Sosyal Medya

Ekonomi

Dolar sadece Türkiye’de değerlenmiyor

Bu yazıyı mümkün olduğunca basit bir anlatımla yazmaya çalıştım. Zira, ParaAnaliz’in alışılagelmiş okuyucu profilinin biraz dışında kalan bir profile de…

Dolar sadece Türkiye’de değerlenmiyor

Bu yazıyı mümkün olduğunca basit bir anlatımla yazmaya çalıştım. Zira, ParaAnaliz’in alışılagelmiş okuyucu profilinin biraz dışında kalan bir profile de hitap etmek gerektiğini farkettim. Dolar neden yükseliyor? Bu sorunun cevabını herkesin bildiğini düşünürken, hiç tahmin etmediğim bazı kesimlerden Dolar’ın yükselişinin nedenlerini soran sorular gelince, bu yazıyı yazmanın bir ihtiyaç olduğunu anladım.

Amerikan Doları’nın çok güçlü olduğu dönemlerin dünya ekonomisi için özel bir anlamı oluyor. Amerikan ekonomisinin dünyanın diğer ekonomileriyle çok yaygın ve derin ilişkileri var. Bu nedenle, Dolar’daki değer değişimleri tüm dünya ekonomilerini önemli ölçüde etkiliyor.

Trump’ın başkan seçilmesiyle beraber ABD ekonomisinin hareketleneceğine dair beklentiler somut bir hale gelmeye başladı. Çünkü Trump, yıllık ekonomik büyümenin ortalama olarak %4’e oturması gerektiğini söylemişti. Bunun için, vergi indirimleri, kamu harcamaları artışı ve deregülasyon önerdi. Yani, ABD ekonomisi yüksek büyüme trendine girecek. Daha doğrusu, Trump’ın niyeti bu yönde.

ABD ekonomisinin yüksek büyümeye geçmesi enflasyonun da ivme kazanması anlamını taşıyor. Yükselen enflasyona karşı Fed’in atacağı adım faiz artırımı yönünde olacaktır. 2008 krizi sonrasında dünyanın en iyi ekonomik performansını ortaya koymuş gelişmiş ülkesi olarak ABD’de faiz artışı beklentisi zaten uzunca bir süredir oluşmuştu. Faiz artırımlarının sıklığı ve zamanlaması üzerine tartışmaları veri olarak alalım. Bu verinin üzerine Trump’ın başkanlığı ile faiz artırımlarının sıklaşması olasılığı bir hayli yükseldi.

İLGİLİ HABERO Dolar Endeksi alır götürür seni!O Dolar Endeksi alır götürür seni!

Faiz artırımı beklentisinin yükselmesi ile 8 Kasım’daki başkanlık seçiminden bu yana Dolar endeksinde yaklaşık olarak %4’lük bir artış meydana geldi. Dolar, Meksika Pezosu’na karşı %10, Japon Yeni’ne karşı %8 değer kazandı. Aynı dönemde, en büyük değer kaybı Türk Lirası’nda görüldü: %11.50.

Türkiye’nin en büyük değersizleşmeyi yaşamasının ardında yüksek cari açık var. Türkiye, tasarruf yetersizliğine sahip olduğu için yurt dışından sermaye çekmek zorunda. Bu sermaye, yapısal reformların yapılmamış olması nedeniyle ancak kısa vadeli olarak giriş yapıyor. Yabancı sermaye, uzun vadeli yatırımlar için gelmiyor Türkiye’ye. Kısa vadeli yatırımları çekmek zorunda iseniz, yabancı yatırımcıya iyi getiri sunmak zorundasınız. Bunun yolu da faizi artırmak. Faizi artırmadan uzun vadeli yatırımları çekmek ve yerli üretimi canlandırmak istiyorsanız, ekonomide reform yapmak zorundasınız.

Dolar’ın son dönemlerdeki yükselişinin nedeni tek başına Türkiye değil. Bu yükseliş küresel bir olgu. 2008 krizinden bu yana göreceli olarak değeri düşmüş olan Dolar ve üzerindeki düşük faiz oranı tüm gelişmekte olan ülkelerdeki Dolar cinsinden borçlanmaları cazip hale getirdi. Bu borçlanmaların küresel değeri takriben 10 trilyon Dolar. Yani, pek çok ülke ekonomisinde açık pozisyon sorunu var. Borcunuz Dolar üzerinden ama gelirleriniz yerel para birimi cinsinden. Dolar güçlendikçe, geri ödemeniz gereken borcun ve faizin yerel para birimi cinsinden miktarı artınca ortaya bu borcun nasıl geri ödenebileceği sorunu çıkıyor.

Şimdi, hem Dolar’ın değer artışı, hem de üzerindeki faizin daralan bir frekansla artması söz konusu. Dolayısla, ABD dışındaki ülkelerde Dolar cinsinden borçlanma yapanların hem kur, hem de faiz tarafından maliyet artışları ile karşılaşmaları söz konusu. Bu noktadaki en önemli soru ya da endişe şu: bu borçlar servis edilebilecek mi?

Dolar’daki yükseliş küresel bir olgu olup sadece Türkiye’ye mahsus değildir. Yukarıda dile getirilen ekonomik gerekçelerin üstüne Türkiye’de ekonominin yönetilememesi unsuru da eklenince en büyük değer kaybı Türk Lirası için geçerli oldu. Yani, kurumsal alt yapının ekonomi cephesinde yaşanan çöküşü bu sonucu getirdi.

Bir ülkenin kurumsal alt yapısının sağlamlığı ile ekonomisini yönetebilmesi yerel para birimi üzerindeki spekülasyon olasılıklarını büyük ölçüde azaltır. Türkiye, bunun tam tersi olan bir durumu yaşamakta. Yani, Türk Lirası spekülatif ataklara maruz kalmış durumda. Durup dururken mi? Hayır. Ekonomiyle ilgili konuşması gerekenler yerine herkes her an konuştuğu ve ekonomi politikalarının yapısını anlatmadığı için. Türkiye, belirsizlik koridorunda. Belirsizlik, spekülasyonun en sevdiği ortamı yaratıyor.

Kısaca, Dolar sadece Türkiye’de yükselmiyor ama her yerden daha yüksek oranlı olarak yükselmiş olmasının nedeni Türkiye’nin kendisi.

İLGİLİ HABERKurumsal alt yapı çöktüğünde politika üretmek imkansızlaşıyorKurumsal alt yapı çöktüğünde politika üretmek imkansızlaşıyor

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler