Sosyal Medya
**8*

Trump kazanırsa Mars’a taşınmayı düşünüyorum!

2 Kasım 2016

Twitter’de bana gelen mesajlara bakıyorum, Trump’ın Türkiye’de bayağı hayranı var. Hayatı boyunca Müslümanlığa kin bilemiş bir kişi için oldukça ilginç bir sonuç bu. Belki de benim güzel insanlarım Hillary’nin Gülen’in adamı olduğunu, ya da seçilirse Suriye Kürtlerini destekleyeceğini filan düşünerek uzak duruyorlar. Maalesef, bunlar çok genel-geçer kaygılar. FBI’ın Clinton’un e-mailleri hakkında açtığı ikinci soruşturma sonrasında anketlerde farkın kapanması ile dünya piyasalarının nasıl karıştığını gördük. Çalkantı henüz bize ulaşmadı, ama Trump seçilirse, dünya ekonomisini  büyük tehlikeler bekliyor. Bunları size anlatmayı görev edindim.

Öncelikle, Hillary hayranı filan değilim, Bayan Clinton tam bir siyaset kaşarı. Bu noktaya ötekilerden daha vasat, daha az sivri ve daha az parlak fikri olduğu için geldi. Ama, Wall Street ve ekonominin kaptanlarına yakın. Kocası Clinton ve eski Demokrat ekibi de arkasında. Clinton’dan Türkiye’ye zarar gelmez. Ya da şöyle söylemekte fayda var. Ankara bölgede yeni oyun kuruyorum diye, devamlı ABD ve NATO’nu oyun planını bozarsa, tabii ki bunun bedelini öder. Ankara bunu hesabını kitabını yapmalı, Suriye ve Irak’ta atıldığı ve atılmayı planladığı maceralarda getiri-götürüyü iyi ölçmeli. Clinton FETÖ’nün adamı da değil. Seçimlerde bağış almak helal, AKP adam olup bir lobi derneği kurup bir kaç milyon da o atsaydı Clinton’un önüne, eli armut mu topluyor? Batı siyasetinin parlamento dışı kurumlarına ayak uyduramayıp, ayak uyduranları suçlamak en önemli eksiklerimizden biri. Bu arada ABD bize Gülen’i vermez. Siz muhalefetin son kalan kalelerinden biri olan Cumhuriyet’i basar, gözaltında işkence ve kötü muamele dünyaca saygı gören insan hakları kuruluşları tarafından tescil edilirse, Hocaefendi de gerile gerile dolaşır ABD’de.

Bizim anlamadığımız şu. Clinton ile Türkiye arasında fikir ayrılığı çıkar, çözeriz. Pazarlık ederiz. Trump’ın Müslüman düşmanlığının çaresi yok. Doktriner, kanına işlemiş. Erdoğan çok uzun süre dayanamaz Trump’ın söylemi ve muhtemelen eylemine, ya da ondan ilham alarak ABD’deki Müslümanlara karşı ayrımcılığa başlayacak yerel idarelere. Trump idaresinde bir ABD’de Hristiyan-Müslüman Medeniyetler Çatışması çıkması olasılığı çok hızla yükselir. Ön safta da biz oluruz.

Ama ortada bizi aşan problemler de var. Clinton klasik bir Amerikan politikacısı. Seçim öncesi vaatlerine büyük ölçüde sadık kalır, bunları sözleşme sayar. Trump’ın ise böyle prensipleri yok. Ne yapacağını hiçbir şekilde öngöremeyiz.  Fırsatçı ve kaprisli, o anda ne işine yararsa, canı ne isterse, onu yapmakta beis görmez. Belki bu davranış stili size normal yönetim tarzı geliyor, ama ABD gibi dünyada özgül ağırlığı olan bir devlet poposunun keyfine göre yönetilirse, dünya şirazesinden çıkar.

Bir ikinci yanlış anlama da sistemin Trump’ı ehlileştireceği düşüncesi. Hangi sistem diye sormak lazım. Eğer Clinton kaybederse, muhtemelen Senato da Cumhuriyetçiler’e gidecek. Temsilciler Meclisi zaten onlarda kalacak. Anayasa Mahkemesi’nde şu anda liberal-muhafazakar dengesi 4-4, 9cu koltuk boş, oraya da Cumhuriyetçilere yakın bir hakim atanırsa, sistem aniden muhafazakarlaşır, ve Trump’ın önündeki engellerin çoğu ortadan kalkar. Cumhuriyetçi Parti içinde güç kazanan Tea Party gibi radikal unsurların siyaset yapacağı çok elverişli bir zemin oluşur.

En kötü senaryoda, Trump hakikaten radikal ekonomi politikalarını devreye sokar, ve “sokağı” ya da “kızgın beyaz erkekleri” arkasına alarak Çin ve Meksika başta olmak üzere ABD’yle ticaret fazlası olan Gelişmekte Olan Ülkelere (GOÜ, Piyasalar = GOP)  gümrük vergileri uygular. Yurtdışında üretim yapanları cezalandırır.  GOÜ’de büyüme sert şekilde yavaşlar. Trump ayrıca vergi indirimleri de öneriyor, hiç bir Meclis bunlara direnemez, ABD bütçe açığı yine büyümeye başlar, ama kısa vadede de harcamalar da hızlanır, ekonomi ısınmaya başlar.

Özetle, ABD’de önce büyüme patlar, ama ardından enflasyon gelir ve Fed 2017’in ikinci yarısında istemsiz olarak hızlandırılmış parasal sıkılaştırmaya geçer. O noktada tsunami Türkiye’yi vurur. Çünkü, enflasyon ve parasal sıkılaştırma ABD getiri eğrisinin tamamını yukarı iter, yani bir yıldan 30 yıla kadar tüm borçlanma maliyetlerimiz artar, ve bir çok şirket bunları ödeyemez hale gelir. Bu esnada büyümesi frenlenen GOÜ’den sıcak para kaçışı yaşanacağı  için ciddi bir ödemeler dengesi dar boğazına gireriz.

En iyi senaryoda, Trump’ın önereceği gümrük vergisi ve diğer korumacı teklifler Kongre’de ılımlı Cumhuriyetçi ve Demokrat koalisyon tarafından engellenir, fakat bu senaryoda da ABD 4 sene Trump’la uğraşır. Trump, istediğini elde etmek için sistemi bozmaktan kaçınmayacak bir yapıya sahip. Acımasızca intikam alabilir, onu durdurmak için sarfedilen enerji ABD’nin Rusya’dan gelen yayılmacı tehdit ve bölgemizi tamamen boşlaması sonucunu doğurabilir. İçine kapanan, güvensizlikten dolayı resesyonla boğuşan bir ABD gözleriz.

En kötüsü ise Trump 4 yıl başkanlık edemez. Muhakkak Yüce Divan’a gidecek bir halt eder. Mesela Beyaz Saray’da kadınlara filan sarkar, ya da vergi kaçakçılığı yaptığı ortaya çıkar.

Eğer Trump kazanırsa, piyasalarda büyük bir deprem yaşanacak, sizi uyarıyorum. Peki kazanacak mı?  Yatırımcılar paniğe kapıldı ama, şu anda Trump’ın önde olduğunu gösteren bir tek anket var, orada da sadece 1 puan önde, yani istatistiki olarak yarış başabaş. Anket ortalamalarını takipeden RealClearPolitics’e göre Clinton 2 puan kadar önde. İhtimalleri hesaplayan FiveThirtyEight websitesine göre, Clinton’un kazanma ihtimali %68-71 arasında. Bir nokta daha var. ABD’de oylamayı kazanmak başkan olmaya yetmiyor, istisnai bir durumama, asıl mühim olan seçmenin oy verdiği ve Senato’da başkanı seçecek olan delegelerin (electoralcollege) çoğunluğunu kazanmak, bu cephede Clinton açık farkla önde.

Ben iddia peşinde değilim, Clinton da sütten çıkmış ak kaşık değil, ama Trump kazanırsa, Mars’a taşınmayı düşünürüm.

FÖŞ

Facebook sayfalarımı ziyaret edin

https://www.facebook.com/ayesilada

Twitter: @AtillaYesilada1

 

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları