Sosyal Medya

Ekonomi

OPEC üretimi gerçekten kısabilecek mi?

Petrol fiyatları uzun bir süredir küresel talep yetersizliği ve petrol üreten ülkelerin kendi aralarındaki satış rekabeti arasında gidip gelen dengelerle…

OPEC üretimi gerçekten kısabilecek mi?

Petrol fiyatları uzun bir süredir küresel talep yetersizliği ve petrol üreten ülkelerin kendi aralarındaki satış rekabeti arasında gidip gelen dengelerle hareket etmekte. 14 üyeli petrol üreticisi ülkeler karteli olan OPEC’in arz kısıntısına gidip gitmeyeceği piyasaların gündemini meşgul eden başlıca konulardan biri olarak dikkat çekiyor. OPEC, küresel petrol üretiminin bugün %40’ını gerçekleştiriyor. Ancak, petrol fiyatlarının belirlenmesinde eski gücüne sahip değil. Zira, ABD’nin S. Arabistan düzeyinde petrol üreten bir ülke haline gelmesi, 2008 krizinin halen devam eden etkileriyle petrol talebinin göreceli olarak zayıf kalması ve önemli bir petrol üreticisi olan İran’ın üzerindeki ambargoların kalkması fiyat belirlemede OPEC’in gücünü zayıflatan başlıca etkenler oldu.

 
Haziran 2014’te $114.81/varil fiyatını gören Brent petrol, Ocak 2016’da $28.91/varil fiyatına kadar geri çekildi. Bu yılın başından beri ise fiyat genel olarak yükseliş trendinde. Bu yılın Haziran-Ekim döneminde $42.46/varil ile $50.54/varil aralığında gidip gelen fiyatlamalar söz konusu. Demek ki, bu yılın Haziran ayından itibaren petrol fiyatı belli bir fiyat platosunun üzerine çıkarak Haziran 2014’ten Haziran 2016’ya uzanan süreçteki volatilitesini kaybederek göreceli olarak istikrarlı bir fiyat aralığında hareket etmiş. Bu fiyat seviyeleri ve oynaklıkları bir tespit niteliği taşıyor ama ortaya çıkan fiyatların nedenleri ve sonuçlarının OPEC üyeleri için uluslararası politik dengeler de dikkate alınınca farklı anlamları var.
Petrol fiyatlarında görülen süratli düşüş nedeniyle ekonomisi neredeyse sadece petrol üretimine bağlı olan ülkeler bütçelerini tutturmakta zorlanmaya başladılar. Örneğin, S. Arabistan’ın bütçe açığının milli gelire oranı 2015 sonu itibariyle %15 seviyesine ulaştı.

İLGİLİ HABERGoldman Sachs petrolde 10 dolar yükseliş bekliyorGoldman Sachs petrolde 10 dolar yükseliş bekliyor

OPEC üyeleri, petrol arzını belli bir noktada sabitlemek ya da belli bir seviyeye düşürmek konusunda son aylarda sürekli olarak görüşmeler yapmaktalar. Ancak, anlaşmaya varmak ve somut adım atabilmek konusundaki en büyük engel S. Arabistan ile İran arasındaki politik zıtlıklar oldu. Bu zıtlıkları son dönemlerin uluslararası politik konjonktüründe ortaya çıkaran en çarpıcı gelişme Yemen’de yaşanan iç savaş oldu. S. Arabistan’ın ve İran’ın Yemen’deki iç savaşta taraf oldukları kesimler üzerinden karşı karşıya gelmeleri mevcut anlaşmazlıklarını derinleştirdi. Bu duruma ilave olarak, İran’ın uzun yıllar süren ekonomik ambargodan kurtulması nedeniyle zorlanan ekonomisini en kısa sürede petrol ihracatı ile düzeltmeye başlama çabası petrol arzını sabitlemek ya da düşürmek konusundaki önerileri reddetmesi ile sonuçlandı.

 

Petrol arzını kısmak suretiyle petrol fiyatlarının yükselmesini isteyen ülkelerin başında bir OPEC üyesi olmayan Rusya da geliyor. Son aylarda, OPEC üyeleri ile sürekli pollitik temaslar kuran Putin de arz kısıtlaması yönünde S. Arabistan ve İran arasında anlaşma sağlanması için baskı kurmaya çalıştı. Zira, petrol fiyatlarının genel düzeyi Rusyay’yı da yakından ilgilendiriyor ve kendisinin de ABD ve AB ile iyi olmayan ilişkileri ekonomisini zorluyor. Bu nedenle, fiyatların yükselmesinin Rusya gibi bir dev için de önemi büyük.
Arz kısıtlaması konusunun en hararetle tartışıldığı toplantı Nisan ayında Doha’da gerçekleştirilmişti. Bu toplantıdan herhangi bir arz kısıtlaması kararı çıkamayacağı toplantı öncesinde İran ve S. Arabistan tarafından yapılan açıklamalarla belliydi. O toplantıdan bu yana bildiğimiz ve bilmediğimiz diplomatik girişimler belli bir noktaya geldi ki geçtiğimiz hafta içinde Cezayir’de yapılan OPEC toplantısında günlük üretimin 32.5 ila 33 milyon varil arasında bir seviyeye düşürüleceği açıklandı. Bunun anlamı, günlük üretimin %0.7 ila %2.2 arası bir oranda düşürüleceği.

 

Petrol fiyatlarının yukarıda açıklandığı üzere, belli bir fiyat platosunun üzerine oturarak seyretmesinde ve özellikle Haziran’dan bu yana volatilitesinin düşmesinde arz kısıntısı ile ilgili açıklamalar önemli rol oynadı. Diğer bir ifadeyle, bir arz kısıntısı olasılığı güçlü bir fiyatlama ile olmasa da piyasa fiyatlarının içine sızmıştı. Hem bu olasılık, hem de mevcut arz-talep dengeleri 2016 yılının sonuna kadar fiyatların $45-50/varil aralığında seyredeceğine işaret ediyordu.

 

Geçtiğimiz hafta içinde açıklanan anlaşma gerçekten bir anlaşmayı ifade ediyor mu? Hayır. Zira, hangi ülkenin ne kadarlık arz kısıntısı yapacağı henüz bilinmiyor. Eğer anlaşma sağlanmasında bir uyumsuzluk söz konusu olmazsa, hangi ülkenin ne kadarlık bir kısıntıya gideceğinin cevabı Kasım ayında yapılacak OPEC toplantısında netleşecek. Nijerya ve Libya gibi kendi içinde ağır sorunları olan ülkelerin arz kısıntısına gitmesi düşünülmüyor mesela. Ancak, özellikle Irak ile ilgili kısıntının seviyesinin ne olacağı önemli tartışmalara neden olmuş gözüküyor.

İLGİLİ HABEROPEC petrol üretimin kısılması konusunda anlaştıOPEC petrol üretimin kısılması konusunda anlaştı

Cezayir’deki toplantıdan ortaya çıkan sonuca bir anlaşma demek Kasım ayındaki toplantının sonucu ortaya çıkmadan mümkün değil. Henüz ortada bir prensip uzlaşması var diyebiliriz ama bu uzlaşmanın anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini Kasım’da göreceğiz.

 

Bu arada, geçen hafta içinde ortaya çıkan haberlerle Brent petrol bir günde %5’lik bir artş kaydetti ve 30 Eylül 2016’yı $50.19/varil seviyesinden kapattı. Anlaşmanın sağlanmasına dair beklentilerin kuvvetlenmesi söz konusu olursa, fiyatın yönü ilk etapta $51.50-52.00/varil aralığına işaret edecektir.

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler