerileyecek, büyüme bir kaç çeyrek yavaşlayacak. Enflasyonda 2 çeyrek sürecek bir patlama da yaşanabilir.

Gerçekten Sırat Köprüsü’nden geçiyoruz. Kötü senaryo gerçekleşecek demiyorum  ama, şu kadarını çok iyi biliyorum: Ankara’da siyaset normalleşmeden piyasalar düzene girmez. Piyasa düzene girmeden de ekonomi toparlanamaz.

FÖŞ

Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada1

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları