Sosyal Medya
**8*

Piyasalar henüz düze çıkmadı

22 Eylül 2016

BoJ’nin “enflasyon %2’ye çıkıncaya kadar piyasada ne varlık varsa alacağım” ve Fed’in “valla ben artık ne yaptığımı bilmiyorum, kafamı toplayıncaya kadar  faiz artırıp ortalığı karıştırmayacağım” açıklamaları ardından Gelişmekte Olan Piyasalar (GOP,  Ülkeler = GOÜ) başta riskli varlıklarda yine keyifli ve coşkulu, damardan taze morfin vurmuş bağımlının kahkahalarına benzer bir ralli başladı.

“Merkez Bankası parası deniz, mal almayan keriz” sloganı ile tahtalara, ya da ekranlara yürüyen testesteron yüklü para bir kaç gün daha Moğolistan’da liman hisselerine kadar alım yapacaktır elbet. Belki bu yılı  dev bir GOP rallisi ile kapatıp, “bis, bis” sesleri içinde karşılayacağız Noel Baba’yı, en azından görüşlerine danıştığım çoğunluk böyle düşünüyor.

İLGİLİ HABERKuroda açıklamalarında kritik Kuroda açıklamalarında kritik “6 madde”

Merkez Bankaları (MB) piyasaların sex kölesi olmuş, Gelişmiş Ülkeler’de DİBS faizleri sıfırın altında, bu da yetmiyor Euro-bölgesi’nde kurumsal bono-tahvil getirileri de negatife dönmüş. Canımdan çok sevdiğim Amerikalıların deyimiyle “GOP şehirdeki tek oyun”.

İyi de GOP’taki oyun da Gelişmiş Ülkeler’de hiç bir oyun olmaması. GOÜ büyüme hikayesini hiç  inandırıcı bulmuyorum. Bunu ayrıca yazacağım. Hem Bank of International Settlements, hem de OECD raporlarını okudum (kimi kandırıyorum, özete şöyle bir göz attım). İki güzide kurum da aynı uyarıyı yapıyor:   Mali varlık fiyatları ekonomik realitelerden koptu artık.

Önümüzdeki aylarda  en vurdumduymaz, en açgözlü ve ahlat fon yöneticisinin bile kulak tıkayamayacağı bazı riskleri  sizlerle paylaşmak isterim. İlki Ekim’de yapılacak İtalyan anayasa referandumu. Son anketleri bulamadım, ama Başbakan Renzo (ben ona Renzo diyorum, çok gülüyor) kaybederse çekilecek. Erken seçimde AB aleyhtarı Beş Yıldız hareketi büyük güç kazanıp Brexit’le gündeme gelen Euro-bölgesi’nin parçalanması tasasını yeniden ısıtabilir.

İLGİLİ HABERSıkı tutunun İtalyan fırtınası yaklaşıyor!Sıkı tutunun İtalyan fırtınası yaklaşıyor!

Deutsche Bank’a ABD’de yazılan 14 milyar dolarlık ceza bizim basında “aha, ABD-AB denetimcileri birbirleri ile kavgaya tutuştu” şeklinde bir komplo olarak algılandı. Zaten bu ülkede kafasına silah dayasan basından düz mantık çıkartamazsın. İşin gerçeği şu ki, Deutsche’nin sermayesinin iyice azalması ile AB menşeli bankaların sermaye yetersizliği ve 1 trilyon Euro’yu aşan donuk kredileri yeniden gündeme geldi. Bunların önemli bölümü de İtalya’da. Renzi’nin referandumda yenilgiye uğrayıp erken seçim kararı alması ve zayıflayan ekonominin bankaları sarsması küesel piyasalara yansıyan bir şok yaratabilir.

Hatırlayalım, Merkel iki önemli eyalet seçimini kaybetmesine rağmen Türkiye ve mülteci lehtarı siyasetinden vazgeçmiyor, sağlam hatun valla, helal olsun.  Maalesef seçmen hiç benimsemiyor bu duruşu. Brexit’te ise boşanma görüşmeleri seneye başlayacak ve iki taraf restleşecek, işte AB’de ekonomik hasarı o zaman göreceğiz. Piyasalar Renzi referandumu kaybederse tüm bunları fiyatlamaya başlayabilir.

ABD’de Trump  kıyameti yaklaşıyor. Bizde ABD başkanlık yarışı “Trump  erkek adam”, “seçilirse Erdoğan’la iyi anlaşır” “O hırbo ABD’ye mustahaktır” gibi  kolaycı yaklaşımlarla izleniyor. Trump ABD’de son zamanlarda daha önce hiç seçilmiş görevde bulunmamış ilk başkan olacak, sistemin tamamen yabancısı ve dışında. Herif deli olmasa dahi, megaloman.    Seçildiğinde göçmenleri sınırdışı etmek, nükleer silah kullanmak, Çin’e %40 ithalat vergisi salmak gibi vaatleri yerine getiremez, Kongre ve gerekirse Anayasa Mahkemesi engel olur diye avunanlar var. Hıh…ABD’nin Başkanı bir sabah çıkacak ve diyecek ki “Ben  bu IŞİD denilen havlu kafalardan bıktım, hepsini radyokatif yapacağım bu hergelelerin” ve dünya panik atağı yaşamayacak. Hayal kuruyoruz. Turmp ABD ve dünya için gerçek bir Kara Kuğu’dur, dostlar. Halen anket ortalamalarına göre  Clinton 4 puan önde, ama sağlık durumu şüpheli ve seçmenle  hiç iletişim kuramıyor. Eğer yarış 2-3 puan farkla sürerse, Trump’un korumacı politikalarının kahrını çekecek GOP sarsılabilir.

En son olarak da dün gece FOMC kararına 3 oy hakkı olan üye muhalefet etti, acil faiz artırımı istiyorlar. Fed tarihçisi değilim, ama son 10 yılda en büyük isyan bu galiba. Toplantıya katılan 17 üyeden 4’ü de 2016’da hiç faiz artırımı istemiyor. Bunların arasında oy verenler var mı, bilinmiyor. Yellen bu işi beceremedi, FOMC’i tek bir ekonomik görüş ve misyon etrafına toplayamadı. Fed ne yapacak, artık kimse emin olamaz.

Bana sorarsanız, Fed ve piyasalar bir kedi-fare oyunu oynuyor ve kazanan olmayacak. “A Beatiful Mind” filminden öğrendiğim  Oyun Teorisi’ni en basit haliyle kullanalım. Eğer piyasalar bügünden başlayıp Aralık’a kadar prim yaparsa, Fed Rosengreen’in ikaz ettiği gibi finansal köpüklerin şişmesinden korkar ve faiz artırımını yapıştırır. Ama, Fed’in böyle davranacağını bilen piyasalar şimdiden panik atağına kapılabilir.  Ne olacak? Bu yüzden de John Nash kafayı yer ve içkiye başlar.

Geçen gün bir Afganistan savaş filmi seyrettim. Çok sevdiğim dostlarım olan, dünyayı kurtarmaya yeminli ABD’lilerden kahraman bir General savaşın nasıl gittiğini soran kadın muhabire şöyle cevap verdi:  “Burda savaş 300 kiloluk gorille aşk yapmaya benzer. O yorulmadan bitti diyemezsin”.

İşte piyasaların durmu da aynen bu. Kim goril, kim öteki partner farketmiyor,  iki taraf da “bitti” demeye korkuyor. Acaba John Nash bunu nasıl çözerdi?

FÖŞ

Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada1

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları